Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

EYT falan…

Meselenin evveliyatı çok öncesine uzanmakla birlikte işin kendi içinde toplumsal bir sorun haline dönüşme potansiyelini fazlasıyla barındırması nedeniyle toplumsal mutabakat oluşturacak şekilde çözülmesinde fayda vardır. Zira bu konuda en önemli çözüm önerisini İyi Parti Genel Başkanı Sayın Meral AKŞENER “25 yıl prim ödemiş bir çalışan, maaş alabilmesi için 15 yıl beklemesi gerekiyor. İlk 5 yılında maaşının yarısı ödenebilir. Yaşı dolunca da maaşının tamamı ödenebilir” şeklindeki açıklaması suçlayıcı olmaktan öte çözüm önerisi getirmesi hasebiyle son derece makul bir çözüm önerisidir.

Ekonomik gerekçeler nedeniyle hepten görmezlikten gelmektense konuya çözüm sunacak öneriler getirmek daha vicdani bir tutumdur. Zira herhangi bir çözüm önerisi getirmeden sorunu hasıraltına süpürmek, Suriyeli misafirler için harcanan ve 35-40 milyar dolar düzeylerinde olduğu dillendirilen bu paralar göz önünde tutulduğunda son derece yaralayıcı bir durum ortaya çıkarmaktadır.

 Lidere bağlılığın esas olduğu bizim gibi toplumlarda liderin ağzından çıkan söze karşı pozisyon alındığından kimse Başkan R.T. Erdoğan’ın sözlerine karşı çıkamadı ancak herkes için en adil çözümün getirilmesinden yana olduğu da aşikardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde vekillerin kendi özlük haklarıyla ilgili yaptıkları her düzenlemede kendilerinden beklenmeyecek derecede mutabakat sağlayıp jet hızıyla yaptıkları düzenlemeler her ne kadar dönemin Meclis Başkanının “üç gün konuşurlar sonra unuturlar” şeklindeki açıklamasına karşın milletin hafızasında tazeliğini korumaktadır.

En hafif tabirle toplumun bir kısmını ilgilendirmesinden ziyade halkın bizatihi kendi için yapılacak olan düzenlemelerde dahi çalışmaktan imtina eden sayın vekillerimiz önceki gece yapılan EYT önergesine ret oyu vermelerinin gerekçesi olarak HDP ile yan yana gelmemek için ret oyu verdiklerini açıklamaları komediden öte trajikomiktir. Zira mevzu bahis kendileri ve özlük hakları olunca PKK destekçisi olmakla suçladıkları ve yan yana poz dahi vermek istemedikleri HDP ile mutlak bir uyum sağlayıp çalışmaktan kendilerini alamadıklarını izlemekteyiz.

Memleketin onca sorununa rağmen neden bu konu ülke gündemini işgal ediyor şeklinde kafalarda soru işareti varsa şayet şu akla gelmeli halkın sorunu bizatihi memleketin kendi sorunudur. Memleketin kendi sorununu çözmekten imtina edip başka başka meselelerle ilgilenilmeye başlanırsa toplumsal birlikteliğin köküne dinamit konur ki bu durum Allah muhafaza büyük sıkıntılara yol açar…

 

          ANDIMIZ…

            İlkesel olarak meselenin tamamen ülkenin boş gündemlerle enerjisinin sarfedildiği fikrini taşımakla birlikte eğitimdeki onca soruna rağmen kısır bir tartışma ile geçmiş yıllarda olduğu gibi ülkenin kutuplaştırılmasından yana değilim andımız diye okutulan metnin içeriğinde bahsedilen “TÜRK” kavramı etnik bir kökenden ziyade millet olarak bahsedilen bir Türklük olduğu kanaatini taşımaktayım. Aksi fikre sahip olanların sorunu sadece andımızda geçen Türklük kavramından değil tüm metinlerimizde geçen Türklükten şikayetçi olduğu fikrindeyim.

            Mehter marşında geçen şu mısralara dikkat edecek olursak  “Türk milleti Türk milleti/Aşk ile sev milliyeti/Kahret vatan düşmanını/Çeksin o melun zilleti”. Andımıza ırkçı diye niteleme yapanlar ver mehteri, ver mehteri diye verdiğimiz mehterde geçen bu mısralar için ne diyecektir çok merak ediyorum…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.