Novada
  • 10.03.2016
Numan Babacan

Numan Babacan

Kadının değerini yok sayan programlar

Bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü daha geçtik. Sosyal âlemde kadınları yücelten değerli kılan paylaşımların yanı sıra gerçek dünyada ise yine kadın cinayetleri, şiddet vs vardı. Yani bu 8 Mart da göstermelik değerin ötesine geçmedi. Artık şiddetten bahsetmek istemiyorum zira konusu açıldıkça normalleştiğini düşünüyorum. Ben kadınlara şiddetin farklı bir boyutundan bahsetmek istiyorum. Hem de bu şiddet türüne kadınların çok büyük ilgisi var maalesef.

Tabii ki televizyonda kadınları, aile kurumunu, kadın-erkek ilişkilerinin mahremiyetini zedeleyen, aşağılayan hatta çaktırmadan dalga geçen programlardan bahsediyorum. Evlilik gibi ciddi, hayatın merkezinde yer alan bir kurumun televizyon programlarında rezil bir duruma düşürülmesi, kadınların paravan arkasından görülerek seçilmesi vs. bence kadına karşı işlenen bir şiddet türüdür. Kadının mahremiyetini hiçe sayan, aile kurumunu küçük düşüren ve alaya alan bu programlar maalesef yine kadınlar tarafından ilgi görüp yüceltiliyor. 

Bunun dışında yine kadınların yüzüyle, yapısıyla dalga geçen, onları daha gençleştirip güzelleştirdiğini ifade eden bir program daha var şu anda ekranlarda. O da maalesef yine kadınlar tarafından çok fazla ilgi görüyor. Belki kadınlar bunun farkında değil ama en azından RTÜK’ün buna el atması gerekir. Toplumumuzun yapısını bozmaya yeltenen, açıkça olmasa da alttan alttan zihinlere bu şekilde yerleşen bu programlar hakkında gereğinin yapılması gerekir. Hem kadınlara hem topluma en büyük zararı bunlar vermektedir. 

Televizyonda verilen bilinçaltı mesajlar algımızla oynuyor, kültürümüzle hiçbir şekilde bağdaşmayan bu tür programları bize normalmiş gibi yansıtmaktadır. Bize kendi yaşam tarzımızın, kültür ve geleneğimizin dışında batıdan gelen bu rahat görünümlü yaşam tarzını benimsetmektedir. İnsanlarımız da maalesef bu yaşam tarzına ilgi göstermektedir. Bu konuda saygıdeğer hocam Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci önemli bir uğraş vermektedir. Yağmur hocamız sağ olsun okullarda gençlere, ailelere bunları anlatıp farkındalık oluşturmak için çalışıyor ancak bunu ülke çapına yaymak için konuyla devletin de ilgilenmesi gerekmektedir. 

Belki bu konular şimdi çok anlamasız, basit gelebilir ancak birkaç yıl sonra gelecek nesilde geçmişimizle ilgili hiçbir anane, gelenek göremeyince anlayacağız ama çok geç olacak. Tamamen batıya özenti bir aile yaşamı, giyim-kuşam tarzı vs. olacak, kendi kültürümüzden örnekleri sadece müzelerde göreceğiz. 

Kadınların ve ailenin şimdi programlarda olan ancak daha sonra yaşama uygulanacak olan şekliyle mahremiyetinin, özelinin ve öneminin kalmaması durumunda kadınlar gününün, kadına şiddete karşı eylemlerin ne önemi kalacak? Asıl şiddet ve şiddete teşvik şu anda çokça izlenen televizyon programlarında yapılıyor. Buna dur denmezse daha çok şiddet, kadın cinayeti, cinsel sapkınlık haberleri izleyeceğiz. Ama olsun, biz yılda bir kez 8 Mart’ı kutlarız hem de sosyal medyadan. Yani üstümüze düşeni yapmış oluruz!!!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.