lisans koleji sol
lisans koleji
  • 27.05.2021
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Erdoğan ne yapacak?

Türkiye’nin Körfez’den yürütülen video operasyonları nedeniyle gerildiği, siyasetin diken üzerinde oturduğu bir ortamda tüm gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vereceği mesajlara çevrilmişti.

Siyaset gergindi o nedenle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da gergin olmasını bekliyordum.

Ama yanıldığımı Cumhurbaşkanı Meclis’e gelince anladım. Morali yerindeydi. En ufak bir tereddüt göstermiyordu. Güçlü liderlere has bir duruşu vardı.

KRİZLERDEN DOĞAN LİDER

Erdoğan, “Türkiye’yi bilmeyiz ama Erdoğan bitti” yorumlarının yapıldığı “One minute” krizinden dünya lideri olarak çıkmayı başardı. Darbelerin götürdüğü Demirel, 6 kez gidip 7 kez geldiği için küllerinden doğan efsane kuş, Phoenix’e benzetilmişti. Krizler liderleri ya büyütür ya küçültür. Erdoğan için de krizlerden doğan lider yorumunu yapmak mümkün.

ERDOĞAN’IN KRİZ YÖNETME KAPASİTESİ

Erdoğan kriz yönetme kapasitesi çok yüksek bir lider. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik birçok saldırıyı, birçok kriz anını izleme imkânım oldu. 27 Nisan e-muhtırasından 367 krizine, AK Parti’ye açılan kapatma davasından Gezi olaylarına; 17-25 Aralık’a ve nihayet 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar. Erdoğan hiçbir zaman teslim olmadı. Her zaman mücadeleyi seçti. Sonunda kazanan Erdoğan oldu. Birleşik Arap Emirlikleri merkezli video operasyonunun sonunda da kazanan yine Erdoğan olacak. Bundan kuşkum yoktur.

Meclis’ten bir izlenimi aktardıktan sonra Erdoğan’ın konuşmasındaki mesajlara değinmek istiyorum.

SOYLU, ERDOĞAN’LA BİRLİKTE YÜRÜDÜ

Dün gözlerin üzerinde olduğu isimlerden birisi de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ydu. Soylu, Meclis’e kalabalık bir heyetle geldi. Doğrudan grup toplantısının yapılacağı salona geçmek yerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geleceği Şeref Kapısı’na yöneldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis’e gelmesiyle birlikte selamlaşıp grup toplantısına birlikte girdiler. Siyasette sembollerin önemi büyüktür. Ben o Meclis kulislerinde bakanlarının istifasını isteyen başbakanları gördüm. Hükümetlere ayar veren cumhurbaşkanlarına tanıklık ettim. Erdoğan’ın grup toplantısına Süleyman Soylu ile birlikte girmesi önemli bir mesajdı.

ERDOĞAN’IN MORALİ NASILDI?

En sonda yazacağımı şimdi yazayım. Milletvekillerinin bir kısmının ayakta alkışladığı ve son dönemlerin en önemli konuşmalarından birini yaptığı grup toplantısından sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın morali daha da yükselmişti. Milletvekillerinin kimi zaman ayağa kalkarak alkışlarıyla verdiği destek Erdoğan’ın moralini yükseltmişti.

90 YILLAR VE KAOS UYARISI

Okyanus ötesinden yönetilen FETÖ operasyonlarının bir benzerinin sahnelendiği Körfez ötesi operasyonlar hakkında dün tam bir kırılma anıydı. Bir gün önce cumhur ittifakının ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, “Hedef Türkiye’dir, hedef Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır” tespitinden sonra dün de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Körfez ötesi operasyonlarının adını koydu. Video operasyonların hedefinin Türkiye olduğunu, Türkiye’yi 90’lı yıllara döndürmek isteyenlerin kaos senaryosunu devreye soktuğunu söyledi.

BABALAR VURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerin tartışmasına AK Parti’nin çetelerle mücadelesini anlatarak başladı. AK Parti iktidarında çetelerin çökertildiğini, babaların cezaevine atıldığını anlattı. “Sözde babaların racon kestiği Türkiye geride kaldı” dedi. Ben bu, “Babalar operasyonu” vurgusunun altını çizmek istiyorum. Çünkü İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da, mafya babalarıyla ilgili birinci ve ikinci MİT raporlarına vurgu yapmıştı. Burada mafya babalarına bir mesaj var ama tam anlamadım.

