Lisanss
dclisans
  • 22.07.2020
Abdulkadir SELVİ

Abdulkadir SELVİ

Adalet Bakanı Gül ve Özlem Zengin’e çağrı

Cemal Metin Avcı isimli katilin Pınar Gültekin’i nasıl katlettiğine ilişkin haberleri okurken çıldırıyorum. Kendisiyle barışmayan eski kız arkadaşını önce bayıltana kadar dövüyor. Sonra boğarak öldürüyor. Cesedini bir bidonun içine koyup benzinle yakıyor. Üstüne beton döküyor. Akıl almaz bir vahşet. Bir çiçek soldu. Genç bir kız vahşice öldürüldü.

Ancak katil tek değil. Bunlar bir katil sürüsü. Bir grup Cemal Metin Avcı adına Instagram’da bir sayfa açmış. Hayatının baharında vahşi bir şekilde katledilen Pınar Gültekin hakkında iğrenç ifadeler kullanıyorlar. Her genç kız vahşice katledildikten sonra bu tipler ortaya çıkıyor. Onların neler yazdıklarını buraya almayacağım. Çünkü iğrençlik ve alçaklık ifadesi dahi onların yazdıkları karşısında yetersiz kalıyor. O nedenle sosyal medyayla ilgili yasal düzenleme tam da bunun için gerekli. Ama bu konularda çok duyarlı olduğunu bildiğim iki yetkiliye Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e ve AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’e seslenmek istiyorum. Kadına şiddetle ilgili 6284 sayılı yasa var. Ceza yasamızda suçu ve suçluyu övmek diye genel bir düzenleme var ama bunlar için yeterli olmuyor. Sayın Bakan, Sayın Zengin, Ceza Yasası’nda ya da Meclis’e sunulan sosyal medyayla ilgili düzenlemede, sosyal medyada katliamı öven ve maktullerin hatırasını kirletmeye çalışanlar için bir düzenleme yapılması mümkün mü? Çünkü bunlar sadece katil değil katiller sürüsü. Vahşice katledilen genç bir kızın ölümünü dahi kirletmeye cüret ediyorlar.

Adalet Bakanı Gül ve Özlem Zengin’e çağrı

KILIÇDAROĞLU, AYASOFYA TEKLİFİNİ NEDEN GERİ ÇEVİRDİ

 

24 Temmuz Cuma günü tarihi bir ana tanıklık edeceğiz. 86 yıl aradan sonra Ayasofya’da cuma namazı kılınacak. Ayasofya’da 8 Temmuz 1980’de Demirel’in başbakanlığı döneminde ilk ezan okunup, hünkâr mahfilinde cuma namazı kılınmıştı. Müthiş bir coşkuya neden olmuştu. Ancak 12 Eylül darbesinden sonra buna izin verilmedi. Özal cumhurbaşkanı olduğunda Ayasofya’nın minarelerinden ezan okunmaya başlandı. Ayasofya’nın zincirlerini kırıp cami olarak ibadete açmak ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a nasip oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’da namaz kılmak için protokole gerek olmadığını söylemişti. Ancak öyle bir heyecan dalgası oluştu ki, ilk cuma namazında tedbir alınmazsa bir kargaşaya neden olabilir. Bu yüzden Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş, protokole mensup isimleri arayarak cuma namazını kılmak üzere Ayasofya’ya davet ediyor. Erbaş’ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu bizzat arayarak davet ettiğini yazmıştım. Kılıçdaroğlu daveti geri çevirmişti.

KILIÇDAROĞLU NEDEN GERİ ÇEVİRMİŞ

 

Dün CHP kaynaklarından bir grup gazeteciye bilgi notu gönderildi. Orada, “Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş, Ayasofya’da kılınacak cuma namazı için Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu arayarak davette bulundu. Davet için teşekkür eden Sn. Genel Başkanımız, ibadetin kameralar önünde gerçekleştirilmesini hiçbir zaman doğru bulmadığını belirterek, daveti geri çevirdi. Bilindiği üzere Sayın Genel Başkanımız, Adalet Yürüyüşü sırasında Ramazan Bayramı namazını da küçük bir köy camiinde, kameralara kapalı bir ortamda kılmıştı. Bunun temel sebebi, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, ‘İbadet Allah için yapılır, siyaset için değil’ düşüncesine inanmasıdır” deniliyor.

AYASOFYA’DA CUMA NAMAZI�

Elbette ki bize düşen Kılıçdaroğlu’nun kararına saygı duymaktır. Cuma namazı kılıp kılmamak kendi takdiridir. Millet olmak tasada ve kıvançta birlikte olmak anlamına geldiği için Kılıçdaroğlu’nun, tarihi bir günde Ayasofya’da milletin coşkusuna ortak olmasının yararlı olacağını belirttim. İbadet siyasetin için yapılmaz, Allah için yapılır. Siyasi bir şova dönüştürülmesi de doğru değildir. Ama Ayasofya’da 86 yıl sonra ilk cuma namazını kılmanın siyasetle ne alakası var? Oraya on binler akın edecek. Onlar Allah için değil, siyaset için mi ibadet edecek? Hem ayrıca cuma namazı, bayram namazı gibi ibadetler camide cemaatle birlikte kılınır. Müslümanlarla birlikte cem olmak için. Farz namazlar gizli kılınmaz. Ancak daha fazla sevap kazanmak için kılınan nafile namazlar gizli kılınır. Gece kılınan teheccüd namazı gibi.

O KİŞİ ESKİ BİR BAKAN

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin iki yılının değerlendirdiği toplantıda sağlık sistemindeki gelinen noktayı anlatırken, geçmişte geçirdiği trafik kazasında başına gelenleri aktardı.

“Ambulans yok ambulans. Bizi bir minibüsün içine koydular. Bizim yaralı olan arkadaşımız ayakta zor duruyor. O şimdi milletvekilimiz. Eline serum şişesini verdiler. Ayakta zor tutuyor. Ha devrildi ha devrilecek. O halimizle Bolu’ya gittik. Bir de hastanede sigortalı mısın, devlet memuru mu diye soruyorlar. Sigortalıyım. O zaman burası sigortalı hastaya bakmıyor. Devlet hastanesine sevk...”

Trafik kazasında yaralanan Erdoğan’ın başında serum şişesini tutan dediği kişi AK Parti Rize Milletvekili ve eski Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak. Siyasette az bulunan sadakatin örneklerinden biri olan Osman Aşkın Bak, her dönemde Erdoğan’ın yanında olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu anlattığı olay ise 1 asır öncesinden değil. Sağlık sisteminin entegre olmadığı dönemde sıradan bir işlemdi. Parası olmayan hastanın, hastanede rehin kaldığı dönemlerdi.

Hastaların, hastanelerde rehin kaldığı dönemlerden hasta vatandaşını İsveç’ten ambulans uçakla getiren Türkiye’ye ulaşması kolay olmadı.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.