Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 04.04.2016
Şemsettin Kaya

Şemsettin Kaya

MÜTTEFİK DOST KAVRAMI VE \"BİZİ KANDIRDILAR\"

Neler oluyor yahu şu güzel ülkemde Allah aşkına.Son aylarda adeta herkes ABD'nin vicdanına sığınmış ve ABD’den medet umar hale gelmiş ve getirilmiş durumda.Şüphesiz ki bu konuda da en çok Müslümanlar bu durumdan savrulmuş ve en çok etkilenmiş gözüküyor.Oysaki Çok değil daha düne kadar ABD için “Büyük Şeytan” diyen Müslüman cenah ve onun basındaki kalemşörleri bugün kalkmış adeta ABD ve onun vicdanından medet umar hale gelmişler.Soruyorum size “Din mi değişti yoksa sizler mi değiştiniz beyler” Elbet de ki  sizler ve bizler  değiştik ve değişmekle kalmayıp üstüne de dönüştürüldük.Malumu olmak üzere  bugünlerde Cumhurbaşkanı sayın ERDOĞAN'ın ABD gezisi öncesi ve sonrası yazılı ve görsel medyada atılan manşet ve yorumlara bakıyorum ve  görüyorum ki,sanki Irak'ta 2 milyon insanın kanını akıtan ve mezhep çatışmalarını hızlandıran ,Suriye'de,Libya'da,Yemen'de akan kanın ve mezhep çatışmalarının müsebbibi ABD .

