• 31.12.2018
Ahmet  Örenler

Ahmet Örenler

Adalet mülkün temelidir

    Mülk yani “DEVLET” adaletle yönetilir. Öyle bir adalet tesis etmeli ki kendi dininden olmayanların bile hatta senin düşmanlarının bile parmak ısırdığı bir düzenle ancak kendi ülkende yaşayan milyonlarca insanı tek bir ülküde birleştirebilirsin.
    
    Ekonomik refahı sağlamış da olabilirsin, sağlamamış da olabilirsin, büyük bir cihan imparatorluğu da olabilirsin, küçük bir coğrafyaya sıkışmış kalmış da olabilirsin ama adaletini tesis etmiş olman kaçınılmazdır. Adalet timsali Hz. Ömer'in bile örnek aldığı kişidir Nuşirevan, kendi oğlunu haksızlık ve zorbalık yaptığı için astırmıştır.(merak edenler okuyabilir) Bizim asıl konumuz adalete karşı ülkede yaşayan insanların güvenlerini yeniden nasıl tesis edebiliriz.

    Liyakatin olmadığı ülkelerde adaletten bahsetmek pek mümkün olmasa da “FETÖ” denen illetin ülkenin ana hücrelerine kanserli yapı gibi sirayet etmesiyle o zamana kadar ağır aksak işleyen adalet mekanizmamız daha da bozulmuş hatta militanlaşan ve varoluş amacı devlet mekanizmasında adaleti tesis etmesi olan “bağımsız mahkemeler” çok acayip işler yapmaya başladılar. “Ergenekon” süreciyle başlayıp “balyoz” ve devam eden kumpas davalarıyla devam eden furya da haklı haksız, suçlu suçsuz, ilişkili ilişkisiz kim var kim yok gözaltına alıp uzun yargılamalar ile adeta işkenceye varan süreçler yaşadık. Sonrasından içinden çıkılmaz bir duruma giren adalet mekanizmamız bu “kanserli yapı” nın etkisinden uzun süre kurtulamadı hala da onu etkileri kısmen de olsa devam etmektedir.

    Teknoloji ve Sanayi Bakanımız Mustafa Varank önceki gün tersine beyin göçünü sağlamak için bir takım açıklamalarda bulunduktan bir gün sonra öğretim üyelerinin de aralarında olduğu gözaltılar yaşandı. Suçlu veya suçsuz olabilirler, herkes suç işleyebilir, sorun bu değil ama FETÖ denen bu illet yüzünden insanlar, üstelik sabah uykularından uyandırılıp gözaltına alınma şeklinden dolayı toplum olarak hepimiz işkillendiğimizden yapılan bu türden her operasyona şüpheyle bakar olduk. Nitekim bir gün sonra üç akademisyen tahliye edildi.

    Eğer adalete güveni yeniden tesis etmezsek büyük sorunlar hatta Allah korusun yıkımlar yaşamamız kaçınılmaz olur. Fetö denen illetin en büyük zararı verdiği adalet sistemi acilen her ne kadar ağır aksak işlese de eski güven duyulan günlerine geri döndürülmelidir.
Milletçe adaletin gerçekten de mülkün temeli olduğu gerçeğini aklımızdan hiç mi hiç çıkarmamalıyız. Atalarımızın üç kıtada adalet temelli sağladıkları hâkimiyeti iyice analiz etmeli, bugün bile Osmanlı Adaletini neden aradıklarını görmeliyiz.

    KÖPRÜLÜ KAVŞAKLAR S.O.S. VERİYOR…
    İlimizde yapılan köprülü kavşakların ki bazısının neden yapıldığını ben hala anlamamış olsam da yine de yapanların ellerine sağlık dediğimiz bu eserleri yaptıktan sonra bakım ve onarım gerektirmediğini kimler düşünüyor anlamak mümkün değil. Anladığım kadarıyla ne durumda diye hiç gidip bir kontrol eden yok, niye diyecek olursanız başta Sgk Köprülü kavşağı olmak üzere birçoğunun duvarında çok aşırı bir şekilde su sızıntısı var. Bu sızıntılar artık boyut değiştirmiş durumdalar  ve korkarım ki önlenemez duruma gelmişler. Köprülü kavşakları kullanırken sağınıza solunuza bakın derim. Esasen yapılan köprülü kavşakların bir kısmının yan yollarında daha ilk zamanlarda bile çökmeler olmuştu o ayrı mesele ama bu duvarlardaki su sızıntıları umarım ilerde büyük sorunlara yol açmadan çözülür.
    Memleket hepimizin ve bu topraklarda hepimiz yaşıyoruz. Amaç eleştirmek değil daha iyiye hatta kusursuza hep birlikte ulaşmaktır…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.