Lisanss
dclisans
  • 25.09.2020
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası

Demirel, “Siyasette 24 saat uzun bir süredir” demişti. Bu tespiti artık dış politikadaki gelişmeler için de kullanabiliriz. Çünkü 24 saat önce AB’deki yaptırım girişimini, Türk-Yunan gerilimini, Macron’un Türkiye karşıtı çabalarını, Doğu Akdeniz’de yükselen tansiyonu konuşurken gündem birden değişti. Dikkat edin, iklim değişti, bahar oldu demiyorum. Yalancı bahar olmaması için dikkatli olmak gerektiğini belirtiyorum ama dış politikada önemli gelişmeler yaşandığının altını çizmek istiyorum. Dilerim, bu süreç Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin ivme kazanmasına yol açar. Dilerim, Türkiye ile AB arasında bir motivasyona neden olur. Çünkü uçağın rotasını AB’ye çevirmesine çok ihtiyacımız var.

Yeni bir döneme adım attığımızı dileyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Macron’la, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le, AB Konseyi Başkanı Michel’le yaptığı görüşmelerin perde arkasına ilişkin kulisleri paylaşmak istiyorum. Bu arada Erdoğan’ın, AB liderlerine yazdığı mektuptan bazı satırbaşlarını yansıtacağım.

MACRON’LA GÖRÜŞME

Macron kaynaklı krizin zirveye çıktığı bir sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Fransa Cumhurbaşkanı’nın bir telefon görüşmesi yapacağı söylenseydi aklınıza ilk olarak ne gelirdi? Ben çok sert bir görüşmenin yapılacağı konusunda bahse girerdim. Ama iyi ki girmemişim. Çünkü kaybederdim.

Erdoğan-Macron görüşmesi için “Şu ana kadar yapılan görüşmeler içerisinde en yumuşak olanıydı. En yapıcı görüşmeydi” denildi. Hatta daha önceki görüşmelerde iki lider zaman zaman tarihten örnekler vermek suretiyle birbirlerini iğnelerken bu kez öyle olmamış.

YAPICI GÖRÜŞME

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’la yaşanan gerilim ve Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon kaynakların adil olarak dağıtılması konusu başta olmak üzere, Suriye’den başlayıp Libya’ya kadar uzanan hatta ayrıntılı açıklamalar yapmış. “Keşke açıklama yapmadan önce bizimle konuşsaydınız” demiş.�Macron da “Birbirimizle konuşabilirdik” karşılığını vermiş. Macron’un “Bakanlar görüşebilirdi” vurgusu üzerine Erdoğan“Dışişleri Bakanımız sizin bakanınız tarafından davet edilmişti. Bakanımız gidebilir” diyor.

MACRON’DAN ‘DİYALOĞU SÜRDÜRELİM’ ÖNERİSİ

Cumhurbaşkanı ErdoğanMacron’la görüşmeye hazırlıklı olarak giriyor. Fransa Cumhurbaşkanı’na görüşmeye verdiği önemi hissettirmek için ayrıntılı açıklamalar yapıyor. Onları satırbaşları ile paylaşmak istiyorum.

 Biz Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, siyasi çözüm bulunması, mülteci krizi ve insani dram yaşanmaması için başından beri büyük bir çaba içindeyiz. Size de çağrı yaptık. Ama siz gelmediniz.

 Libya’da olan tek NATO üyesi ülke biziz. NATO üyesi ülke olarak Libya’da bizimle olmanız gerekmez miydi? Ama siz Rusya ile birlikte hareket ettiniz.

Bu konuşmaların ardından iki lider, “Diyaloğu sürdürelim. Açıklama yapmadan önce konuşalım” diye mutabakata vararak görüşmeyi tamamlıyorlar. Tabii Macron sözünü ne kadar tutar, ondan emin değilim. Çünkü söz konusu Macron olunca, bir değil iki kez düşünmek lazım.

