Novada
  • 12.07.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Zihinde kalanlar

Yaklaşık bir aylık bir süredir ve daha öncesinde öğrenciyken her yaz 3 aylık sürelerde Urfa’da muhabir olarak görev yaparken göze çarpan, haberleştirdiğimiz, ses olmaya çalıştığımız bazı şeylerden bahsetmek isterim. Bunların bazıları artık Urfa’da kangren haline gelmiş şeyler, bazıları çözümü basit ama uğraşılmayan, bazıları olursa fena olmaz cinsinden hadiseler.

Okumayan ve bundan mutlu olan toplumuz!

Urfa’da beni en çok üzen ve en önemli gördüğüm sorun Urfalıların okumayla olan küslüğü. Belki ülke genelinde bu sorun var ama okumayan bir ülkenin okuma oranında Urfa’nın en sonlarda olması durumu daha vahim kılıyor. Bu sorunu aşarsak daha düzeyli, sorgulayan, düşünen ve üreten bir gençlik oluşacaktır ki bu Urfa’nın geleceği açısından çok önemlidir. Bunun için gençleri mutlak surette kitapla buluşturmak gerekir. Bu da tabi ki benim değil, ilgili kurumların işi. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü, kütüphaneyi zenginleştirme ve gezici kütüphane ile elinden geleni yapıyor. Milli Eğitim İl Müdürü Sayın Metin İlci’nin söylediğine göre okullarda da öğrencileri kitaba, okumaya alıştırmak için etkinlikler yapılıyor ve artarak devam edecek. Bütün bunlar oranın artması için yapılması gereken şeyler ama bence asıl iş belediyelere düşüyor. Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri Urfa insanını, gençleri kitapla buluşturmaya mükelleftir. Gençlerimizin kitaba bir ilgisi olmadığı için kitabın olduğu yerlere gitmiyorlar. O zaman belediyelerin çalışmasıyla kitaplar insanların gittiği her yere kitap götürmesi, insanla kitabın iç içe yaşamasını sağlaması gerekir. Parklarda, otobüs duraklarında hatta gerekirse sokaklarda kitaba erişimi kolaylaştıracak kitaplıklar kurmaları gerektiğini düşünüyor ve böyle bir proje öneriyorum. Bir nesil okumadan, anlamadan yetişti bari yeni nesil düşünen, sorgulayan bireyler olarak yetişsin.

Eski esnafa değer yok!

Muhabirlik yaptığım sürece eski, kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri gündeme getirmeye çalıştım, ustaların sesi olmaya çalıştım. En eski mesleklerin merkezlerinden olan Urfa’da teknolojiye yenilmek üzere olan bu meslekler yaşatılarak belki ekonomiye değil ama turizme çok büyük hizmetler yapılabilir. Keçecilik, kalaycılık, bakırcılık, marangozluk, ahşap oymacılığı gibi mesleklerin ustalarının değerlendirilmesi, onların elleriyle meydana getirdikleri şah eserleri gelen turistlerin beğenisine sunmak gerekir. Böylece hem turizmde bir artımız daha olur. Hem de bu mesleği icra eden ustalarımız ekmek götürür evine. Bunu kim sağlayacak? Tabi ki belediyeler sağlayacak. Sosyal belediyecilik bunu gerektirmez mi?

Halen zaman geçirilecek bir mekân yok!

Yıllardır arkadaşlarımla çıkar gezerim Urfa’da. Bir çarşıya çıkarız Balıklıgöl turu sonra tekrar Divanyolu, çarşı falan derken biter gezimiz. Gidecek başka yerimiz yok çünkü. Şimdi avm’ye falan gidiyoruz ama biz belki şehir içinde böyle yeşilliği olan etrafı canlı vs. bir yerde oturmak istiyoruz. Hafta sonu zaman geçireceğimiz ama şehrin içinde, yürüme mesafesinde olacak bir yerlerde oturmak, eğlenmek istiyoruz. Yıllardır bunun için hiçbir şey yapılmadı. Bunun için belki de en uygun yer eski 11 Nisan Stadı’nın olduğu yer. Burada altı otopark üstü zaman geçirilecek, yeşil bir alan olabilir. Fakat benim korkum oranın da Topçu Meydanı (Rabia) gibi beton yığınına dönüştürülmesidir. Burası yeşilinin bol olduğu, havuzlu, sosyal faaliyetlerin yapılabildiği güzel bir alana çevrilebilir. Sosyal belediyecilik bunu da gerektirir.

Gösteriş için iş yapılıyor!

Memleket olarak gösterişi çok seviyoruz. Yapılan birçok iş faydasına bakılmaksızın daha gösterişli, heybetli olduğu için yapılıyor. Biz de heybetine aldanıp eksiklikleri, yanlışlıkları sineye çekiyoruz. Belediyeler yaptıkları birçok projede gösterişe önem veriyor, şaşalı törenlerle, basın toplantılarıyla bunu duyuruyor. İşin neye ne kadar faydası olacağını kimse sorgulamıyor. Bu da içi boş hizmetin ortaya çıkmasına neden oluyor. Öncelikle vatandaşlar uyanık olmalı, yapılan her işin kendi parasıyla yapıldığını bilerek yapılan işler için hesap sormalıdır. Yöneticiler de yanlış bir iş yapmanın vatandaşın parasını çarçur etmeye sebep olacağını, bunun vebalinin de büyük olacağını bilmeleri gerekir. Sosyal belediyecilik, sosyal devlet bu mudur budur…

 

Saygılar…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.