lisans koleji sol
lisans koleji
  • 06.05.2021
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

İmamoğlu’na soruşturma yanlışı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mağduriyetten beslenen, polemiklerle gündemde kalmayı seven bir politikacı. AK Parti’nin İstanbul seçimlerinde yaptığı yanlışlar İmamoğlu’nun kazanmasını sağladı. İmamoğlu 2 yıllık belediye başkanlığı süresince başarılı bir icraat ortaya koyamadı. İcraatla değil, polemiklerle anılan bir başkan olma yolunda. O nedenle de başarı grafiği aşağıya doğru iniyor.

Tam bu aşamada Ekrem İmamoğlu’na can suyu olacak bir gelişme yaşandı. İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı “ön inceleme” diyor. Ama kamuoyu, ‘Ekrem İmamoğlu’na türbeye girerken elini arkasına attığı için soruşturma açıldı’ şeklindeki açıklamayı satın aldı. Algı, olgunun önüne geçti. AK Parti’den önemli bir hukukçu “Bu işler ceza hukukunun değil, milletin ferasetinin konusudur. Ciddiye alınmayıp, inceleme konusu dahi yapılamaz” dedi.

 

CEZAEVİNDEN CUMHURBAŞKANLIĞINA

Siyaset, soruşturmalarla tanzim edilecek bir alan değil. Tam tersine teper. Bu ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda şiir okuduğu için hapse atılan Recep Tayyip Erdoğan oturuyor.

‘TÜRBEDE ELİN ARKADA’ SAVUNMASI

“Elin arkada türbeye girdin” diye bir söylem, bir soruşturma konusu olur mu? Ekrem İmamoğlu yazılı savunmasında, “Fatih Sultan Mehmet’e ait türbe” dedikleri yerin Fatih Camisi haziresinde bulunan “Gülbahar Hatun” türbesinin önü olduğundan bile bihaber bu müfteri, aziz hatırasını ve emanetini korumak üzere iki yıllık İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığım süresince yaptıklarım ortadayken, Fatih Sultan Mehmet Han’a saygısızlık edebileceğimi; Gülbahar Hatun’a ya da bu dünyadan göç etmiş herhangi tarihi şahsiyete ait bir türbeye ya da hatıraya karşı özensiz olabileceğimi ima edebilecek kadar izandan yoksun birisidir. Bu nedenlerle Yüce Han’ın fethettiği; bir çağın kapanmasına, yeni bir çağın başlamasına vesile olan Dünya Kenti İstanbul’un seçilmiş bir Belediye Başkanı olarak bu yakıştırmayı şiddetle reddediyorum, iftira atanı da kınıyorum” diyor.

İMAMOĞLU’NUN HDP’Lİ BELEDİYELERİ ZİYARETİ

AK Parti, İstanbul seçimlerinde Kürt oylarını alamadığı için seçimi kaybetti. 2023 seçimlerini kazanabilmesi için Kürt oylarını alması gerekiyor. Ancak tam aksine Ekrem İmamoğlu’na, “HDP’li belediyeleri niye ziyaret ettin” diye soruluyor.

İmamoğlu, “‘Görevinden uzaklaştırılan HDP’li belediye başkanlarını’ ziyaret etmiş değilim. 31 Ağustos 2019 günü, Diyarbakır’da Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’nı ve Belediye Başkanı Kezban Yılmaz’ın daveti üzerine Kayapınar Belediye Başkanlığı’nı ziyaret ettim. Söz konusu ziyarette, kısa bir süre önce görevlerinden alınmış olan Diyarbakır eski büyükşehir belediye başkanı Selçuk Mızraklı ile Mardin eski büyükşehir belediye başkanı Ahmet Türk’ün de Kayapınar Belediye Başkanı Kezban Yılmaz’ın davetlisi olarak bulunmaları nedeniyle bu soruşturma açılmış ise, hatırlatmak isterim ki; bir belediye binasında, kamuoyunun gözü önünde, basın mensuplarının katılımıyla tamamen aleni bir biçimde gerçekleşmiş bir ziyaret, ancak o ziyarette söylenen sözler ve yapılan davranışlar sebebiyle soruşturma konusu haline getirilebilir” diyor.

NİYET SORGULANAMAZ

Ekrem İmamoğlu’nun savunmasında iki nokta dikkati çekiyor. İlk olarak, türbe ziyaretiyle ilgili bölümde, insanın iç dünyasının ve niyetinin sorgulanması konusunda yaptığı bir itiraz var. Hiçbir ceza yasasının konusu yapılamaz. Ayrıca AK Parti Anayasa Mahkemesi’ndeki kapatma davasındaki savunmasında, “Niyetler sorgulanamaz” diye esaslı bir eleştiri getirmişti.

