Lisanss
dclisans
  • 24.09.2020
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Düğümü Yargıtay çözecek

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararından sonra CHP heyeti, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’u ziyaret ederek Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğinin iade edilmesini istemişti.

Meclis Başkanı Şentop ile CHP heyeti Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararının beklenmesi ve birinci derece mahkeme ile Yargıtay’ın tesis edeceği hükmün görülmesi üzerinde durulmuştu.

Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararının çok gecikmeyeceği söyleniyor. Ama asıl iş ondan sonra başlıyor. Düğümü Yargıtay ile Meclis birlikte çözecek. Asıl önemli olan Yargıtay’ın kararı olacak.

Birkaç noktanın üzerinde duruluyor.

1. Bireysel başvuruyla ilgili karar otomatik olarak hak doğurmuyor. Ama Anayasa Mahkemesi’nin kararını hem ilk derece mahkeme hem de Yargıtay dikkate almak durumunda. Yok sayamaz.

2.  Yargıtay, Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına uymayabilir. Çünkü Anayasa Mahkemesi, Yargıtay’ın üzerinde bir süper temyiz mahkemesi değil.

3. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararını yeniden yargılama sebebi olarak görüp reddedebilir.

KRİTİK NOKTA

4. Yargıtay, “Anayasa Mahkemesi haklı” der, “Milletvekili dokunulmazlığı varken yargılama yapılamaz” der. Enis Berberoğlu’nun dokunulmazlığının kaldırılması için Meclis’e başvurabilir. O zaman otomatik olarak dokunulmazlığının varlığı kabul edildiği için Meclis, Berberoğlu’nun milletvekilliğini iade eder. Yargıtay’ın dokunulmazlığının kaldırılması başvurusunu karma komisyona havale eder.

 

5. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi’nin kararının yeniden yargılamayı gerektirdiğine karar verir. Enis Berberoğlu’nun dokunulmazlığı olmadığı için yargılamayı devam ettirebilir.

Yukarıda aktardığım seçenekler Enis Berberoğlu işinin kördüğüme döndüğü şeklinde bir izlenim verebilir ama hiç öyle değil. Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararıyla birlikte yeni bir durum oluştu. Önemli olan bu yeni durum üzerine nasıl bir hüküm inşa edileceği.

Dikkatle izlemekte yarar var. Ama sadece hukuki durumu değil, siyasi iklimi de...

‘ALLAH’INA KURBAN MALATYA’NIN

AK
 Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık’ın, MKYK toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kayısı ikramında bulunduğu fotoğraf sosyal medyada büyük beğeni aldı. Özellikle Malatyalılar, fotoğrafın altına güzel mesajlar yazdılar.

Düğümü Yargıtay çözecek
 

Öznur Çalık, sosyal medya hesabından Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kayısı alımı, Elazığ-Malatya depreminden sonra konutların hızla yapılması ve Malatya’nın 6. bölge teşvik kapsamına alınmasından dolayı teşekkürlerini kayısı ikramı ile yaptıklarını paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ve Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin çabaları sonucunda, ünü Türkiye sınırlarını aşan Malatya kayısısına bu yıl taban fiyat verildi. Toprak Mahsulleri Ofisi 4 numara kayısıyı 21, günkurusunu ise 23 TL’den alıma başladı. MKYK toplantısında Öznur Çalık, “Dünyada tarih yazıyorsunuz, Türkiye’de tarih yazıyorsunuz. Dün de Malatya’da tarih yazdınız” diyor. Çabaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür ediyor. Bunun üzerine Erdoğan“Tamam, teşekkürler de kayısı nerede?” diye karşılık veriyor. Öznur Çalık, “Hemen geliyor” diyerek kayısıyı ikram ederken Erdoğan“Allah’ına kurban Malatya’nın” diyor.

MISIR’LA ARKA KAPI DİPLOMASİSİ

BM
 Genel Kurulu’nda videokonferans yöntemiyle yaptığı konuşma daha önceden kayıt alındığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan, MKYK üyeleriyle birlikte izliyor. Konuşma bitince salondan alkışlar yükseliyor. Toplantı sırasında aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ile ErdoğanMacron’la yapılacak görüşmenin saatini konuşuyorlar. Görüşme talebi Macron’dan geldiği için Erdoğan akşam saatini öneriyor. Erdoğan’ın teklif ettiği gibi görüşme saat 20.00 olarak planlanıyor.

 

MKYK toplantısında iç siyasete ilişkin konuşmalar yapılıyor ama Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kafasının dış politikadaki gelişmelerle ilgili olduğu anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı dış politikadaki gelişmelerle ilgili değerlendirmeler yapıyor. BM’de “Dünya beşten büyüktür” diyen Erdoğan, Doğu Akdeniz’deki gerilim ve Türk-Yunan ilişkileri konusunda beklenenin aksine diyaloğu ön plana çıkaran bir dil kullanıyor. Türkiye’nin krizden değil, diyalogdan yana olduğunu anlatıyor.

Hatta Mısır’ın Yunanistan’la yaptığı anlaşmadan rahatsızlığını ifade ettikten sonra Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin olumlu ifadeler kullanıyor. Sisi darbesinden sonra dünyada en sert tepkiyi Erdoğan göstermişti. Seçimle gelen Mursi’nin darbeyle uzaklaştırılmasını bir türlü hazmedememişti. Hatta Trump’ın verdiği yemekte Sisi ile aynı masaya oturtulmak istendiğinde tepki gösterip terk etmişti. Erdoğan darbeye karşı dik bir duruş sergiledi. Aslında demokrasiyle yönetilen ülkelerin liderlerinin de aynı tavrı göstermesi gerekiyordu. Ama onlar Sisi’yi kırmızı halı sererek karşıladılar.

SİYASİ İRADE

Türkiye ile Mısır gibi iki büyük devletin bu durumu sonsuza dek sürdürmesi söz konusu değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan iki ülkenin istihbarat örgütlerinin görüştüğünü açıkladığında tarih 14 Ağustos’u gösteriyordu. Mısır’la Yunanistan arasında imzalanan münhasır ekonomik bölge anlaşmasına rağmen istihbarat servislerinin başkanlarının görüşmesi devam etmiş. Yunanistan’ın baskısına rağmen Mısır’ın Meis’i ayrı tutması olumlu olarak not edilmiş. Türkiye-Mısır ilişkilerinin normalleşmesi için siyasi iradenin kararı gerekiyor. Sisi’nin normalleşmeden yana olduğu ifade ediliyor. Erdoğan da dilini yumuşattı.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.