Değil de sanki bu işi Uzaylılar meydana getirmişti.Yine Temmuz ayından buyana Türkiye'deki terör olaylarının arkasında ve PKK ve onun ana gövdesi  olan PYD'ye kol kanat gerip de Türkiye’yi terbiye etmeye çalışan ABD ve batılı ülkeler değil miydi. Ortadoğu halkına özgürlük getireceğiz ve diktatörleri iş başından uzaklaştıracağız diyerek uygulamaya soktukları “BOP ve genişletilmiş Afrika projesinin  hamisi ve sponsoru “ ABD değil miydi.Ne çabuk bunları unuttuk Allah aşkına.Oysa ki ABD’nin politikalarını belirleyen en önemli düsturu “Ebedi Dostluk yoktur,ebedi düşmanlıkta yoktur.Amerika ve Amerikan halkının çıkarı önceliklidir” derken neden biz de ABD’nin düşman ilan ettiğini düşman,dost kabul ettiğini  dost görüyoruz.Bizim dış politikamız ABD’ye mi endeksli ? Cumhurbaşkanımız sayın ERDOĞAN’ın ABD’yi kapsayan 29 Mart ve 2 Nisan tarihleri arasındaki gezi sırasında görsel medyanın attığı başlıklara bakarsak adeta “Türkiye,Amerika’yı yeniden keşfetti  “edası ile hareket eder duruma geldik.Bu gezi ile ilgili atılan başlıklar ise daha da vahimdi."Kırmızı oda da baş başa.Hani OBAMA ERDOĞAN'ı kabul etmeyecekti.Türkiye'nin diplomasi zaferi,Joe BİDEN sarıldı,muhalefet ve paralel mosmor" gibi başlıklar ile adeta Türkiye’nin ABD’ye ihtiyacı var gibi göstererek Türkiye ve onun Cumhurbaşkanını küçük düşürmek acziyet değil de nedir.Ayıp yahu ! daha dün müttefik ve stratejik dost dediğimiz ABD "PYD terör örgütü değildir" demiş ve bu açıklama sonrası ise Cumhurbaşkanı ERDOĞAN "Ey ABD ,PYD ve PKK'mı dostun,yoksa biz mi müttefik dostunuz" derken Türkiye bu konuda haksız mıydı ? Yine bir zamanlar ABD Başkanı,Barack OBAMA ile sayın ERDOĞAN  arasındaki telefon görüşmesi sırasında Beyaz Sarayın Basın danışmanlığı tarafından OBAMA’nın  elinde Beyzbol sopası ile verilen pozunu tüm dünyaya servis eden ve "ABD başkanı OBAMA,ERDOĞAN ile telefonda görüştü" manşetini atan yine ABD medyası değil miydi.Dünkü OBAMA-ERDOĞAN görüşmesi sırasında OBAMA “Türkiye’nin  Suriye ve PYD konusundaki hissiyatını anlıyoruz.Suriye’nin bölünmesine müsaade etmeyeceğiz ve PYD konusunda hem fikiriz” açıklamaları birer aldatmacadır ve her zaman olduğu gibi Türkiye’yi oyalamaya yönelik açıklamalardır.Çünkü; ABD,bunları dese de şüphesiz ki ,en kısa sürede Suriye’yi 4'e bölecek planını da adım adım uygulamaya sokacak ve bununla da kalmayarak,maalesef Türkiye'ye de  "TAŞIYICI ANNELİK" görevi  yaptıracaktır.Son dönemde ivme kazanan Terör olayları ile Türkiye dizayn edilmek istenmekte ve halk üzerinde de korku imparatorluğu oluşturmak istenmektedir. Türkiye'ye "Suriye politikasına karışma ve PYD'yi kabul et. Aksi takdirde seni 37 yıldır devam eden PKK ve terör sorunu ile tekrar baş başa bırakırım”demeye getiriyor.ABD Dışişleri sözcüsü John KİBRY'nin önceki açıklamaları ve daha önceleri de  ABD Dışişleri Bakanı,John KERRY'nin PYD konusu ve daha öncede DAİŞ ile ilgili olarak "DAİŞ Türkiye eliyle silahlandırıldı.Bununla ilgili elimizde belgeler var" açıklamaları dost ve Müttefikimiz ABD tarafından gündeme getirilmedi mi .Evet şüphesiz ki ABD ve bazı batı ülkeleri ile çatışalım ve savaşalım demiyoruz.Ancak Türkiye sürekli Dost ve Müttefik dediği ülkelerden dost kazığı yiyorsa eğer bu dostluğu sorgulaması gerektiğine inanıyoruz.Aksi takdirde her zaman olduğu gibi yine başlarız "ABD ve dostlarımız bizi kandırdılar" demeye.Hatırlatmakta fayda var.Malumu üzere bir zamanlar Suriye'nin dostları grubu diye bir oluşum vardı ve bu oluşum onlarca kez Türkiye,Fransa ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde olma üzere  ve Beşar ESAD'ın gitmesi yönünde toplantılar düzenlediler.Hatta bu grubun ve toplantılarının organizasyonu yapan ve planlayan ABD ve onun Dışişleri Bakanı John KERRY idi ve her toplantıda bu gruba "ESAD artık yürüyen bir cesettir,ESAD gitti gidiyor" gibi müteakip seferde açıklamalarda bulunmuştu..Hatta bu açıklama üzerine  ümitlenen ve cesaretlenen sayın ERDOĞAN "Allah'ın izniyle hep beraber ŞAM-EMEVİYE Camii'nde Cuma namazı kılacağız"açıklaması yapmıştı.O gün bugündür değişen bir şey olmadı  ve ne ESAD iş başından uzaklaştırıldı,nede Suriye'de göz yaşları dindi.Üstelik 600 bin insan katledilirken  5 milyon insan muhacir konumuna düşerek başta Türkiye olmak üzere bazı ülkelere kaçmak zorunda bırakıldılar. Daha sonra da Suriye'nin Dostları Grubu Başkanı Muaz ELHATİP" Suriye'nin Dostlarıyız ve yanındayız diyen ülkeler iki yüzlü ve münafıktırlar" açıklamasında bulunmuştu.Suriye’deki bu savaşta başından beri tek dik duran ve politikasında değişiklik yapmayan tek ülke Türkiye oldu.Şimdi ABD ve batılı bazı ülkeler Türkiye’nin bu politikasından vazgeçmeleri konusunda Türkiye’ye dayatmada bulunmak istiyorlar.Son terör hadisesini bu konu üzerinde düşünmek gerekir.Ez cümle Türkiye bundan sonra "DOST ve MÜTTEFİK ÜLKELER" konusunda sorgulama yapmak zorundadır.Aksi takdirde bugün Suriye'nin başına gelen Allah muhafaza bizim de başımıza gelebilir.Unutmayalım ki Türkiye kaybederse tüm İslam Coğrafyası kaybeder.Nihai hedef Türkiye’dir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Şanlıurfa’da en Başarılı Belediye Başkanı kimdir?