Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 17.11.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Suriye’de başrol Fransa’nın mı?

Cuma gecesi Fransa’nın başkenti Paris’te meydana gelen bombalı ve silahlı saldırılar tüm dünyayı şaşkına uğrattı ve korkuttu. Bu olayları ilk duyduğumda aklıma hemen 11 Eylül ve Amerikan ikiz kulelerine El Kaide saldırıları geldi. Bu kez ise IŞİD’in Avrupa’nın önemli merkezlerinden Paris’te büyük bir katliam gerçekleştirdiğini gördük. Peki ama neden Fransa?

11 Eylül’e baktığımızda mağdur başrol Amerika’ydı ve figüran El Kaide saldırılarından sonra Irak’a, Afganistan’a girip El Kaide’yi temizlemek hedefindeydiler. Tabi bunun hikaye olduğunu hepimiz biliyoruz. Daha sonra ABD’nin özellikle Irak’ta yaptığı katliamlar ve sömürgeler, dünya kamuoyuna ikiz kulelere saldırı sebebiyle haklı, şirin gösterildi. Şimdi düşünüyorum da Fransa’daki saldırı sonrası IŞİD konusunda polemiklerden uzak duran Fransızlar hemen Rakka’daki IŞİD mevzilerini bombaladı. Acaba IŞİD ve Suriye konusunda, ABD-Irak- El Kaide hikayesindeki ABD başrolü bu kez Fransa’ya mı verilmek istendi? Bu saldırılar Fransa’nın oyunun içinde olması, Suriye’nin yıkılmışken sömürülmesi için, Avrupa kölesi bir Suriye devleti oluşması için mi yapıldı? IŞİD falan dönemin El Kaide’si gibi sadece bir figüran rolünü mü üstleniyor? Bu sorular uzayıp gider.

Peki ama neden Fransa seçildi bu olaylar için? Benim aklıma birkaç şey geliyor onları paylaşayım;

-Fransa’da Charlie Hebdo baskını ile ileri seviyelere çıkan İslamofobi’nin kullanılmak istenmesi

- Fransa’nın daha önce Müslüman ülkeleri sömürmede tecrübeli olması

- Fransa’nın doğu ve batı blokunun keskin bir tarafında yer almaması, her iki tarafa da uygun bir aday olması

-Fransa’nın daha önce de IŞİD tarafından bazı saldırılara uğramasına atıf yapılarak haklı nedenler oluşturulması ve daha az tepki alınacağının hesaplanması.

Müslümanlar rahat olmalı

Kendini İslamcı olarak tanıtan her terörist grubun saldırılarından sonra Müslüman kesimi bir telaş alıyor. Bunlar gerçek Müslüman değil, Müslümanlar katil değil vs. bir sürü şey paylaşılıyor sosyal medyada. Bence Müslümanlar artık bu kendisine yüklenen suçluluk psikolojisinden sıyırılmalı.

Tabi ki Müslümanım diyen insan dinine, imanına zeval gelmedikçe bir cana kıymaz. Dinimiz bize bunu emretmiştir. İslamcı diye geçinen bu taşeron örgütlerin dinimizi kullanması tabi ki içimizi acıtıyor ama bunların Müslüman bir oluşum olmadığını, İslamiyete düşman güruhlar tarafından kurulup finanse edildiğini tüm dünya biliyor, biz de bilmeliyiz. Ancak biz de bunlara lanet etmeli, sempati duymamalıyız. Her sakallıyı imanlı da saymayacağız, terörist de saymayacağız. Kimin ne olduğunu bileceğiz, okuyacağız, araştıracağız.

IŞİD, El Kaide, Taliban, Boko Haram falan kimler tarafından kuruldu, nasıl finanse ediliyor, nasıl kullanılıyor bunları bilmemiz gerekir ki bu taşeron örgütler bir katliam yapınca biz ezik, suçlu psikolojisi yüklenmeyelim. Gerçek Müslümanlar bunlar değil diyoruz ama maalesef dünyadaki Müslümanlar gerçek birer mümin olamadığı için İslamiyet bu kadar çok kullanılıyor ve yıpratılıyor. İnşallah daha şuurlu, bilinçli bir Müslüman nesil yetişir de İslamiyet katliamlar, sömürgeler için araç olarak kullanılmaz. Selametle…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.