Lisanss
dclisans
Sıradaki Haber: Bu manzaranın olmaması fırıncıları sevindirdi
inşat

Koronavirüsün yayılmasını hızlandıran etkenler neler?

Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzm. Dr. Abit Demir, “Çocuklar ve Covid-19 Hastalığı” üzerine önemli açıklamalarda bulundu.

Koronavirüsün yayılmasını hızlandıran etkenler neler?
  • 20-04-2020 10:31

Harran Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzm. Dr. Abit Demir, koronavirüs salgınının yayılma biçimini ve korunma yollarını anlattı.

Ellerin yıkanmadan yüze dokunulması sonucu bu salgının daha hızlı yayıldığını ifade eden Demir, “Hastalık, hasta bireylerin öksürme, hapşırma veya aksırmaları ile ortama saçılan damlacıkların başkaları tarafından solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerini yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağza götürmesi ile de virüs alınabilir” dedi.

BU SALGINDAN EN ÇOK KİMLER ETKİLENİYOR?

Uzm. Dr. Demir, koronavirüs salgınının en çok görüldüğü kişileri ve yaş aralığını belirterek, “Kirli ellerle göz, burun veya ağza temas etmek risklidir. Vakaların yüzde 80’i hastalığı hafif geçirmektedir. Vakaların yüzde 20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir. Hastalık, genellikle 60 yaş ve üzerindeki kişileri daha fazla etkilemektedir. Bazı insanların daha fazla hastalanma ve ciddi semptomlar geliştirme riski altında olduğu gösterilmiştir. Hastalıktan En Çok Etkilenen Kişiler: 60 yaş üstü olanlar, Ciddi kronik tıbbi rahatsızlıkları olan insanlar, Kalp hastalığı, Hipertansiyon, Diyabet, Kronik Solunum yolu hastalığı, Kanser gibi hastalıklar ve sağlık çalışanlarıdır” diye konuştu.

Çözüm önerilerini de açıklayan Demir, konuşmasının devamında şöyle konuştu:

*Mümkün olduğu kadar yurtdışına yolculuk yapılmamalı.

*El temizliğine (sabun-su veya el dezenfaktanı)dikkat edilmelidir.

*Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.

*Hasta insanlarla temastan kaçınılmalıdır.

*Öksürme veya hapşırma ile etrafa sekresyonlar saçılmamalı.

*Dışarı çıkmak zorunda kalındığında tıbbi maske kullanılmalıdır.

*Özellikle yurt dışı veya karantina altına alınan yerlere seyahat sonrası 14 gün kendimizi izole etmeliyiz.

*Herhangi bir solunum yolu semptomu, yüksek ateş veya tarif edilemeyen başka bir semptomla ani kötüleşme durumunda maske takılarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Çocuklar Risk Altında Mı? Çocuklarda hastalık nadir ve hafif görünmektedir. Çocuklarda şimdiye kadar az sayıda vaka ve ölüm görülmüştür. COVİD-19 salgını dünyanın hemen her ülkesini etkilemeye devam ediyor. Salgın, ailelerin ve bireylerin yaşam rutinlerini değiştirmelerine neden oldu. Çocuklar okula gidemiyor ve evden eğitim almaya çalışıyorlar.

Sosyal mesafeyi arttırmak gerektiği için, çocuklar arkadaşları ve akrabaları ile görüşemiyor. Çocukların ruh sağlığı korumak için Çocukların kaygılarını kontrol edebilmek için ilk adım bilgilendirmedir.

- İlk olarak çocuğun soru sorabileceği bir ortam sağlanmalıdır. Sorular dürüstçe ve çocuğun anlayabileceği bir şekilde cevaplanmalıdır.

- Koronavirüsün yeni bir virüs olduğu, yaptığı hastalığın adının COVİD-19 olduğu, doktorların bununla ilgili bilgileri edinmeye devam ettiği, birçok kişinin hastalandığı ama çoğunun durumunun iyi olduğu, her “hasta” olanın bu virüsü taşımadığı ve belirtilerin başka hastalıklarla da ilişkili olabileceği, çocukların nadiren hasta oldukları ve hasta olurlarsa da çok hafif geçirdikleri, ancak yine de hijyene dikkat edilmesinin önemli olduğu belirtilmelidir.

- Çocuğun aynı soruları tekrar tekrar sorabileceği bilinmelidir.

- Çocuklar daha çok kendileri ve sevdikleri ile ilgilidir, bu yüzden sevdiklerinin durumu ile ilgili de bilgi verilmelidir.

- Bu dönemde ev dışında çalışmak zorunda kalan anne ve babalar işten geldiklerinde hijyen kuralları nedeniyle çocuklarına sarılmamaları ve öpmemelerini gerekçeleriyle anlatmalıdır. Özellikle bu dönemde nöbet usulü çalışmak zorunda kalan sağlık çalışanları görevlerini, evde bulunmadıkları zamanı nasıl geçirdiklerini endişelendirmeden ancak güven duygusunu sarsmamak adına herhangi bir bilgiyi de saklamadan paylaşmalıdır.

 - Gerçekçi olmayan sözler verilmemelidir.

- Çocuk hastalar birçok kişinin kendilerine yardımcı olduğunu ve kendileriyle ilgilendiğini bilmelidir.

- Çocuk yetişkinlere bakarak kendisini ayarladığı için, konu ile ilgili yorumlara ve tepkilere dikkat edilmelidir.

- Çocuklar televizyon veya sosyal medyadaki abartılı veya korkutucu haber ve yorumlara maruz kalmaktan korunmalıdır. Çocuklara sosyal medyada duydukları her şeyin doğru olmadığı söylenmelidir.

- Okulların kapatılması korkutucu bir olay gibi sunulmamalıdır. Evde olmanın diğer insanlara faydalı olacağını çocuk bilmelidir.

- Günlük rutinler yani yaşamın doğal akışı mümkün olduğunca korunmalıdır.

- Çocukların sınıf arkadaşlarıyla, mümkünse öğretmenleriyle iletişim kurmaları, dijital olanaklar kullanılarak görüntülü konuşmalar yapmaları sağlanmalı ve desteklenmelidir.

- Sürekli uyku sorunu yaşayan, korkularını kontrol edemeyen, anne babasından ayrılamayan çocukların profesyonel /psikososyal yardıma ihtiyacı olabilir.

- Çocukların stresini arttıracak “dehşete kapılma” gibi yüklü kelimeleri kullanılmamalı - Ailelerin birlikte uyku düzeni, tv izleme, aktivite, egzersiz, oyun, hijyen eğitimi için bir plan yapması gereklidir.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER