Sıradaki Haber: Karaköprü'de kuaförler dezenfekte ediliyor

Şanlıurfalı eğitimciden Bakan Selçuk’a mektup!

MİSİAD İl Başkanı Ömer Ağ, Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk’a Covid-19 sonrası kurulacak ‘’Yeni Dünya Düzeni ve Eğitime Yansımaları’’ ile ilgili bir mektup yazdı.

Şanlıurfalı eğitimciden Bakan Selçuk’a mektup!
  • 08-05-2020 15:46

İbrahim Halil ASLAN / ÖZEL Haber Şanlıurfa OLAY

Mektubunda okulların mevcut yapısı ve dönüşmesi muhtemel yapısı hakkında tespitler yapan Ağ, özel okulların da öğrenci ve velilere ek bir yük bindirmeden Milli Eğitim Sisteminin tam ortasında olması gerektiğini söyledi.

Uzun yıllar Şanlıurfa’da öğretmenlik yapan Ağ, Bakan Selçuk’a yazdığı mektupta, şu sözlere yer verdi:

“Sizlere böyle hitap edilmesinden hoşlandığınız için affınıza sığınarak ve öğreticilik mesleğinin kutsallığına inanarak hitabıma bu şekilde başlıyorum. Malumunuz üzere herkesin ağzında Covid-19 (yeni tip corona virüs) sonrası ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ diye. Evet, bende katılıyorum, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Öncelikle dünya hızla dijitalleşecek, tabi ki bundan en çok da eğitim-öğretim etkilenecek. Çünkü ülkeler için her şeyden önemli olan eğitim olayı, bugünden yarına değişim yapılacak bir mecra değil. Bankacılık sektörü, kamu hizmetleri gibi düşünmek hata olur. Daha çok sağlığa benzetebiliriz. Sağlık ne kadar uzaktan yapılabilecekse eğitim de aynen öyle değerlendirilmeli. Kim bilir hızla gelişen dünyada, ilerleyen yıllarda, sağlık ve eğitim de büyük bir oranda uzaktan yapılabilir. Ama günümüz itibari ile, çok az bir kısmı uzaktan online yada offline yapılabiliyor.

Kıymetli Bakanım Sayın Ziya Selçuk, “Hal böyle olunca değişen dünyada oluşacak yeni düzene çok çabuk ayak uyduran ülkeler ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ için baş aktör ve yeni dünya devleri olacaktır. Sağlıklı ve eğitimli bireyler o ülkenin kaderini belirleyecektir. Sağlıktaki başarımız ve bu günlerde geçtiğimiz sınav, şu anki durumuyla, eğitimde mümkün olmayabilir. Dünya standartlarında sağlık sektörümüzün geçer not alması biraz da Devlet destekli özel hastaneler sayesinde olmuştur. Özel hastaneler devletin yükünü hafifletmiştir. Benzer bir çalışmanın eğitim için de olması ihtiyacı doğmuştur. Devlet ağır eğitim yükünün altından tek başına kalkmaya çalışmamalı, özel sektörü de mutlaka sistemin tam merkezine almalıdır. Hala ikili eğitim yapan okullar, okulu olmayan mahalleler, öğretmeni olmayan okullar var. Teknolojik imkânları, yeterli donatıları, hatta yolları olmayan okullarımız mevcut. Son yıllarda yapılan yüzlerce hatta binlerce okul, atanan yüz binlerce öğretmen sorunu çözmeye yetmedi. Bu problemin çözümü için en çok savunulan fikir ise, Devlet-Özel işbirliği ile bu sorunların bir kısmının çözüleceği fikridir.  Bu fikir sağlık sektöründe denendi ve başarılı da olundu, eğitimde niye denenmesin. Affınıza sığınarak şunu ifade etmek istiyorum, ‘’Yeni Dünya Düzeni’’nde ülke olarak eğitimde rahat bir nefes almak istiyorsak öğrenci ve velilerine ekstra bir yük bindirmeden özel sektörü bu yüke ortak etmeliyiz. Her fırsatta özel yatırımcıları devletin bu güne kadar yaptığı farklı alanlardaki işe sokmaya çalışan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve bu anlamda ciddi destekler veren Devlet kurumları eğitimde de özel sektörü biraz daha desteklemeli ve özel okul kapılarını tüm vatandaşlara açmalıdır. Özel okullar da her vatandaşın hizmet alabildiği kurumlar olmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ile geçmişte yapılan fakat çok sınırlı tutulan öğrenciler için ‘’Eğitim-Öğretim Desteği’’ daha geniş tutulmalı ve eğitimdeki sorunlar sağlıkta olduğu gibi Devlet-Özel işbirliği ile ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ne hazırlanmalıdır.

