Novada
  • 04.01.2017
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Reina katliamı ve ‘öteki’ler

DEAŞ, bir yılbaşı eğlencesini hedef aldı. Yılbaşını kafirlerin ahlaksızca bir eğlence günü olarak görüp, öyle anladıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Tabii, şu analizi de yapmak zor değil: DEAŞ'ın asıl hedefi, şiddet ve terör eylemleri yoluyla, Suriye'de El-Bab'daki gerilemesine karşılık vermek. Katliamın bir yılbaşı eğlencesine yönelik olması, Türkiye'deki iç tartışmaları yeniden alevlendirdi. Ülkemizde bir grup fanatik, yıllardır, yılbaşı eğlencelerini hedef alan, bunları karalamaya çalışan bir tutum içinde. Yeni yıl, Hıristiyan inancına göre, İsa'ın doğumuyla başlar. Bundan yola çıkarak, bu günün bir eğlenceyle kutlanmasının, kendi inançlarına ters düştüğünü söyleyenler var. 27 Aralık (2016) tarihli yazımda, bu tutumun bir cehalet olduğunu yazmış, şunları aktarmıştım:

İsa Peygamber

“İslam dünyasına gelince: Kuran-ı Kerim’de, Hz. İsa, önemli peygamberlerden biri olarak kabul edilir. (...) Müslümanlar çocuklarına bu nedenle İsa ismini verirler. Bu konularda bazı teolojik tartışmalar ve ayrılıklar olsa da, esas durum budur.” Kaldı ki, hiç böyle referanslar olmasa da, bir topluluğun kutsal günleri, eğlenceleri, onların hakkıdır. Yasaklanamaz, ötekileştirilemez.

Birbirimizi suçlamayalım

Bazı çevreler, son DEAŞ saldırısını, ötekileştirici zihniyetin ürünü sayıyor, saldırı ortamının bu tür yayınlarla hazırlandığını düşünüyor. Fanatizmi, cahilliği eleştirelim, ama gerçekçi olalım: DEAŞ, bu tür saldırıları din adına yaptığını iddia etse de; onların siyasi hedeflerini din üzerinden açıklamak, kolay değil. Suriye ve Irak'ta, başını ABD'nin çektiği bir işgal sonrası, bölge halkları derin bir çaresizlik ve felakete yuvarlandı. DEAŞ, bu vahşi ortamın ürünü. Asıl olan, “din” değil, öfke ve hınç. Türkiye, yanı başındaki bu yangından sıçrayan alevlerin acısını yaşıyor. Yangın sürdükçe, hangi güvenlik önlemini alırsanız alın, önemi yok... Birini önleseniz, yüzünü önleseniz; birisi kaçabiliyor. İsteyen yılbaşında eğlenir, isteyen yılbaşını eleştirir. İsteyen satranç oynar, isteyen satrancı eleştirir. Zevkler ve renkler farklı olabilir. Şiddet ve ötekileştirme olmadıkça, sorun yaşanmaz. Birbirimizi tercih ettiğimiz etkinlikler, eğlenceler üzerinden suçlayıp, dışlamanın anlamı yok. Farklılıklarımızı bir zenginlik olarak görmedikçe, iç huzuru sağlayamayız. Toplumsal fay hatlarını kaşımanın kimseye bir yararı olduğunu sanmıyorum. Başkaları da bunu istismar edip çıkarları için kullanır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.