Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 24.03.2015
Şerif Kurtuluş

Şerif Kurtuluş

Seçim 2015 ve STK'lar

7 Haziran 2015 tarihinde Milletvekili seçimleri yapılacak. Dolayısıyla sıcak gündemlerle bir hengamedir gidiyor.  Seçim için siyasi partiler ulusal bazda stratejiler geliştirmekte, seçim yalanından soğumuş toplumu-kesimleri, sistemden soğumuş insanları tekrar geri merkez çizgiye çekmeye çalışmaktadır. Çünkü bir sistem için hangi partinin ön planda, hangi partinin baraj altı olacağı önemsiz iken, en tehlikeli süreç toplumun mevcut partiler dışında bir arayışa girmesi, yani yeni bir sistem istemesidir...

 

Genel seçimler yaklaşırken ulusal boyutta olduğu kadar yerel bazda da nice ilginç stratejiler benimsenmekte veya uygulanmaktadır. Örneğin Şanlıurfa'da bir parti başvuruları kazasız sonuçlandırmak için parti içinde bir temayül yoklaması yaptı. Parti içinde demokrasi eleştirilerine yönelik olabilecek bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak Temayül yoklaması sonuçları bile, sayımı yapılmadan parti merkezine yani Ankara'ya taşınmıştı bile...

 

Biraz daha zaman geçti. Parti içi fiskos olarak yapılan eleştirileri azıcık azaltmak ve rakip partilerin sesli eleştirilerini susturmak için bu sefer farklı bir kesime fikir sorulacaktı. Bu kesim STK diye kısaltılan ve kendi tanımına çoğu zaman uygun hareket etmeyen topluluklara (Sivil Toplum Kuruluşlarına) "hangi aday adayı ön plana çıksın" diye sorulacaktı. Ve bir fark daha vardı. STK başkanları yerine STK yürütme kurulu üyeleri oy kullansın denildi. Eee hal böyle olunca STK başkanları da tutuşur gibi oldu. Nede olsa matematik hesabı tutmayabilir büyük abilere mahçup kalınabilirdi... Dolayısıyla STK başkanları için uykusuz günler başlamıştı bile...

 

Temayül yoklamalarına tam uyulması kaydıyla demokrasi biraz daha geliştirilmiş sayılmalı bence...

 

Ancak tanımına uygun hareket eden STK'ların varlığında bu durum ön plana çıkabilir. Neden diye sorulduğunda cevabı çok basit. İletişim çağında olmamız itibariyle hem Sağ hem de Sol ideoloji kendini STK'lar ile tanımlamaya başlamışlardır. Sağ ideoloji asgari devletçi müdahelenin olduğu bir Sivil Toplumdan bahsederken, Sol ideoloji bir adım önde Katılımcı Sivil Toplum olarak kendini tanımlar...

 

Dolayısıyla önümüzdeki yüz yıl STK'lar eliyle iyi veya kötü olarak yönetilecek bir dünyadan bahsedebiliriz. Yandaş STK'lar tanımı nedeniyle önümüzdeki süreç tam renk vermese de iyi düşünelim iyi olsun diyelim... Neden öyle umutsuz STK tablosu çizdik. Hemen açıklamaya çalışayım. Normalde 3 odalı bir dünya hayal edersek bir odasında siyasi erk, ikinci odasında ekonomik-ticari erbab, üçüncü ve en nadide odada ise Sivil Toplum Kuruluşlarının olduğu düşünülür. Bu kitabi bilgidir. Peki gerçek hayatta nasıldır? Aslında benzerdir. Herkes kendi çevresine baktığında gerek siyasileri gerekse para babalarını görebilmektedir. Ancak üçüncü oda yani STK'ların pek seçilemediği, en azından ilk iki oda kadar göze batmadığı görülecektir. Daha dikkatli bakıldığında siyasileri ve para babalarını baskı kurup yönlendirecek olan STK'lar kişisel çıkarlar ve basit hesaplar için teslimiyetçi ve güdülen konumda kalmayı tercih ediyorlar. Dolayısıyla önümüzdeki yüz yıl için iyimser olamıyoruz.

 

Şanlıurfa'da STK'ları dikkate alan ve temayül adı altında yürütme kurulu üyelerine soru sorabilen görüş takdir edilmeye değer olacağı düşüncesindeyim.

 

Asıl konumuza devam edecek ve kişisel düşünce dışına çıkmayan birkaç seçim tahmini cümlesiyle bitirmek gerekirse Şanlıurfa'da CHP ve MHP yarıştan uzak görünsede iyi bir çalışma yaparsa birer milletvekili pekala çıkarabilir. AKP burnundan kıl aldırmamayı tercih eder ve sırtını Ankara'ya dayamaya devam ederse HDP patlama yapabilir. Bu kişisel tahminler bir rüya olabileceği gibi bir gerçeğede işaret edebilir. Bunu da Şanlıurfa'nın temiz yürekli insanı belirleyecek...

 

Zaman sadece birazcık zaman..!

 

 

Saygılarımla...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.