Metrolife
  • 17.07.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Biz Büyüdük ve Değişti Bayram

Şimdi zamanda bir yolculuğa çıkalım ne dersiniz! Geçmiş bayramlar arası şöyle bi gezelim bakalım neler varmış. Şimdi 7 maddede bir küçükken bayramlar nasılmış birde büyükken nasılmış bir bakalım.

Küçükken:

-Bayramda sabahın erken saatinde uyanırdık heyecanla, bayramlıklarımızı giyme, harçlıklar toplama telaşına kapılırdık.

- O zaman hiç bitmesin bayramlar isterdik çünkü bayram demek daha fazla oyun, şeker ve harçlık demekti.

- Büyüklerimizin ellerini öpmek için sabırsızlanırdık, yaşıtlarımızla kapışırdık. Yani menfaat vardı sonuçta, büyüklere saygı ikinci plandaydı. Harçlık vermeyecek olanı bilirdik isteksiz öperdik onun elini.

- Mezarlığa giderdik. Öyle çok ziyaret isteğinden falan değil gezmeye gitmek olarak düşünürdük onu da. Tabi sıkılırdık uzun süre orda okunan dualardan, kasvetli ortamdan ve belki akan gözyaşlarından.

 

- Misafirliklere giderdik, akraba ziyaretlerine. Orada yapılan birbirinden güzel yemekler, tatlılar, ikramlar için sabırsızlanırdık.

- Arkadaşlarımızla kazancımızı muhasebe eder, o parayla neler alabiliriz onu konuşurduk. Pek tasvip etmesem de boncuklu silahlarla birkaç günlüğüne Polat Alemdar misali gezerdik mahallede.

 - Ramazan Bayramı bitince hemen Kurban Bayramı hesabı yapardık ne zaman gelecek diye. Çünkü o da ayrı bir heyecan, ayrı bir kazanç, yepyeni bayramlıklar demekti.

Büyüdükten sonra:

- Şimdi bayram namazı için uyanıyor kimimiz istekle, kimimiz babamızın zoruyla gidiyoruz namaza. Namazdan sonra güzel bir kahvaltı hayalimiz var sadece. Bayramlaşmak bile bazılarına fuzuli gelir.

 

- Şimdi bayram bitsin-bitmesin arada kalıyoruz. Çünkü bitmezse misafirlerle ilgilen, bayramlık işler ıvır zıvır çok iş yükleniyor sırtımıza. Bir yandan da bayram demek tatil demek okuyanlar ve çalışanlar için.

 

- Şimdi harçlık vs. alamadığımız için büyüklerimizle bayramlaşırken o kadar da heyecanlı değiliz. Büyüklerin ellerini öperken vs. şimdi hani o harçlık vermeyeceğini bildiğimiz amcalar-teyzeler var ya işte onlar gibi davranırız. Öylesine isteksiz, ruhsuz…

- Mezarlık ziyareti mi, gençlerin en sevmediği yer. Çünkü ölümü hatırlamak, yaşamak istemiyor gençler ama yaşamak için ölümü bilmek gerekir.

- Misafirlik, akraba ziyaretleri vs. yine gidiyoruz tabi ki. Ancak ne yalan söyleyeyim çocukluk kadar heyecan vermiyor. Hani prosedür gereği bazı işleri yaparız ya ona da o gözle bakarız çoğu zaman bitse de gitsek havasında oluruz.

- Harçlık olmayınca muhasebe edecek pek bir şey yok. Zaten cebimizde kendi paramız var çoğu zaman. Şimdi maalesef gerçek silahlarla, maddelerle, sigarayla tatmin olmaya çalışıyoruz.

- Diğer bayramın hesabını tatil hesabı olarak yapıyoruz tabi ki. Bir de kurbanlık fiyatları, masraflar vs. onları da düşünüyoruz. Eeee ne demişler dünün çocukları bugünün babaları olduk. Harçlık alma devri bitti verme devri başladı. O yüzden çok da sıcak değiliz diğer bayrama.

Bu anlattıklarım tabi ki herkes için geçerli değil. Bu sadece kendi gözlemim ve izlenimimden yola çıkarak, kendi çevremi örneklem aldığım kendimce bir analiz diyelim. Gerçekten bayramı bayram gibi, her yaşta coşkuyla karşılayan, yaşayan insanımız var. Gerçi Müslüman’ın zulüm altında olduğu bu zamanda bayramı coşkuyla kutlamak çok da normal değil.

 

Tüm Müslüman âlemine huzurlu, mutlu bir bayram diliyorum


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.