lisans koleji sol
lisans koleji
  • 11.02.2021
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Yeniden kuruluş anayasası

Yazımın başlığıyla ilgili çarpıcı bilgiyi yazımın sonunda vereceğim. Çünkü yeni Anayasa önerisiyle ilgili mantık silsilesini vermezsem, “yeniden kuruluş anayasası”nı bir cümleyle anlatmaya kalkışmam doğru olmaz.

Yeni anayasa tartışmaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine başlamıştı. Erdoğan dün de AK Parti grubundaki konuşmasına yeni anayasa ile başladı. “Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasasıyla değil, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir Anayasa ile karşılayalım” dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül reformları sunarken, yeni anayasayı reformların anası olarak isimlendirmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da yeni anayasayı reform paketinin çatısı olarak tarif etti. “Türkiye, tarihinde ilk defa sivil bir anayasa hazırlama ve gerçek özgürlük ortamında milletin takdirine sunma şansına sahip olmuştur” diye konuştu.

AK Parti grubunda Erdoğan’ı dinlerken dikkatimi çekti. Her defasında cumhur ittifakına ve MHP’nin yeni anayasaya verdiği desteğe vurgu yaptı. Zaten Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısı yaptığı Bakanlar Kurulu toplantısının perde arkasına bakarken, MHP ile ortaklığa ve cumhur ittifakına özel bir önem verildiği dikkatimi çekmişti.

İÇ KONJONKTÜR

Erdoğan dünkü AK Parti grubunda yeni anayasayla ilgili bazı sorulara yanıt verdi.

Bunların başında da “Neden şimdi” sorusu geliyordu. Erdoğan, buna iç ve dış faktörler olmak üzere iki ayaklı bir yanıt verdi.

Önce, “Bugün artık hem vesayetin gücünü kırmış, hem darbe niyetlilerine mesajını açıkça vermiş, hem de uluslararası alanda özgürce hareket etme iradesini ortaya koymuş bir Türkiye var. Yani yeni anayasayı konuşmak ve hazırlamak için şartlar gayet uygun” dedi.

DIŞ KONJONKTÜR

Ardından dış konjonktüre işaret etti. “Üstelik küresel siyasi ve ekonomik güç dengelerindeki değişimde hak ettiğimiz yeri alma fırsatını kâmil manada değerlendirebilmek için de daha sağlam bir çatıya ihtiyacımız bulunuyor” diye konuştu.

ANAYASA ÇAĞRISI

Erdoğan yeni anayasa konusunda bir yol haritası da verdi. Zaten başından beri yeni anayasayı en geniş katılımla yapmayı planlıyor. Erdoğan o nedenle tüm kesimlere yönelik bir çağrı yaptı.

“Buradan siyasi partilerimize, akademisyenlerimize, üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, medya mensuplarımıza, velhasıl tüm fikir ve aksiyon insanlarımıza çağrıda bulunmak istiyorum. Gelin, hep birlikte yeni anayasa konusundaki tekliflerimizi yıl içinde hazırlayalım ve tartışmaya başlayalım” dedi.

NASIL BİR TAKVİM ÖNGÖRÜLÜYOR?

AK Parti reformlarla büyüyen bir parti. Reformlarla hem Türkiye’nin üzerine karabasan gibi çöken vesayet odaklarını temizlemiş, hem de oy oranını yüzde 50’lere taşımayı başarmıştı. Ama bir süredir kitleleri heyecanlandıracak yeni bir hikâye yazamıyordu. Yeni anayasa ve reformlarla birlikte buna kavuştu.

İKİ AŞAMALI

İki aşamalı bir takvim öngörülüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklanacak olan İnsan Hakları Eylem Planı’nın içine yeni anayasayla ilgili özet bir çerçeve konulacak. Orada, sivil bir anayasa vurgusu yapılacağı ifade ediliyor.

Adalet Bakanı Gül’e “Ne zaman olur” diye sordum. Üzerinde çalışmaların sürdüğünü söyledi. Reform paketinin açıklanması sanıyorum şubat sonu ya da mart başını bulacak.

KIRMIZI ÇİZGİLER

Yeni anayasada iki kırmızı çizgi söz konusu:

1)Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi korunacak.