‘KOMŞU DEĞİL, ADAY ÜLKEYİZ’ ÇIKIŞI

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Von der Leyen’le görüşmesinde önemli bir uyarıda bulunuyor. Erdoğan, Türkiye’den “komşu ülke” olarak söz edilmesine tepki gösterip Von der Leyen’“Bizden komşu ülke olarak söz ediyorsunuz ama biz komşu değil, AB’ye tam üyelik için aday ülkeyiz. Aday ülke statümüze atıfta bulunulmasını istiyoruz” diyor.

Von der Leyen ise Erdoğan’ın bu uyarısına karşı sessiz kalmayı tercih ediyor. Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin önünün açılması, güç konusunda işbirliği yapılması gibi pozitif önerilerde bulunuyor.

YARDIM DİYALOĞU

Von der Leyen’le Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında Suriyeli mültecilerle ilgili yardım miktarı konusunda bir görüş ayrılığı yaşanıyor.

Erdoğan, Suriyeli mülteciler için Türkiye’nin yaptığı harcamalar hakkında bilgi veriyor. “Ama AB’nin bize taahhüt ettiği paralar gelmiyor. Şimdiye kadar sadece 3 milyar Euro geldi. Fonda ayrılan para nerede?” diye soruyor. Von der Leyen ise “Fondan 7 milyar Euro ayırdık. AB bütçesinden çıktı. Bankadaki hesaplarda, projelere göre kullandırılacak” karşılığını veriyor.

MICHEL’E ‘KARARINIZI VERİN’ UYARISI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel ve AB Konseyi Başkanı Michel ile üçlü bir konferans yapmıştı. O görüşmede Erdoğan’ın Michel’e Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda bir uyarıda bulunduğu ortaya çıktı. Erdoğan’ın “Bizi AB’ye üye yapmayacaksanız, verin kararınızı”  diye çıkıştığı, Michel’in ise yanıt vermekten kaçındığı öğrenildi.

ERDOĞAN’IN MEKTUBU

 

 

Türkiye’ye yaptırımların ele alınacağı zirve öncesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AB liderlerine bir mektup gönderdiği ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını anlattığı mektubunda, “Biz diyalogdan yanayız. Rumların ve Yunanistan’ın tek yanlı kışkırtmalarına cevap veriyoruz. Bunları bir tehdit olarak görmeyin. Türkiye ile AB ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını ve 18 Mart mutabakatının canlandırılmasını istiyoruz” dediği öğrenildi.

İŞTE İYİ PARTİ’Yİ KARIŞTIRAN LİSTE

İYİ Parti kongresinden sonra Meral Akşener’in “Kürt ve Zaza” açılımının tartışılmasını bekliyordum ama Koray Aydın’ın liste darbesi damgasını vurdu. Kurultaydan sonra İYİ Parti, iyi karıştı. Dün milletvekilleri tek tek ve gruplar halinde Meral Akşener’le görüştüler.

Diplomasideki kritik görüşmelerin perde arkası

Koray Aydın’ın bu dönem dinlenmesini, başkanlık divanında yer almamasını istediler. “Ya Koray Aydın ya biz” diyenler oldu. Koray Aydın parti yönetiminde yer aldığı sürece, partide birlik ve beraberliğin sağlanmasının mümkün olmadığını anlattılar. Akşener’e “Koray Aydın’ın liste darbesinin hedefi biz değiliz sizsiniz” dediler.

Koray Aydın’ın geri çekileceğini zannetmiyorum. Bir dönem dinlenmesini mümkün görmüyorum. Akşener her şeyi göze alıp yumruğunu masaya vurur mu ondan da emin değilim. Ama nasıl bir yol bulacak bilemiyorum. Durum ciddi. Merkez sağa seslenen isimler partiden koparsa, parti küçük bir MHP’ye döner ama Koray Aydın’ı koparıp atmak da kolay değil. Çünkü teşkilatlar üzerinde önemli bir gücü var. Bakalım Meral Akşener partideki sancıyı nasıl dindirecek? İYİ Parti zor bir dönemeçte...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.