• 21.11.2018
Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

Tarım ve ötesi…

Memleketin suyundan mı, huyundan mı nedir bilinmez ancak Tarım Bakanlığına gelen/getirilen her kişi şansımıza nevi şahsına münhasır özellikler taşıyıp, son derece komik ve espritüel kişiler çıkıyor.

Eski devlet bakanlarımızdan Merhum Ekrem Pakdemirli’nin oğlu Bekir Pakdemirli’de bu nevi şahsına münhasır tarım bakanlarımızdan biri belki de en ön plana çıkanı. Son zamanlarda birbirinden ilginç bir o kadar çarpıcı açıklamalar yapan Sayın Bakanımız et fiyatlarıyla ilgili son zamanlarda yaptığı açıklamaları, o meşhur “ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözünü geçecek türden. Sayın Bakan “ et yerine balık, tavuk, hindi yesek bu iş çözülecek. 2002 yılında vatandaşlar 6 kilo et yiyormuş, şu anda 15 kilo et yiyor.” Açıklaması halkın şikâyet ve talepleriyle ne kadar yakından ilgilenildiğini gözler önüne seriyor.

Liberal ekonomi modeli dâhilinde piyasa koşullarında fiyatlanan ürünlerden biri olan etin bu derece fahiş fiyatlanmasının önüne nasıl oluyor da bir türlü geçilemiyor kısmı ayrı bir konu başlığı olarak işlenmesi gerekiyor. Bizim buradaki ana konumuz sorumluluk makamında olanların soruna çözüm bulmaktan uzak olan performanslarının nedenlerini sorgulamak. Sade bir vatandaş olarak ben de bir türlü önüne geçilemeyen yüksek et fiyatlarından şikâyet ediyorum nasıl oluyorsa Tarım Bakanımız da şikâyet ediyor. Peki, soruna kim çözüm bulacak?

Tarım politikaları ülkelerin en az 20-30 yıllık stratejileriyle şekillenir. Biz de olduğu gibi her hükümet değiştiğinde, her tarım bakanı değiştiğinde, hatta o denli ki her müsteşar, her genel müdür değiştiğinde bile tarım politikaları sil baştan değişmemelidir. Özelde birkaç değişiklik yapılması sorun çıkarmaz ancak temelde bile bu denli değişken politikaların olduğu tarım gibi hayati önemdeki bakanlıkta hayati sorunlara neden olursunuz. Hayvansal üretimi desteklemek yerine direkt hayvan ithalini yapıp diğer yanda üreticiye desteği keserseniz sürekli olarak spekülatörlerden sade vatandaş gibi siz deşikâyet edip durursunuz.

Ekonomik gelişmişliğini tamamlamış ülkelerin tümüne bakacak olursak hiç biri yoktur ki 20-30-50 yıllık tarım politikası olmasın. Çünkü tarım politikası olan bir ülkede 2012 saman krizi yada 2014 patates krizi olmaz olamaz. 2012 yılında saman balyası 20 TL iken 2015 yılında 4,50 TL’ye düştü. 2012 yılında temel gıda maddelerinden biri olan patates 0,25 TL iken 2014 yılında nasıl oluyor da 2,50 TL oluyor. Bir malın fiyatı sabit kalmaz %5-10 fiyat oynaması her ülkede olur en mücbir sebepte bile %30-40 oynasın diyelim ancak bizdeki gibi %200-300 fiyat oynaması savaş ve kıtlık dışında sadece ve sadece bizde yaşanır.  Kayısı, mandalina, üzüm, soğan, ayçiçeği vs. liste bu şekilde uzuyor. Bir sektörde üretici ve tüketiciyi bitiren şey fiyatların yüksek ya da düşük olması değil aksine “istikrarsızlık” o sektördeki oyuncuları ve sektörü bitirir.

Miras olarak aldığımız bu ülkeyi ve topraklarını popülist bir o kadar da yanlış politikalar neticesinde çocuklarımıza nasıl miras bırakacağız bir düşünelim derim. Eski tarım bakanlarımızdan birinin “bildiğiniz üzere inekler dört ayaklı ve cüsseli hayvanlardır. Bayır arazilerde otlayamaz, yuvarlanırlar” diye bir cümle kurmuştu.

İnce bir hesapla durum değerlendirmesi yapacak olursak Tarım Kanunumuzun 21.maddesinde “Türkiye’de tarıma ayrılacak destek GSMH’nin %1’inden az olamazdiye yazar.       (2001 yılında Ecevit döneminde %8 civarındaydı) 2013 yılında GSMH 1.565 milyar lira, %1’i 15,65 milyar lira eder, 2014 yılında tarıma ayrılan destek 9,4 milyar lira aradaki 6,25 milyar lira nerede?

Mazot desteğinde bile çok acayip işler oluyor. Ekonomisi gelişmiş devletlerin tümü ucuz mazotu üreten çiftçisine verirken bizde ise milyon dolarlık yatları olanlara sudan ucuz mazot verilir. Hadi ucuz mazot vermedik üstüne kalktık üreten çiftçiye verilen mazotu “özel tüketime” tabi tuttuk. Bu ülkenin tarım bakanı Fransa’dan tarım alanındaki üstün hizmetlerinden dolayı liyakat nişanı aldı. Özetle şu anda 103 ülkeden tarımsal ithalat yapıyoruz ve bu durum gitgide içinden çıkılmaz hale dönüşüyor... 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.