 

Milli Eğitim Bakanım Sayın Ziya Selçuk Hocam,

Covid-19 sonrası eğitimde köklü reformlar da görünüyor gibi. Sınıf mevcutları ve bahçe kullanım krıterleri, ders saatleri ve süresi sosyal mesafeye göre revize edilebilir diye tahmin ediyorum. Devlet okulları hızla artan öğrenci sayısından dolayı kontenjanlarında çok fazla öğrenci almak zorunda kalıyorlar. Sırf bu nedenden dolayı bile hastalık bulaşma riski en fazla olan kurumlar okullardır. Bilim Kurulu üyelerinin bahsettiği Ekim Kasım aylarında tekrarlanması muhtemel Covid-19 için Milli Eğitim Bakanlığının okulları tatil etmek yerine başka formüller bulacağını da biliyorum. Bu formüller bulaşma riskini azaltır, sıfıra düşürmeyebilir. Dünya, bugünden sonra bu tür virüslerle mücadele ederken yaşamı, üretimi, istihdamı, ekonomiyi devam ettirmek zorunda kalacaktır. Bunu ilk yapan ülke neden Türkiye olmasın. Tartışılan formüllerden birisi de %40 dolulukla çalışan özel okullara belli kriterlerde öğrenci yönlendirip ‘’Eğitim-Öğretim Desteği’’ nin yeniden gündeme alınması olmalıdır. Çünkü bize, yaşadığımız bu virüslü günler ve zaman gösterdi ki kalabalık sınıflar ve bahçesi yetersiz okullar eğitime uygun olmadığı gibi sağlığa da zararlı. Devlet tarafından verilen ‘’Eğitim-Öğretim Desteği’’ nin kesilmesi neticesinde devlet okulları kontenjan aşımına uğramış, özel okulların ise doluluk oranı %40 a, hatta daha da altına düşmüştür. Öğrencilerin devlete maliyetinin daha da aşağısında yapılacak destekle hem devlet okullarındaki eğitim rahat bir nefes alacak, sınıf mevcutları azalacak, hem de özel okulların yaptığı devasa yatırımlar ki her biri birer milli servettir, tüm öğrencilerin kullanımına açılacaktır.

 

Kıymetli Bakanım,

Türkiye, Dünya daha konuşmadan ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ne kendisini Başkanlık Sistemi ile hazırlamıştır. Özellikle Bakanlıklar oluşturulurken tercih edilen isimlerin işin mutfağındaki kişilerden seçilmesi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’nın ileri görüşlü ve dünyayı herkesten önce okuması ile açıklanabilir. Bizler de en çok sizin, eğitim öğretimin her aşamasında bulunma özelliğinize inanarak özel okulların girmiş olduğu açmazı, atıl duruma düşen binaları ve Devlet okullarındaki yükü almanızı özellikle istirham ediyoruz.

Saygılarımı, hürmetlerimi sunar, çalışmalarınıza duacı ve karınca misali destekçi olacağımı ifade etmek istiyorum. Başarınız başarımızdır.”



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER