Sabahattin Cevheri
Sabahattin Cevheri
  • 26.12.2018
Abdulkadir İKBAL

Abdulkadir İKBAL

Yazar Atasoy Müftüoğluna itiraz namedir

    Yıl 1992 olsa gerek bir arkadaşımla birlikte Eskişehir'e gelmiştim. Merhum Molla İzettin Yıldırım'ın  ikamet ettiği Tanış sokaktaki  dört katlı Risale-i Nur medresesinde;  zatı aliniz, Urfalı şair Atilla Maraş ve o zamanın et ve Balık Kombinası  müdürü Hasan Gençdal da  sohbete iştirak etmişlerdi.
    Malumu olduğu üzere yeme içme bahanedir asıl olan sohbettir.  Öyle  güzel bir ortamda Zat-ı aliniz Risale-i nur dersini can kulağıyla dinleyip Bediüzzaman Said Nurs'inin yazdığı eserlerin muhteşem olduğunu ifade ettiniz.
    Oslo görüşmeleri  ile başlayan, Mit tırları, ve nihayet onbeş temmuz darbesini yapmak üzere vahşice kendi insanını bombalayan ekibin o gaddar ve mel'un yapısı gün geçtikçe Feto ile bağlantılı olarak kabul edilen darbe girişiminden sonra,  bazı yazar ve çizerlerin Fetoyu yerden yere vururken  ancak  bunu başka bir mecraya sürükleyip  ve adeta  fırsat kollar gibi Said Nurs'iyidebu işin içine çekmeye çalışmak ve suçlamak  gizli bir projenin parçaları   olsa gerek. 
 Sayın Müftüoğlu  ! nerede ise bir ömür boyu Said Nurs'i hakkında en ufak bir menfi söylemde bulunmamanız takdire şayan iken, Feto olayından sonra Said Nurs'iyi  suçlamanız izahtan varestedir.
    Sayın Atasoy Müftüoğlu!  Said Nursi'nin yazdığı Zülfikar kitabının Hz. Ali (r.a.) tarafından kendisine yazdırıldığını iddia ederken kitabın hangi bölümünün ve hangi sayfasında  böyle bir ifadenin yer aldığını yazmanız gerekirdi. Doğruyu  bilmek herkesin en tabii hakkıdır.  Bu hususta hiç bir şey belirtmeden sadece kitabın ismini vermek hakkaniyete asla uygun  değildir Okuyucuyu yanıltmaktan başka..
    Eğer bu gün şeriat mahkemeleri olsaydı böyle bir beyanatın ispat edilmemesi halinde mahkeme    hakkınızdanasıl bir hüküm verirdi  dersiniz.
    Said Nurs'nin gerek sağlığında ve gerekse vefat ettikten sonra en az bin defa eserleri  mahkemeye verilmiş din adamları, uzmanlar, prof.lar tarafından mahkemelere ibraz edilen bilirkişi raporlarının hiç birinde sizin iddianızı destekler bir tek cümle ye rastlanmamıştır. Eğer öyle olsaydı rejimin uygulayıcıları yeri göğü titretirlerdi.  Mahkemeler bu eserleri didik didik etti  ve beraat kararı verdiler. Dünyada hiçbir eser bu kadar mahkemeye sürüklenmedi ve bu kadarda tetkik edilmedi.
    Malumunuz günümüzde  güya İslam adına çıkmış silahlı ve gaddar  bazı örgütler var. Bunlar çıktı diye haşa İslam'ı ve Hz. Muhammedi(a.s.m.) mi  suçlamak   gerekiyor.. Bunların yanlışını İslam'a mal etmek hangi insafın eseri olabilir? 
    Said Nurs'i hiç bir zaman  Kur'an ve sünnetin dışında  her hangi bir yola  yola tevessül edilmemesini ve yazılan Risale-i  Nurların Kur'anın biri tefsiri olduğunu beyan etmiştir.
    Bir hakim bir dava dosyasını okumadan karar verse adaleti berbat eder. Bir avukat dosyayı okumadan mahkemeyi takip etse  aldığı davanın mahvolmasına sebep olur.
 Ne acı gerçektir ki günümüzün bazı aydınları  tenkit ettikleri kitapları okumadan ve anlamadan o kitap hakkında bazı dedikodularla amel ediyorlar. Eğer bu hususta ciddi  bir araştırmanız var ise,  hangi  TV kanalında  olursa olsun,  Said Nurs'inin kitapları üzerinde sohbet etmeye sizi davet ediyorum. İddiasını ispat eden haklı, edemeyen haksız olacaktır. Aydın olmanın gereğini sizden istemek  en tabii ve vazgeçilmez  hakkımızdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.