VİDEO İLE ANLATTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, video operasyonunun amacını bir video ile anlattı. Videoda meşru siyaset yöntemleriyle başarılı olamayanların hep kaosa oynadığı anlatılıyordu. Yeni süreçte de videolar üzerinden kaos senaryosunun sahneye konulduğunun altı çiziliyordu. Video iyi hazırlanmıştı. Yararlı oldu.

SOYLU’YA GÜÇLÜ DESTEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, istifa ettiğinde dahi Süleyman Soylu’ya bu kadar güçlü bir şekilde destek vermemişti. Çünkü Erdoğan gördü ki, hedef sadece Süleyman Soylu değil. Asıl hedef kendisi.

 

Erdoğan, “Ülkede mikserler var. İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’yu hedef alan saldırıların gerisinde ülkemizde sağlanan bu huzur ve güven ikliminden duyulan bir rahatsızlık var. Terör örgütleri gibi suç örgütleriyle mücadelesinde de İçişleri Bakanımızın yanında olduk, yanındayız ve yanında olacağız. Hedefin İçişleri Bakanımız değil büyük ve güçlü Türkiye’nin inşası gayretleri olduğunu anlamak için kullanılan araçlara ve onları kullananların siluetlerine bakmak yeterlidir” diye konuştu.

Erdoğan konuşurken Soylu, mahcup ama mutlu bir şekilde başıyla selamladı.

BİNALİ YILDIRIM’A SAHİP ÇIKTI

 Erdoğan sadece bir Cumhurbaşkanı ve parti lideri olarak konuşmadı. AK Parti ailesinin babası gibi konuştu. Binali Yıldırım’a sahip çıktı. “Ülkemizde yıllarca bakanlık, başbakanlık ve Meclis başkanlığı yapmış, partimizin genel başkanlığını yürütmüş Binali Yıldırım arkadaşımızın da oğlu üzerinden hedefe alınması, asıl niyeti gösteren bir başka işarettir” dedi.

BU SALDIRIYI DA PÜSKÜRTECEĞİZ

Belki normal zamanda söylense sıradan bir söz olarak anlaşılabilir ama video saldırılarıyla AK Parti’nin dizayn edilmek istendiği bir dönemde Erdoğan’ın, “Şimdiye kadar nasıl şahsımız, partimiz ve çalışma arkadaşlarımız üzerinden ülkemize yönelik hiçbir saldırıya eyvallah etmediysek, bu tezgâhı da Allah’ın izniyle bozacağız” demesi önemliydi.

NE OLACAK?

“Erdoğan ne yapacak?” diye soranlara tek bir cevabım var. Erdoğan yine mücadeleyi seçti. Okyanus ötesinden yönetilen FETÖ’yle olduğu gibi, Körfez ötesinden yapılan saldırılara karşı mücadele edeceğini ilan etti. Önemli olan nokta buydu. Erdoğan mücadeleyi seçtiği takdirde sonucu belli demektir. Çünkü şimdiye kadar hep mücadele etti ve kazandı.

Erdoğan filmin sonunu da şimdiden ilan etti. “Suç çeteleri mensuplarını, dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar takip ediyoruz. Tıpkı FETÖ’cüler gibi, tıpkı PKK’lılar gibi, bu suçluları da ülkemize getirip yargıya teslim edene kadar peşlerini bırakmayacağız” dedi. Erdoğan böyle dediğine göre iş sadece bir takvim meselesi demektir.

27 MAYIS MÜCADELESİ

Bugün 27 Mayıs darbesinin yıldönümü. 27 Mayıs darbelerin anası demektir. 27 Mayıs Başbakan Menderes’in idamı demektir.

Bugün yaşadığımız saldırıların altında ise yeniden 27 Mayıs düzeninin diriltilmesi çabası yatıyor. Türkiye’de bir kavga veriliyor. Bu kavga 27 Mayıs ruhunu diriltmek isteyenlerle, 27 Mayıs’a karşı olanların mücadelesidir.

27 Mayıs düzenini kurmak isteyenler o gün nasıl Menderes’e karşıysa bugün de Erdoğan’a karşılar. O gün nasıl Menderes’i devirip, astılarsa bugün de Erdoğan’ı devirmeyi hedefliyorlar.

Oyuncular değişse de oyun aynı oyun, kavga aynı kavga.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.