• 23.12.2019
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Adalet Bakanı ile ne konuştuk?

ADALET Bakanı Abdulhamit Gül’le Ankara temsilcimiz Hande Fırat bizleri bir araya getirdi.

Abdulhamit Gül, kadına şiddet genelgesini yayınlayan bakan olarak masaya oturunca herkesin desteğini aldı. Bir ara sadece cinslik olsun diye muhalefet etmeyi düşündüm ama kadınlardan korktuğum için hemen vazgeçtim. Hatta bir ara kadınlardan daha çok destek veren konumda buldum kendimi.

Kadına şiddet konusunda ne yazık ki karnemiz parlak değil. Bence bu sorun bir kadın sorunu da değil. Tam aksine, erkek sorunu. Peygamberimizin “Cennet anaların ayağının altındadır” sözüne inanmış birisi olarak, kadına şiddetin terör suçu kapsamına alınmasına dahi itirazım olmaz.

Adalet Bakanı ile ne konuştuk

Abdulhamit Gül’le sohbet keyifli. Konulara hâkim olduğu için bir değil, birkaç manşet veriyor. Gül’le oturarak fotoğraf çektirmek çok güzel ama ayakta fotoğraf çektirmekte sorun var. Hele bir de benim gibi yan yana durursanız... Bir ara Bakan’ı lafa tuttum ama Rıza Özel’in fotoğraflarımızı çekmesine engel olamadım. Adalet Bakanı Gül’ün açıklamalarını haber sayfamızda okuyacaksınız ama ben birkaç noktaya değinmek istiyorum.

- Kadına şiddet genelgesini hazırlarken mağdur odaklı çalıştıklarını söyledi.

Bakan mağdur odaklı bakıyor. “Kadın 10 kez gitmiş, müracaat etmiş ama yargıda bu kişinin daha önce geldiği notu görülmeyince bu konu gözden kaçabiliyor. Sorgulama olayında kadının 10 defa gittiği bilinmiyor. Kadın feryat ediyor. O feryadı gör. O feryat görülse, o kadın şimdi aramızda olacaktı” diyor.

- Avukatınız olmadığında nasıl baro size CMK avukatı veriyorsa, şimdi de şiddete maruz kalmış kadınlar için kısa adı ŞÖNİM olan şiddeti önleme ve izleme merkezi avukatlığı geliyor. Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği bu konuda görüşme halindeymiş.

- Adalet Bakanı da bir aile babası. Peki şiddet haberlerini görünce ne yapıyor? “Oradaki şiddet kendi eşinize, kızınıza yapılmış gibi hissediyorsunuz” dedi. İşin özü işte bu.

- Çocuk gelinler konusu soruldu. Abdulhamit Gül, o konuda bir çalışma yapmadıklarını söyledi.

- İnfaz ya da af konusu gündeme gelince bir ara “Rahşan affı” konumuna düştüğümü hissettim. Ama kontra bir soru sormak suretiyle üzerimdeki kuşku bulutlarını dağıttım. Alternatifli çalışmalar yaptıklarını söyledi. “Siyaset nasıl karar verecek ona bakıyoruz” dedi. Ben bunu “İş Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye kalmış” diye anladım. “Cinsel istismar, kadına ve çocuğa şiddet, uyuşturucu gibi 6 başlıkta sıralanan suçlar kapsam dahilinde mi?” diye sorduğumuzda ise “Toplumu rahatsız edecek konular yok” dedi.

- Söz konusu reform olunca heyecanlanıyorum. Adalet Bakanı, bir insan hakları eylem planı üzerinde çalıştıklarını söyledi. Bu konuda muhalefetle de görüşeceklermiş. Adalet Bakanı üstüne üstlük bir de “İnsan hakları ve demokratikleşme konusunda çalışmalarımız var. 2020’nin başına hazırlamak için çaba gösteriyoruz” deyince acayip mutlu oldum.

- Ordu’da Ceren Özdemir’in yarı açık cezaevinden kaçan bir katil tarafından öldürüldüğü ortaya çıkınca, çok haklı bir tartışma başladı. Adalet Bakanı GülCeren Özdemir olayıyla ilgili incelemenin sürdüğünü söyledi. Kendisi de ayrıca bakanlıktan bir müfettiş görevlendirilmiş. Ceren’lerimiz ölmesin demek güzel ama asıl önemli olan Ceren’lerimizin öldürülmemesi için tedbir almak.

CUMHURBAŞKANLIĞI VE ERKEN SEÇİM KULİSLERİ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yeni partilerle ilgili olarak “Benden 20 milletvekili isterlerse veririm” demişti. Akşener’in bunu iktidarın bir erken seçim hesabına dönük olarak söylediğini yazmıştım. Daha doğrusu yeni partiler doğmadan onları boğmak için baskın seçime gitmesi. Bu tür senaryoların merkezinde yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tam aksine, erken seçime karşı çıktı. “Bizim seçimimiz 2023 Haziran’dır. Bizim bundan sapmamız söz konusu değildir” dedi. Bir anlamda ters köşe yaptı. Akşener’in önerisi Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na soruldu. Davutoğlu“Sayın Akşener bir zaruret halinden bahsetmiş. İhtiyaç olacağını düşünmüyorum” karşılığını verdi.

İYİ Parti cephesini araştırdım. Akşener, bu açıklamayı siyasi beklenti üzerine yapmamış. Yeni partilerin seçime girmesinin önüne bir engel çıkarılırsa onlara destek anlamında söylemiş. Akşener de bir baskın seçim olacağını düşünmüyormuş. Ama seçimlerin 2023’te yapılacağına da ihtimal vermiyormuş. İktidarın 2021’in ikinci yarısından itibaren her an seçime gidebileceği düşüncesindeymiş.

Erken seçimi tartışıyoruz da asıl önemli olan Cumhurbaşkanı adaylığı konusunu niye tartışmıyoruz? 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dönük bomba kulislerim var. Ama hemen şimdi değil. Sadece şunu söyleyebilirim: Ekrem İmamoğlu, aman dikkat...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.