2)Anayasa’nın ilk dört maddesi yer alacak.

YENİ ANAYASA NE ZAMAN?

Erdoğan“Acele etmeden, her kesimle gereken istişareleri yaparak önümüzdeki asrın ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasa metni ortaya çıkarmalıyız” dedi. Erdoğan yeni anayasa önerisi ile siyaseti yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. İlk hamlesiyle muhalefetin parlamenter sisteme dönüşle ilgili kurgusunu bozdu.

Yeni anayasanın bir süre tartışılması ve bir “anayasa siyaseti”nin oluşmasını amaçlıyor. Özellikle de muhalefet partilerini bir tavır almaya zorluyor. İlk altı ayın anayasa tartışmalarıyla geçirilmesi, ardından ise anayasa çalışmalarını yapmak üzere Meclis zemininde bir çağrı yapılması planlanıyor.

YENİDEN KURULUŞ ANAYASASI

Bir yazıda bir başlık iki kez kullanılmaz. Ama ben kullandım. Hem de bunu sehven yapmadım. Bilerek tercih ettim.

Size önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Acele etmeden, her kesimle gereken istişareleri yaparak önümüzdeki asrın ihtiyaçlarını karşılayacak bir anayasa metni ortaya çıkarmalıyız. Hatta bu öyle bir metin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti’nin 150’nci, 200’üncü yılları kutlanırken bu anayasa çalışması tarihi dönüm noktalarından biri olarak gösterilsin. Bu öyle bir metin olsun ki anayasa hukuku literatüründe tüm dünyada örnek gösterilsin, diğer toplumlara da ilham versin” sözlerini aktarmak istiyorum.

Erdoğan bu sözlerinin devamında, “Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasasıyla değil, bu ülkeye ve millete yakışan yeni sivil bir anayasa ile karşılayalım” dedi.

YENİ ANAYASANIN ADI

1923’ten 2023’e, yani Cumhuriyet’in 100’üncü yılı. Neden Cumhuriyet’in 100’üncü  yılı? Çünkü Erdoğan, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında, “yeniden kuruluş anayasası” hazırlamayı öneriyor. O nedenle yeni anayasa, ruhu felsefesi ve adıyla, “yeniden kuruluş anayasası” olarak tanımlanıyor.

ADALET BAKANI NEYİ KASTETTİ?

Reform paketi ve yeni anayasa gündemde olduğu için Adalet Bakanı Abdulhamit Gül nereye gitse etrafı hemen gazeteciler tarafından çevrilip soru yağmuruna tutuluyor. Gül gazetecilerin sorularını geri çevirmiyor, onlara karşı özenli davranıyor.

Adalet Bakanı Gül, Meclis’e adım atınca yine etrafını çevirdik. Ama bu kez ne reform paketini ne de Anayasa’yı sorduk. Peki neyi sorduk?

Gaziantep’e gazilik unvanının verilişinin yüzüncü yılında eski Meclis binasında bir toplantı yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Şentop da toplantıya katılarak Türkiye’nin kurtuluş ve kuruluş günlerine ilişkin önemli bir konuşma yaptı. Kendisi de Gaziantepli olan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de programın ev sahiplerindendi. Gül“Tam da Gaziantep’e gazilik unvanının verildiği kanunun çıktığı günden birkaç gün önce, 10 gün öncesinde bu Anayasa, bu ulvi çatı altında kabul edilmiştir” demişti.

O RUH

Bakan Gül’ün, 1921 Anayasası’na işaret etmesi üzerine yeni bir tartışma başladı.

1921 Anayasası’ndaki “kuvvetler birliği” ilkesinin getirileceği, “Türkiye devletinin dini, İslamdır” ibaresinin yeni anayasaya gireceği konuşulmaya başlandı.

Adalet Bakanı’na neyi kastettiğini sorduk. Abdulhamit Gül“Töreni yaptığımız salonda 1921 Anayasası hazırlanmıştı. Yine aynı salonda Gaziantep’e gazilik unvanı verilmişti. Ben de konuşmamda o zamanın ruhuna vurgu yaptım. Yoksa yeni anayasa konusu ayrı bir konu. Onu kastetmedim” dedi.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.