Lisanss
dclisans
  • 28.07.2020
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Suni rejim krizi üzerinden demokrasiye kumpas

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklaması sabah 08.22’de ulaştığında “Yerinde ve zamanında yapılmış bir açıklama” dedim.

Çelik’in oluşturmak istenen rejim tartışmaları ve Atatürk’le ilgili açıklamasından söz ediyorum.

AK Parti adına kim konuşur? AK Parti’nin yetkili kurullarında görev yapanlar. Onlardan rejim ve Atatürk konusunda olumsuz bir beyan oldu mu? Yok. AK Parti dün ortaya çıkmış bir parti değil ki. 18 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Demokratik rejimi ortadan kaldırmaya yönelik ya da Atatürk’e ilişkin bir saygısızlık duydunuz mu? Bu parti kapatma davalarından, muhtıralardan ve püskürtülen darbeden geliyor. 27 Nisan e-muhtırası ve 15 Temmuz darbe girişimi geri püskürtülmeseydi bugün Türkiye ya bir ara rejimle ya da darbe yönetimince idare ediliyordu. Bugün demokrasi yaşıyorsa, 15 Temmuz’da darbeyi püskürten milletimiz ve darbeye karşı mücadele veren Erdoğan sayesinde oldu.

DEMOKRASİYE KUMPAS

Herkesin şunu iyi anlaması lazım: Bu milletin demokratik rejimle bir sorunu yok. Tam aksine, bu ülkede demokrasinin sahibi millettir. Asker darbe yapar, millet demokrasiye sahip çıkar. FETÖ darbe yapar, millet yine demokratik rejime sahip çıkar. Birilerinin suni rejim krizleri üretip onun üzerinden demokrasiyi rafa kaldırma girişimlerine tanık olduk. 27 Mayıs böyleydi. 28 Şubat böyleydi. Ama onlara rağmen bu millet demokrasiye sahip çıktı ve yaşattı. Birileri sanki Meclis kapatılmış, siyasi partilerin faaliyetine son verilmiş gibi bir tablo çiziyor. “Yüz yıl geriye gittik” diyorlar. Bu ülkede Meclis’te çalışıyor, siyasi partiler de faaliyetlerini sürdürüyor. Birilerinin amacını aşan işleri olabilir. Ama onu birileri alıp rejim krizine dönüştürmeye çalışıyor. 28 Şubat’ta yaptıkları gibi. Tehlikeli bir oyun oynuyorlar. Bunun tek bir amacı vardır. O da demokrasiye kumpas kurmaktır. Bu ülkede yıllarca suni rejim krizleri üzerinden demokrasiye tuzak kuruldu.

Sosyal medyada bir kampanya yürütülüyor. Türkiye Cumhuriyeti sosyal devlette kurulmadı ki sosyal devlette yıkılsın. Bu ülke, savaş meydanlarında kuruldu. Kurtuluş Savaşı’nın küllerinin arasından doğdu. Biz bu filmleri çok gördük. Atatürkçülük adına gelenler en çok Atatürk’e zarar verdi. O yüzden kimse Atatürk’ü istismar etmeye kalkışmasın. Atatürk ortak değerimizdir.

ERDOĞAN’DAN MEYDAN OKUMA

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada bu tür çabalara karşı bir meydan okumayla karşılık verdi. Doğru olanı yaptı. Çünkü Erdoğan boyun eğerek değil, meydan okuyup mücadele etmek suretiyle kazandı. “Amaç özgüven sahibi, büyük ve güçlü Türkiye’nin önüne geçmek. Amaç Türkiye’nin inşasının önüne geçmektir. Geçemeyecektir. Çünkü ok yaydan çıkmıştır ve maksuda ulaşacaktır” dedi. “Durmak yok, yola devam” diye ekledi. Bu bir meydan okumaydı. Erdoğan işin rejim boyutuna da dikkat çekti. “Bu tavrın demokrasiyle, çokseslilikle, farklılıkları savunmakla hiçbir ilgisi yok” diye konuştu. Erdoğan’ın tavrından suni olarak rejim krizi üretmek isteyenlere meydanı boş bırakmayacağı sonucunu çıkardım. Hem dikleşecek, hem de dik duracak.

CHP’NİN BAŞÖRTÜLÜ ATOM KARINCASI

CHP 
kurultayında bir ilk yaşandı. Başörtülü avukat Sevgi Kılıç, PM üyeliğine seçildi. CHP tarihinde bir ilk. Sevgi Kılıç’la konuştum. Tebrikleri kabul etmekten sesi kısılmıştı. Sevgi Kılıç’a 1 ay önce CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu teklifte bulunmuş. “Sayın Genel Başkanımız gençlerin çalışmalarını bildiği ve onları desteklediği için benim gibi gençleri anahtar listeye aldı. Sayın Genel Başkan’ın takdiriyle listeye girdim, örgütümüz de beni destekledi” diyor. Sevgi Kılıç’ın CHP’liliği yeni değil. Başörtülü olması nedeniyle “Sonradan mı transfer edildi, yoksa kökten mi CHP’li” diye bir tartışma yürüdüğü için Sevgi Kılıç’a sordum. Aileden CHP’li. Amcası da bir dönem önce Beykoz’da CHP’den belediye meclis üyeliği yapmış. Kendisi de öğrenciliğinde okul sorumluluğunu üstlenmiş, avukat olduktan sonra da CHP Beykoz teşkilatında görev almış.

Suni rejim krizi üzerinden demokrasiye kumpas
 

BAŞÖRTÜSÜNÜ SORDUM

Sevgi Kılıç’a başörtülü olması nedeniyle bir zorluk yaşayıp yaşamadığını sordum. “Kadınları başörtülü, başörtüsüz diye kategorize etmek kadınlara en büyük zararı veriyor. Kadınları başörtülü, başörtüsüz, dil, din, ırk diye ayırmak daha sonra kadına şiddete kadar dönecek zararlar veriyor. Bunu doğru bulmuyorum. Ben uzun süredir CHP’de hizmet veriyorum. Örgütüm beni çalışkanlığım nedeniyle atom karınca olarak bilir” dedi.

MERVE KAVAKÇI’DAN SEVGİ KILIÇ’A

Bir dönemler başörtüsü yasağının savunucusu CHP vardı. Başörtüsüne özgürlük sağlayan düzenlemeleri Anayasa Mahkemesi’ne götürüp iptal ettirirdi. Bülent Ecevit’in başörtülü milletvekili Merve Kavakçı için Meclis’te “Bu hanıma haddini bildirin” diye meydan okuması belleklerden silinmemişti.

O noktadan buraya gelindi. Başörtülüleri Meclis’ten atmaktan PM’ye başörtülü Sevgi Kılıç’ı alan CHP’ye ulaşıldı. CHP İstanbul İl Örgütü’nde de başörtülü Kevser Celayir görev aldı. Bu iç barışımız adına yerinde bir adım. Sevgi Kılıç’a yeni görevinde başarılar diliyorum. CHP’de Kılıçdaroğlu’nun Sevgi Kılıç’ı genel başkan yardımcısı yapıp yapmayacağı merak ediliyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.