• 12.01.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Spora engel olmayalım

Sporun sağlıklı ve mutlu bir yaşam için gerekliliğini anlatmaya gerek yoktur. Spor tüm insanlar için şüphesiz çok gereklidir. Ancak bizim kafamızda yer edinmiş bir kalıp var ki bu çok yanlıştır: “Engellinin sporla ne işi olur?”

Engelli insanlar bir engeli bulunmayan sağlam insanlara göre daha dirençlidir. Engelleri yüzünden bazen dışlandıkları bazen de istedikleri işi yapamadıkları için kendilerini farklı bir şekilde kanıtlamak isterler. İşte spor onlar için önemli bir kendini gerçekleştirme mecrasıdır. Yani sporun engelli bireyler için bambaşka bir anlamı var. Zaten yaşamlarında birçok engelle karşılaşan ve bu engellerin oluşturduğu stresle yaşayan engelli bireylere spor adeta bir terapidir.

Gelelim ülkemizde engelli insanlara sağlanan amatör veya profesyonel spor imkânlarına. Türkiye’de engelli insanlar için sağlanan amatör olarak yapılacak parklarda veya spor salonlarında hiçbir imkân yok. Zaten o insanlar destek yerine günlük hayatta birçok sıkıntıyla, engelle karşılaşıyorlar. Ne devlet dairelerine gidebiliyorlar yardım almadan ne de toplu taşıma kullanabiliyorlar. Yapmak isteyen de bin türlü sıkıntı çekiyor. Herhalde yetkililer buralarda yorulan engellileri spor yapmış kabul ediyor. Parklara ve bahçelere insanların kullanması için spor aletleri konması güzel bir şey ancak keşke engelli vatandaşlarımız da düşünülerek yapılsaydı o aletler.

Profesyonel olarak baktığımızda engellilere yönelik birçok spor dalı ve federasyonu bulunuyor. Ampute futbolu, tekerlekli sandalye basketbol, engelliler masa tenisi vb. farklı dallarda engelli bireylerin boy göstereceği, bir anlamda kendini gerçekleştireceği profesyonel spor mecraları bulunuyor. Bunlara devlet bazında ve vatandaşların desteği ise çok az. Ampute futbolunda Türkiye gerçekten iyi yerlerde. Büyük bir mücadele örneği gösteren engelli sporcular hem futbol oynama hayalini gerçekleştiriyor, hem de elde ettikleri başarılarla o alanda ülkenin ismini ve bayrağını göndere çektiriyor. Tekerlekli sandalye basketbol takımlarında durum daha da vahim. Çok az destek alabilen bu takımlarda çok önemli ve istekli sporcular yetişiyor. Dünya çapında başarıları bulunan tekerlekli sandalye basketbol milli takımı ve kulüp takımları maalesef çok az destek alıyor. Diğer bütün branşlarda da durum aşağı yukarı aynı seviyelerde. Futbola gömülmüş, ondan başka bütün branşları amatör sayan, hobi sayan bir ülkenin vatandaşları olarak engelli insanlarımızı ve onların spordaki azmini, başarılarını görmüyoruz. Belki bu özverilerini, isteklerini ve sonunda elde ettikleri başarıları görseydik hem bizim için büyük moral kaynağı olurdu hem de profesyonel saydığımız alanlarda onlardan örnek alınarak başarıya ulaşırdık. Yani engelli insanlara moral ve destek vereceğimize onlar bize gereken morali ve desteği veriyor olacaktı. Tabi tüm iş onların farkında olmamızda bitiyor.

Bedensel engelli ve başarılı bir sporcu olan arkadaşımın dediği gibi, “Engel bedende değil beyindedir” Onların bedeninde bir eksiklik olabilir ama onları günlük hayatta fark etmeyen bizim de beynimizde engelimiz, eksiğimiz bulunduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Onlar bize

 

muhtaç değil. Onlar sadece eşit şartlarda yarışarak diğer her şeye gösterdiğimiz duyarlılığı kendilerine de göstermemizi istiyor. Bu da çok büyük bir zahmet olmasa gerek.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.