İMAMOĞLU’NUN SORUSU

İkinci nokta ise İmamoğlu’nun, “Bu ziyarette benim hangi söz ya da davranışım soruşturmayı gerektirir bulunmuştur? Seçilmiş belediye başkanlarının kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın görevden uzaklaştırılmasının milli iradenin üstünlüğüne, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine aykırı olduğunu söylemem mi? Ziyaretine gittiğim Kayapınar Belediyesi’ne Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bir tablosunu hediye etmiş olmam mı?” sorusu.

Bu sorunun yanıtını ise İmamoğlu’na bu fırsatı verenler düşünsün.

YENİ SİYASET VE YENİ DİL

“BiZE yeni siyaset gerekli” başlıklı yazım nedeniyle dün çok yoğun görüşmeler yaptım. Çok farklı kesimlerden olumlu olumsuz tepkiler aldım. Belli ki toplum bunalmış. Belli ki toplum tef gibi gerilmiş.

Siyaset bir sıkışmışlık içinde.

2023 seçimlerine giderken yeni bir siyaset, yeni bir dil, yeni siyasete yeni bir üslup gerekiyor.

Siyasi paradigmaların değişmesi gerekiyor.

Özal’ın ölümü ile Türkiye el değiştirmişti.

Değişimci, reformist Türkiye’den statükocu Türkiye’ye geçilmişti.

Ne oldu? 90’lı yılların cehennemini yaşadık. 2023’te benzer bir tehlikeyi görüyorum.

CAVİT ÇAĞLAR’IN İTİRAZI

Eski bakanlardan Cavit Çağlar’ın, Demirel’le ilgili değerlendirmeme itirazları oldu. Cavit Çağlar, o dönemin önemli tanıklarından biriydi. Ancak Özal’la değişim sürecinin bitip, 90’lı yıllarda statükonun Türkiye’yi teslim aldığı analizinde samimiyim.

Cavit Çağlar, Rus uçağının düşürülmesinden sonra Türkiye ile Rusya arasında diyaloğu kuran, hem Putin’le hem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’la “Güvenilir ilişkiler” kurabilen bir devlet adamı.

DEMOKRAT MİSYON

Cavit Çağlar dünkü görüşmemizde çok önemli bir noktaya dikkat çekti.

DP-AP ve DYP olarak devam eden demokrat misyonun bugün partisinin olmadığını, Erdoğan’ın bu kesime ilgi göstermesi gerektiğini söyledi. “Cumhurbaşkanı Erdoğan demokratları yanına almalı” dedi.

DYP’nin baraj altında kalması nedeniyle demokratlar CHP, MHP ve son olarak İYİ Parti arasında dağıldı. Çok az bir kısmı DP’de. Ama hiçbiri bulunduğu partide mutlu değil. Çünkü temsil edilmiyorlar.

Yüzde 50 artı bir nedeniyle seçimler artık yüzde 1’in seçimleri oldu.

O nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski DYP seçmenini ilgi alanına almalı.

MİLLİ GÖRÜŞ OLMALI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Oğuzhan Asiltürk’ü ziyaretiyle birlikte AK Parti ile Milli Görüş arasında yeniden köprüler kuruldu. Milli Görüş’ün oy oranından ziyade AK Parti’ye taşıyacağı önemli değerler var. O nedenle Tayyip Bey doğru olanı yapıyor.

Ama AK Parti kitle partisi özelliğini korumalı.

 

AK PARTİ VE KÜRT OYLARI

Çok önemli kesim ise Kürtler.

AK Parti Kürtlerin ikinci partisi. Kürtleri kazanmadan seçim kazanamaz. MHP ile Cumhur İttifakı’nda olmak buna mani değil. Hem MHP, hem Kürt seçmen bunu aşmış durumda.

AK Parti hem Kürt sorununa yaklaşım, hem Kürtlerin temsili açısından iyi işler yaptı. Ama son dönemde Kürtlere yönelik dilde ve uygulamalarda aksaklıklar yaşanmaya başlandı. 2023’e giderken AK Parti Kürtlerle ilişkisini “kayyum kıskacı” ve HDP’nin kapatılması parantezinin dışına taşımayı başarmalı.

TENCERE PARTİSİ

Seçimlerin kaderini ekonomi belirliyor. AK Parti refahını artırdığı için 19 yıldır iktidarda.

2023’e giderken AK Parti’nin üç önceliği olmalı.

Ekonomi,

Ekonomi,

Ekonomi...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.