dclisans
Sıradaki Haber: Sera kurup çiçek üretimine başladı

Ülkelerine kavuşmak için gün sayıyorlar!

Türkiye’nin, sınır bölgesini terör örgütünden arındırmak ve Suriyelilerin geri dönüşünü sağlamak için düzenlediği Barış Pınarı Harekatı’nın ardından terörden arındırılan bölgelere Suriyeliler yerleştiriliyor. Bir diğer yandan Esad yönetimindeki kentlere ise dönüş yapılamıyor.

Ülkelerine kavuşmak için gün sayıyorlar!
  • 10-02-2020 14:15

(İbrahim Halil ASLAN/ÖZEL Haber/Şanlıurfa OLAY)

Şanlıurfa’da yaşayan Suriyelilerin büyük bir kısmı, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad yönetimindeki Halep, Şam, Lazkiye ve Humus’tan gelenler olduğu için, bu kişiler ülkelerine dönmek için Esad’ın gitmesini bekliyor.

ÜLKELERİNE DÖNENLER, HAYATINDAN MEMNUN

Türk Silahlı Kuvvetleri(TSK) tarafından başlatılan Barış Pınarı Harekatı sonrası, Türkiye sınırında yer alan Telabyad ve Rasulayn’da güvenli bölgeler oluşturuldu. Daha önce bu bölgelerde yaşayan ve terörden dolayı topraklarını terk etmek zorunda kalan Suriyeliler, topraklarına geri döndü. Türkiye’nin verdiği destek ve imkanlarla günlük hayatlarına geri dönen bu Suriyeliler, artık yeni hayatına alışmaya çalışıyor. Daha önce Telabyad ve Rasulayn’da yaşayıp, terör baskısı gören Suriyelilerin yanı sıra, ülkelerini terk etmek zorunda kalan binlerce Suriyeli de yıllar sonra topraklarına kavuştu. Terör nedeniyle evlerini terk eden ve Türkiye’nin desteğiyle topraklarına geri kavuşan Suriyelilerin sağlıktan eğitime kadar tüm ihtiyaçları AFAD ve Şanlıurfa Valiliği Koordinasyon Merkezi tarafından sağlanıyor.

“ESAD DÖNÜŞÜMÜZE İZİN VERMEZ, ZATEN BİZ DE GİTMEYİZ”

Suriye’de savaşın başladığı ilk andan itibaren Esad’ın zulmünden kaçıp Şanlıurfa’ya yerleşen Suriyeliler de ülke hasreti çekiyor ancak onlar dönmek için Esad’ın gitmesini bekliyor. Daha çok Beşar Esad’ın kontrolündeki kentlerde yaşadıklarını belirten Şanlıurfa’daki Suriyeliler, dönmeleri halinde büyük zulüm göreceklerinin altını çiziyor. Şanlıurfa’da kuyumculuk yapan ve savaş öncesi Halep’te yaşadığını söyleyen Suriyeli Muhammed El Mahmut, Şanlıurfa’dan kendi ülkelerine dönmek istediklerini belirterek, “Türkiye’nin terörden temizlediği bölgelerde yaşamış olsaydık dönerdik ama bizim topraklarımız Telabyad ya da Rasulayn değil, bizim memleketimiz Halep. Halep şuan hala Esad’ın kontrolünde ve kesinlikle dönemeyiz. Zaten Esad dönmemize izin vermez, gidersek çok büyük zulüm görürüz. Biz de gitmek istemiyoruz” dedi.

“VATAN ÖZLEMİ, EVLAT HASRETİYLE EŞDEĞER”

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak, Türkiye’ye sığınan Suriyeliler, Şanlıurfa’da yaşadığı zorlu hayat mücadelesinin yanı sıra, memleket hasretiyle de baş etmeye çalışıyor. Kendi vatan topraklarını özlediklerini söyleyen Salih El Ahmet, her gün memleket hasreti çektiklerini belirterek, kendi ev ve topraklarının bulunduğu Halep’e dönmek için gün saydığını söyledi. Memleketine olan özlemini dile getiren Suriyeli Salih El Ahmet, “Evlat acısından daha büyük bir acı olamaz ama vatan özlemi de bu acıyla eşdeğerdir. Keşke Esad bugün gitse, bir dakika bile düşünmeden topraklarımıza gideriz. Esad rejiminin baskısının devam etmesi karşısında dayanamadıklarını söyleyen El Ahmet, “Hayatımın en kötü günü topraklarımızı bırakıp kaçtığımız gündü. Bir insan mecbur kalmazsa, vatanını ve toprağını terk edebilir mi? Asla terk etmez. Çok düşündük; Kaçalım mı diye ama ya kaçacaktık ya da ölecektik. Kaçıp canımızı kurtardık ama ruhumuz orada kaldı” şeklinde konuştu.

“VATANIN ÖNEMİNİ HERKESE ANLATIYORUZ”

Konuşmasında Türkiye’ye teşekkür eden Suriyeliler, Türkiye sayesinde hayatta kaldıklarını belirterek, şunları söyledi: “Zaten bugün yaşıyorsak, Türkiye sayesindedir. Sınır hattına geldiğimizde Türk askeri korudu bizi, bizi güvenli bir şekilde içeriye alıp sahip çıktılar. Canımızı kurtarmanın sevincini yaşarken, Akçakale’de günlerce açıkta uyuduk. Yine Türkiye bize sahip çıktı ve çadırlara yerleştirildik. Bir süre sonra çadır kentten ayrılarak Şanlıurfa merkeze geldik. Burada geçici işlerde çalışarak aileme ve çocuklarıma baktım. Allah, düşmanımızı bile bu duruma düşürmesin. En kötü hayat, vatanından uzakta geçirilen hayattır. Konuştuğumuz bütün Türklere vatanın öneminden bahsettim, vatanlarının kıymetini bilsinler istedim. Bunu yaşamayan bilmez ama insan vatansız kalınca, kendini bile sevmiyor. Öyle zamanlar oluyor ki; gidip kendi vatanımda ölesim geliyor” diye konuştu.



HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER