• 05.10.2015
Şemsettin Kaya

Şemsettin Kaya

NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

İsveç Kraliyet Bilimler Akademisince 10 Aralık’ta İsveçli Kimyager - Mühendis,Alfred NOBEL'in ölüm yıldönümünde düzenlenen ve vasiyeti üzerine,her yıl ulusların ve halkların kardeşliğine katkı sağlamak,silah ve orduların azaltılması ve barış kongreleri düzenlemek için en çok çaba sarf eden kişi veya kuruluşlara verilmesi amacıyla organize edilen "NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ" her ne hikmetse kuruluşundan bu yana ( 1901'den beri) ilginç isimlere ve ülkelere verilmektedir.Üç bilimsel dalda düzenlenen  Fizik,Fizyoloji(tıp) ve Kimya dalında olmak üzere en

fazla ABD ilk sırada yer alırken Almanya,Fransa ve İngiltere de diger en fazla ödüle 

layık ülkeler  sıralamasında yer aldılar. Ayrı bir kategori de yer alan.“BARIŞ ÖDÜLÜ” töreni 1901’den bu yana  NORVEÇ’te düzenlenmektedir. Bu ödülü almış olan  ülkelerin liderleri arasında bulunan ve bir çoğu bulunduğu dönem itibarıyla savaş yanlısı olmaları hasebiyle bu ödüle layık görülen bir çok kişi.Örneğin;Henry KİSSİNGER,Willy BRAND,Thedore ROOSEVELT,Thomas Woodrow WİLSON, 

Kim Dae YOUNGMenahem BEGİN,Elie WİESEL,İzak RABİN,Şimon PERES,

Jimy CARTER,Barack OBAMA,Mihail GORBAÇOV gibi isimlerin bu ödüle layık 

gösterilmesi tam bir komedi ve bir o kadar da gariptir.Çünkü bu kişiler ve  yönettikleri 

devletleri bugün dünya'nın maruz kaldığı savaşların baş müsebbipleridir.Bu ülkeler 

dünya silah ticaretinin yüzde 75'ini oluştururken yine mali olarak  yılda 2 Trilyon 

dolara yakın silah satışları ile cirolarına ciro katmışlardır.Oysa bu ödülün verilme sebebi Silah ve orduların azaltılması,halkların ve ulusların kardeşliği esası geçerli 

olması olmazsa olmazları arasında iken” bir avuç dolar “için dünyayı cehenneme

çeviren bu ülkeler ve liderlerin bu ödülü almaları tam bir komedidir.Bu yıl  (2015 yılı için) ödüle layık gösterilen liderler arasında Almanya Başbakanı,Angela MERKEL'in gösterilmesi de bir başka çelişkidir.Zira bu bayan tam bir savaş

yanlısı ve dünya şahinler grubunun da önemli aktörlerinden birisidir.Nobel ödüllerinde ilginç ve bir o kadar da garipliklere bir örnekte 2013 yılında Rusya tarafından Vladimir PUTİN'in Suriye krizinde oynadığı "barışçıl" rol nedeniyle ülkesi tarafından aday gösterilmesidir.Bugün PUTİN'in ABD ile birlikte Suriye'ye yaptığı son operasyon ve bombalamalar bu ödülün kimlere nasıl ve ne şekilde verildiğinin göstergesini oluşturmaktadır.Yine bir başka çelişki 1978 yılında “CAMP DAVİD” anlaşmasını İsrail ve Mısır arasında imzalattıran Jimmy CARTER’ın daha sonra NOBEL ödülüne layık gösterilmesidir.Bir başka çelişkiye örnek de Mısır da Askeri bir darbe ile iş başına getirilen darbeci SİSİ’nin 2015 yılında bu ödüle aday gösterilmesidir.Çünkü SİSİ darbe ile binlerce insanı katletmiş ve Filistin ile Mısır arasındaki Gazze Tünellerini İsrail’in emri ile kapatmıştı.Müslüman  cenahtan da  işbirlikçi Filistin lideri,Yaser ARAFAT dışında Mısırlı iki siyasetçi Enver SEDAT 1978 yılında  İsrail ve ABD’nin isteği doğrultusunda “CAMP DAVİD” anlaşmasından dolayı ödüle layık görülürken,bir başka Mısırlı bir isimde 2005 yılında Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu (UAEA) Başkanlığını yapan Muhammed El BARADEY almıştır.Tüm bu ödül alanların hepsi işbirlikçi ve Emperyalist devletlerce  iş başına getirilmeleri ile tanınıyorlardı.  2009 yılında ABD Başkanı Barack OBAMA’nın “NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ” alması da bir başka düşündürücü olaydır..Çünkü  orta doğu ve Afrika’da “NEO-CON” politikalar izleyen ve bu coğrafyaları kan gölüne çeviren bu kişinin bu ödülü alması bu ödülün savaş yanlılarına mı yoksa barış yanlılarına mı verildiğinin şüphesini de beraberinde getirmektedir.2012’de Avrupa Birliği ne (AB) bu ödülün verilmesi o dönemde de çok tartışılmıştı.AB,Parlamento Başkanı Manfred SCHULZ,”AB ülkelerinin bazılarında insanların zengin olduğunu,bazı ülkelerde ise aralarında akademikerlerin de (Üniversite mezunu) bulunduğu bir çok insanın çöpten yiyecek aradıklarını dile getirmişti.Yine o dönemin bazı Gazetelerinin (Daily Telegraph,Daily Mail gib) yazarları AB’nin NOBEL ödülünü almasını “Tİ”’ye almışlardı.Çünkü gerek Askeri ve gerekse Ekonomik açıdan iflasın eşiğine gelmiş bir topluluğun bu ödülü alması manidardır.Ayrıca İslamofobi’nin tavan yaptığı Avrupa’nın bu ödülü alması NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ’nün bir kez daha kimin emrinde olduğunun sorgulanmasının iz düşümünü ortaya koyuyor.Bunun dışında bu ödülü alan bir çok siyasetçinin ortak özelliklerinin  “Savaş yanlısı olmaları,çok uluslu şirketlerin yönetim kurullarında yer almaları,Uluslar arası  silah firmalarının gizli ortakları olması ve bazı sözde Müslüman cenahın liderleri ile iş birliği içerisinde olmaları ortak buluşma noktalarıdır.Sonuç olarak nitrogliserini patlayıcıya dönüştüren ve dinamiti bulan NOBEL,öldüğünde 33.200.000 kronunun her yıl insanlığa hizmette bulunanlara sunulmasını isterken,bu kararı ve vasiyeti büyük tartışmalara yol açmıştı.Hatta dönemin Gazetelerinden biri”Ölüm taciri öldü” manşeti atmıştı.Bugün günümüze gelindiğinde bu ödülü alanlarında insanlığa hizmet edip etmedikleri ayrı bir tartışma konusudur.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.