Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

Dünya Beşten Büyüktür…

          Ekonomik gelişmişliğini Dünyanın geri kalan ülkelerine göre nispeten tamamlamış olan ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde veto yetkisi bulunan, daimi üye statüsündeki Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin gibi ülkelerin yanı sıra dönüşümlü olarak iki yılda bir Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda seçimle belirlenen 10 üye dünyanın geri kalan tümü üzerinde söz söyleme hakkını kendilerinde görüyorlar.

          Fiiliyatta ise dönüşümlü olarak seçilen bu 10 ülkenin beş daimi ülkeden herhangi biri kadar söz söyleme olmadığını hepimiz görmekteyiz. Bu beş daimi üye içerisinde de bir ülke yani Amerika Birleşik Devletleri kendini dünyanın sahibi sanıp her istediğini zor kullanarak ki çoğu zaman bunun yolu ekonomik yaptırım tehdidiyle diğer ülkelere dayatmaktadır. Bunun örneklerini saymakla bitiremeyiz en bariz örneklerinden biri geçmiş yıllarda İran İle yapmış olduğu nükleer anlaşmayı hiçbir mantıklı gerekçe göstermeksizin tek taraflı olarak feshetmesi dolayısıyla İran’a yeniden ekonomik yaptırımları dayatması ve bu yaptırımlara tüm ülkelere uyma zorunluluğu getirmesini söyleyebiliriz. Bu yaptırımlara uymayan ülkeleri ise mafya vari bir üslupla tehditle sindirmeye çalışmakta ve bir sonraki adım olarak benzer ekonomik yaptırımları o ülkeye de uygulama tehdidinde bulunmaktadır.

          Uluslararası kamuoyu ise bir ülkenin böyle kendini bilmez tavırlarla hak ve hukuk tanımaz eylemlerine her ne kadar cılız sesler çıkarsalar da esas itibariyle tek ses olabilmiş değiller. Amerika kendinin dünyanın egemen gücü görüp diğer ülkeleri de doğrudan ilgilendiren tek taraflı eylemlerine hala devam etmektedir. Kudüs gibi tüm semavi dinlerin merkezi olan bir şehri İsrail gibi bir terör devletinin başkenti olduğunu kabul etmesi özellikle o coğrafyada yaşayan insanlar için ne kadar büyük problemler çıkardığını bildiği halde bu sorumsuz davranışından vazgeçmemiş, üstelik diğer ülkeleri de kendi gibi davranması için tehdit etmekten çekinmemiştir. Son olarak uluslararası kamuoyu tarafından Suriye toprağı kabul edilen ve İsrail Terör Devleti tarafından işgal altında bulunan Golan Tepelerini İsrail toprağı saydığını yine tek taraflı bir uygulama ile ilan etmiştir.

          Legal olmayan bu tür kararların o toprakların insanları üzerinde son derece travmatik hadiselere yol açacağı gibi zaten kaynayan kazan olan Ortadoğu Coğrafyasında önü alınamaz hadiselere yol açacağı su götürmez bir gerçektir. Belki de yapılmak istenen tam olarak budur nerden bilebiliriz. Evanjelistlerin bir süredir “tanrıyı kıyamete zorlamak” adı altında yürüttüğü çalışmalar kapsamında üçüncü dünya savaşı çıkarma çalışmaları olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir.

          İsrail Terör Devletinin de Evanjelistlerin bu çalışmaları kapsamında tüm kışkırtma ve saldırılarına devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletlerinin haksız, hukuksuz ve haydutça davranışları dünya üzerinde var olan devletler tarafından bir an önce kısıtlanmalıdır. Zira tüm ülkeler tehdit altında olduğunu bilmelidirler. Amerika gibi bir haydut devletin başına kendi gibi haydut ve sorunlu biri başkan olunca neler olabileceğini herkes acı şekilde tecrübe etmiştir. Amerika, Filistin sorunu başta olmak üzere tüm meselelerde bizzat sorunun kendisi olmuştur. Venezuela olayları başlar başlamaz mevcut devlet otoritesini tanımadıklarını açıklayarak yine bizzat sorunun kendisi olduklarını tüm dünyaya ilan etmişlerdir. Hele Golan Tepeleri konusunda takındığı tavır ile herhangi bir ülkenin toprağı olan bir yerin nasıl haydutça alınıp başka bir devletin toprağı yapıldığını hepimiz hayretle izledik.

          Medeni dünya düzeni kurulmak isteniyorsa şayet bu tür haydutça eylem ve fiillerin olmadığı en azından denetlenebildiği adil bir düzen kurulmalıdır. Bu açıdan bakacak olursak Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı son derece yerinde bir çağrıdır. Zira dünya üzerinde yaşayan 6-7 milyar insanın kaderini kendini bilmez 3-5 devlet ve bu devletin sorunlu devlet başkanları belirleyemez. Bugün Venezuela ve Suriye yarın bir başka devletin içişlerine müdahale edip burası senin değil başka birisinin demesinin önünde hangi engeller var. Dünya üzerindeki terör finansmanı oldukları gerçeğinden bahsetmiyorum bile düşünün hem sorunların en temel kaynağı olacaksınız, hem de bu sorunları ben çözeceğim diye halklar üzerinde baskı kuracaksınız. Bu düzeni bir son verilme zamanı geldi de geçiyor. Bu sistemde hiçbirimiz güvende değiliz. DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.