ATAK OTO
Atak oto
Sıradaki Haber: Mutlu aile başarılı çocuk semineri ilgi gördü

Şanlıurfalı “Tahşiyeçi “ konuştu

Tahşiyecilerden, "örgütün finansörü" olarak paralel örgütün hedefi haline gelen Şanlıurfa'lı iş adamı Hüseyin Büyükfırat çarpıcı açıklamalarda bulundu: Paralel örgüt tarafından operasyona maruz kaldık.Haksız yere 17 ay cezaevinde kaldık.

Şanlıurfalı “Tahşiyeçi “ konuştu
  • 16-12-2014 12:26

24 TV'de yayınlanan Siyaset 24 programında Ahmet Kekeç, Ceren Kenar, Halime Kökçe ve Hüseyin Büyükfırat, yapılan operasyonu değerlendirdi.   Programın daimi konuklarından Halime Kökçe, operasyonun paralel örgüt medyası tarafından kamuoyuna yansıtılış biçimini de ayrı bir "operasyon" olarak niteledi. Kökçe, gözaltıları birkaç gün önceden ifşa eden, Fuat Avni isimli troll Twitter hesabı vasıtasıyla, operasyonun gazetecileri hedef aldığı görüntüsünün oluşturulduğunu belirtirken, "daha işin çok başındayız, belki daha bir sürü mağdur var" ifadelerini kullandı.

 Operasyona maruz kaldım

Kendisinden "Örgütün finansörü" olarak bahsedilen Hüseyin Büyükfırat, paralel örgütün kendilerine neden operasyon yaptığını, neden haksız yere 17 ay cezaevinde kaldıklarını ve neler yaşadıklarını anlattı.  Büyükfırat, 2004-2005 yılları arasında yazılan Rumuz'ul-Kur'an ve Reddü'l-Evham gibi kitapların paralel örgütü rahatsız ettiğini, bu kitaplarda dinler arası diyalogun İslam'la bağdaşmadığının anlatıldığını, bu nedenle operasyona maruz kaldıklarını söyledi.

 Fethullah Gülen Bediüzzaman'la neden görüşmedi?

Hüseyin Büyükfırat konuyla ilgili şöyle konuştu:Tahşiye bir yayınevinin ismi. Molla Muhammed Doğan hoca, doğuda tanınan, iyi bilinen bir zat. Hatta Risale-i Nur'u ezbere bilen bir zat. Binlerce hadisi ezbere bilen bir zat.Molla Muhammed'in farklı bir hizmet metodu var. Risale-i Nur camiası içinde Kur'an, Hadis ve fıkıh gibi derslerin de olması gerektiğini savunan bir zat. Medreselerinde böyle eğitim veren bir zat. Yani "Risale-i Nur Kur'an'sız olmaz, hadissiz olmaz, fıkıhsız olmaz diyen bir zat. Ömrünü buna hizmete vermiş bir insan.Fethullah Gülen hayattayken Said Nursi Hazretleriyle neden görüşmedi? Hulusi Bey hayattayken onun yanına gitti mi? Onlarla görüşmeyen Fethullah Gülen elbette Molla Muhammed'le de görüşmedi.

 

Dinler arası diyalog misyonunu vatikan başlattı:Vatikan'ın başlattığı dinler arası diyalog misyonunun bir parçası olmak istediğini söyledi. İslam dünyasında bu misyonla ilgili çalışmalar yaptı. Bunun Kur'an'a, yani İslam'a uymadığını, ve aynı zamanda da milli bir proje olmadığını, bu projenin Bediüzzaman Hazretlerinin de eselerinde "zındıka komitesi" dediği ve gizli 300 kişilik hahamlar grubundan bahseder.Molla Muhammed, dinler arası diyaloğun İslam'a uygun olmadığını Kur'an'dan, hadislerden, Risale-i Nurlardan örnekler vererek anlattı. Reddiyeler yazdı. "Kefenimi boynuma alarak" bu eserleri yazacağım dedi. Rumuzul Kuran ve Reddül Evham serisi 2004-2005 yıllarında yazıldı.2014'te bu fitne sönecek dedi. Rumuzul Kuran'ın son sayfasında yazar bu.Bu eserleri yazdıktan sonra Türkiye'deki çeşitli hocalara gönderdi, İslam'a uygun olmayan bir şey görürlerse, hata bulurlarsa kendisine bildirmelerini, bu sayede hataların birlikte düzeltilebileceğini söyledi. Fethullah Gülen cemaati de dahil.

 Kitapları delil olarak topladılar:Buna hiçbir ilmi cevap gelmedi. Cevap geldi aslında, operasyon yedik.6 Nisan 2009'da kendi sitesinden, ki bütün cemaati idare ettiği sitedir. Oradan durup dururken Tahşiye terör örgütü icat edildi. Enteresandır, tahşiye ismi Türkiye'de tescilli olarak tek bu yayınevinde var.Eğer örgütsek, bir suç delili olmalı. Kitapların hepsi delil olarak toplatıldı. Kitapların üzerindeki yazılar da o zaman yazıldı. (Delil no vs..)İmam Gazali'nin Ey Oğul isimli kitabı da suç delili olarak toplatıldı. Kader Risalesi, Sözler suç delili olarak toplatıldı. Sonra da diyorlar; medyaya kumpas! Hepimizin bir ailesi var, çoluk çocuklarımız, anne babamız var. Mağdur edildik.Molla Muhammed, hasta haliyle hapse alındı. Gözleri görmüyor. Hapiste kendisine ilaçları verilmedi. Doktor raporuyla 20 yıldır kullandığı ilaçları verilmedi.

 Paralel örgüt panik içinde

Hüseyin Büyükfırat paralel örgütün, daha operasyon olmadan günler önce olayı bu denli büyütmelerinin de arkasında, kendi suçlarını bildiklerini, geride ciddi anlamda iz ve delil bıraktıklarını, bu nedenle olayı çarpıtarak, perdelemeye çalıştıklarını söyledi.Büyükfırat şöyle konuştu: Bugün Türkiye basınında ve uluslararası basında "medyaya darbe" diye veriliyor. Fuat Avni mahlasıyla yazan kişi ya da kişiler ne halt işlediklerini çok iyi biliyorlardı. Kendi arkalarında parmak izi, delil bıraktıkları belki daha çok olay vardı ama bu olayda bu iz çok net.Suçları çok net ortada olduğu için olayı bu kadar büyüttüler.Fethullah Gülen'in sözleriyle başlayan süreçte, medyanın da desteğiyle bizler mağdur edildik. Haysiyetimiz, onurumuz ayaklar altına alındı. Şimdi "ifade özgürlüğü" diye, "medya" diye hakkımızı aramayacak mıyız? Böyle bir hak, özgürlük var mı?  (stargazetesi)

 

 


Editör:

HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER