Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 07.03.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Enerjiyi yanlış yere harcıyoruz

Türkiye garip bir hal almaya başladı. Akşam haberleri açtığımızda bir sürü gariplikle karşılaşıyoruz. Her şehirde farklı bir olay ki gülsek mi ağlasak mı şaşıyoruz. Bunları görünce düşünüyorum da Türkiye, aksiyon dolu bir Hollywood filmine benziyor. Her an her yerden bir şey çıkacak, bir olay gelişecek diye bekliyoruz. Böyle yüksek aksiyonlu filmler için yüksek bir enerji lazım elbette. Demek ki Türkiye’de genç nüfusun fazla olmasından kaynaklanan bir enerji fazlalığı var ve gelişen olaylar da enerjinin açığa çıkmasının sonucu.

Bir ülkenin üretmesi, kalkınması, atılım yapması için mutlaka büyük bir enerjiye dolayısıyla da genç bir nüfusa ihtiyacı vardır. İnsanların sanayi, tarım, teknoloji gibi her alanda enerji sarf edip daha fazla üretim yapıp daha fazla ürün ihraç etmesi gerekir. Ülkenin kalkınmasının en önemli yolu enerjiyi doğru alanda kullanmaktır. Üretim yapan toplumlara baktığımızda nüfusu çok fazla olan Çin, enerjisiyle çok fazla üretim yaparak kalkınıyor. Enerji,  sanayi ve teknoloji alanında kullanılıyor ve bugün Çin dünyanın en önemli yedek parça ve teknoloji ürünü ithal edilen ülkelerin başını çekiyor. Onun dışında genç nüfusu çok fazla olmayan Almanya, İtalya gibi Avrupa devleri de sanayi ve teknolojide dünyada ön sıralarda yer alıyor. Hollanda gibi az nüfuslu bir ülke de enerjisini sanayinin yanı sıra tarımda da kullanıyor ve tarımsal ihracat konusunda üst sıralarda yer alıyor. Göründüğü üzere mevcut enerjinin doğru yerde kullanılması kalkınma için yeterlidir diyebiliriz.

Türkiye’ye baktığımızda ise yeterli enerjinin olduğunu her günün çok hareketli geçmesinden anlıyoruz. Hani meşhur bir spiker sözü vardır: “Gün geçmiyor ki ülkemizde bir gariplik yaşanmasın.” Kim bulmuşsa bunu ülkeyi özetleyen müthiş bir cümledir. Her gün bir acayiplik oluyor. Kavgalar, şiddet, kötü olaylar ülkenin temsil yeri TBMM’den başlıyor ilkokullara kadar iniyor. Herkes birbiriyle kavgalı, herkes bir şeylerin peşinde. Haberlere baktığımızda siyasi aktörlerin dışında insanlar da hep bir olayın içinde. Üniversite öğrencileri ilim öğrenip üretecekleri yerde sağ-sol deyip birbirlerini öldürüyor. Gencecik canlar toprağa düşüyor, kazanan ise tabi ki o gençler, aileleri veya ideolojileri değil arabozucular, kötü niyetliler oluyor. Akademisyenlerimiz bilimsel çalışmalar yapıp bilim adamları yetiştireceği yerde ek ders peşinde koşuyor, istifa edip milletvekili olma derdine düşüyor. Memurlar ve işçiler zaten boğazını geçindirmenin derdinde onlara lafımız yok. Çünkü hayat pahalılığına karşı düşük maaş alınca tüm enerjisini geçim savaşında harcıyor. Gazetecilere bakarsak herkes bir tarafa sırtını dayamış saydırıyor. Ülkenin durumunu herkes konuşuyor ama bana göre hiçbirinin umurunda değil.

 

Yani sözün özüne gelirsek; enerjisi yüksek bir ülkeyiz. Eminim ki büyük teknolojiler üretecek beyinler ve enerji de bizde mevcut. Ama ne üretiyoruz, ne ithal ediyoruz derseniz elde avuçta sayılacak pek bir şey bulamıyorum. Demek ki enerjimizi yanlış yerlerde harcıyoruz. Enerjiyi şiddete, dolandırıcılığa, koltuk savaşına, ideolojik çatışmalara harcıyoruz. Eğer topyekûn, ülke olarak pozitif enerjimizi açığa çıkarıp doğru zamanda ve doğru yerde kullanırsak bu iş olur….


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Sizce en başarılı belediye başkanı kim?