Sıradaki Haber: Fatih Portakal’dan Urfa şehitleri için açıklama: Kalleşsiniz!

Barış Pınarı Harekatı ve Rusya’nın tavrı

Barış Pınarı Harekâtının başlamasından birkaç saat önce, Erdoğan ve Putin arasında gerçekleşen telefon görüşmesiyle, Rusya’nın bölgesel çıkarlarını da göz önüne alarak harekatı desteklediği ortaya çıktı.

Barış Pınarı Harekatı ve Rusya’nın tavrı
  • 11-10-2019 14:56

7 Ekim günü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen telefon görüşmesi sonrası Beyaz Saray’dan “Türkiye, yakın zamanda Suriye'nin kuzeyine uzun süredir planladığı operasyon için harekete geçecek. ABD Silahlı Kuvvetleri, bu operasyonu desteklemeyecek ya da bu operasyona dâhil olmayacak.” açıklaması geldi. Bu açıklamanın ardından uzun süredir planlanan Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon “Barış Pınarı Harekâtı” adıyla başladı.

Terör örgütü PKK gerek sosyal medya üzerinden gerekse sözde haber ajanslarıyla operasyon karşıtı bir propaganda başlattı. Yapılan bu bilgi dezenformasyonu arasında görülen gerçekler ise: TSK ve Türkiye’ye müzahir muhaliflerin hem karadan hem de havadan Resulayn ve Tel Abyad’dan harekatı başlattığı; ABD’nin güneye doğru çekilmeye başladığı; ABD’nin DAEŞ konusunda sorumluğu Türkiye’ye devrettiği (Uluslarası ilişkiler literatüründe Buck-Passing kavramı); PKK’nın bu durumu kabullenmediği ve bölgeden çekilmeyeceği; İran’ın operasyon konusunda Adana mutabakatını esas alarak Esed rejimini Türkiye ile çalışma denklemine sokmak istediği; İngiltere, Almanya ve Fransa başta olmak üzere AB’nin operasyondan endişe duydukları; İsrail’in operasyona kesinlikle karşı olduğu; NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in “Türkiye’nin meşru güvenlik kaygıları var. Korkunç terör saldırılarına maruz kaldı” sözleri dile destek verdiği; Rusya’nın ise bölgesel çıkarları göz önüne alarak operasyonu desteklediğidir. Nitekim bu destek, Barış Pınarı Harekatının başlamasından birkaç saat önce, Erdoğan ve Putin arasında gerçekleşen telefon görüşmesi kapsamında bir nevi doğrulandı, operasyonun Suriye’de barış ve istikrarın tesis edilmesine katkıda bulunacağı ve siyasi sürecin önünü açacağı değerlendirildi.

Her iki ülkenin de, Suriye krizini ortak yönetme tecrübesine sahip olduklarını göz önüne aldığımızda, bu tercihin nedenleri daha da belirginleşmektedir. Afrin bu bağlamda gösterilebilecek en önemli örnekler arasında. Ek olarak, İdlib’de süregelen çatışmasızlık çabaları, Türkiye ve Rusya’nın Astana Barış Süreci kapsamında, en büyük kazanımları arasında yer alıyor. Bu kazanım her iki ülkenin Suriye özelinde ortak hareket edebilme kapasitelerini de artırdı. Ayrıca, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması iki ülkenin de önem verdiği hususlar arasında. Nihayetinde, geçmiş tecrübelere dayanarak Rusya’nın sahada Türkiye ile birlikte hareket etmesi, ABD’ye nazaran daha kolay olacak.

Barış Koridoru ve yeni güvenlik doktrini 

Türkiye için oluşturulacak olan Barış Koridoru’nun üç önemli unsuru var. İlk olarak, oluşturulacak güvenli bölgenin derinliği 32 km (20 mil) olması; ikincisi bu bölgenin kontrolünün tamamıyla Türkiye ve Türkiye’ye müzahir güçler tarafından sağlanması; üçüncüsü terör örgütü PKK / YPG unsurlarından arındırılan bu bölgelere Suriyeleri mültecilerin yerleştirilmesi. Jeopolitik olarak bakıldığında bölgede, Suriye’nin güneyine nazaran daha az enerji ve su kaynakları bulunmakta. Türkiye’nin sınır güvenliği, mühimmat sevkiyatı, ticaret rotası ve savaş gücü olarak M4 hattı ( Terör örgütünün tüm lojistik ihtiyaçları için kullandığı Suriye'nin kuzeyindeki karayolu) oldukça önemli. Bölgede kurulması planlanan defacto YPG devletinin önünün kesilmesi, bölgenin güvenliğinin ve istikrarının sağlanarak Türkiye’de yaşayan Suriyeli mültecilerin kendi vatan topraklarına yerleştirilmesi Türkiye’nin Barış Koridoru ile gerçekleştirmeyi hedeflediği temel hususlar.

 



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER