Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 17.02.2015
Şerif Kurtuluş

Şerif Kurtuluş

Yanlış Giden Bir Şeyler Var

Bu yanlışı gören herkes içindeki öfkeyi kustu. Kenarda kalmış, pusmuş bir toplum birikmiş bir enerjiyle "Artık Yeter" dedi. Önüne kim çıksa alaşağı edecek bir enerji...

Toplumsal yaşam içerisinde, yaşatılan haksızlıkları içine atan, O acıyla kendini yiyip bitirirken dahi bunu kimseyle paylaşmayan, mutluluk maskesi takmış bireylerin oluşturduğu bir güruh... İç dünyasında yaşanılan çelişkileri, bozulmaya yüz tutmuş bir toplumun hangi kesimi ile paylaşılabilir ve yardım istenebilirdi ki... Her tarafta çamur olduğu düşüncesi ve bu çamura bulaşmamak adına sabır taşı çatlatmaya devam edilmeliydi.

Bu sefer farklı bir haber vardı. Kötü haber olduğu için tez duyuldu. Bu sefer tarifi zor bir acıydı anlatılan. Bu haber iç dünyaların acılarını unutturmuştu. Her seferinde "iyi ama..." şeklinde başlayan ve mazlumu hedef alan eleştiride yapılamıyordu. Haberin ayrıntıları ortaya çıktıkça böyle bir zulümün mümkün olamayacağı hissi uyanmıştı. Herkes kendi kızını, torununu, kendi ablasını, kardeşini aklına getiriyor ve derinlemesine korku dünyasına esir oluyordu. Korkular arttıkça çaresizlik artıyordu. Çaresizlik ise tükenmişliği beraberinde getiriyordu.

Ama bu sefer farklıydı. Gün gelmiş, toplum içinde hakim felsefeye biat etmiş güruh artık kendi tükenmişliğinde yeniden şekilleniyor ve hayat buluyordu. Herkes kötüye karşı iyi'nin yanında saf tutmayı kendine görev saydı. Artık iyilerin sesi daha gür çıkmalıydı. Artık kollektif bir yaşam yeşeriyordu.

Ve bu acıların ortaya çıkardığı öfke seli...

Her hikayenin bir sonu olduğu gibi bu öfkenin güzelliklere vesile olmasını beklerken birileri idam'dan bahsetmeye başlamıştı bile... Bu öfkeyi kendi rüzgarına katmaya çalışan (seçim arefesinde olan) nice siyasileri ve benzeri ufak hesap peşinde olanları saymıyorum bile...

Bir hastamın söylediği gibi "idamın geri gelmesi tartışması, günü kurtarmaktan öteye geçmeyen popülist bir yaklaşımdır." Ben de öyle düşünüyorum. Bu konuda acılı babaya kulak verilirse; Baba Mehmet Aslan, caydırıcı olması acısından idam cezasının yeniden getirilmesi gerektiğini savunduğunu ancak bunun çözüm olmadığını söylemesi ve akabinde acısına rağmen “Kendi nefsini kontrol etmeyi bu insanların öğrenmesi gerekiyor. Kötülüğü insan yapmıyor, içerisindeki çirkin mahlukat yaptırıyor. Henüz barış varken güzele teslim olalım” demesi bizlere mesaj niteliğindedir.

Yaşanan acıların son bulması ve İnsanlığa güzellikler getirmesini beklerken öfke seli fırsatçılarına gün doğdu...

Dedim ya

Yanlış giden bir şeyler var..!

Umarım seni unutturmayız güzel insan, #ÖzgeCanAslan

 

Saygılarımla


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.