Metrolife
  • 06.05.2016
Numan Babacan

Numan Babacan

Bir Leicester City olamaz mıyız?

Futbolla pek ilgisi olmayanlar için söyleyeyim başlıkta yazılı olan Leicester City, futbolun beşiği İngiltere’de şampiyon oldu. Ancak bu takımın diğer takımlardan bir farkı var. Endüstriyel bir mecra haline gelen futbolun sanayi merkezi olan İngiltere’de takımların değeri yüz milyonlarca, futbolcuların değeri de on milyonlarca Euro ile telaffuz ediliyor. Ligi bu sezon tepede bitiren, ipi göğüsleyen takım Leicester’in takım değeri ise sadece 26 milyon Euro. Bu rakamda gariban memurumuza, işçimize hayal gelebilir ama diğer takımlara baktığımızda 250 milyon Euro’yu aşkın değerli takımlar hatta 30 milyondan fazla ederi olan futbolcular var. Bu takımın şampiyonluğuna ne için değindim, konumuz futbol mu? Hayır konumuz futbol değil tam olarak. Konumuz; inanmak, azim, vazgeçmemek ve nihayetinde başarı….

Leicester City düşük bütçesiyle ligde bu sezonu dipte bitireceği çoüğu kişi tarafından tahmin edilen, bahislerde şampiyonluğuna hayal diye tabir edilerek uçuk rakamlar verilen bir takımdı. Ancak bu takım belki şampiyonluğu hedeflemiyordu ama yapabileceğinin üstüne çıkmak için uğraşıyordu. Pes etmediler, çalıştılar ve mutlu sona ulaştılar. Düşük bütçeleriyle, on milyonlarca lira eden yıldız futbolcularıyla değil genç, başarıya aç savaşçılarıyla ipi göğüslediler. Peki başlıkta dediğim gibi bir Leicester City olamaz mıyız, biz de inanarak, çalışarak mutlu sona ulaşamaz mıyız?

Şüphesiz ki ulaşırız, daha iyisine bile uzanabiliriz. Biz neden en iyisini üretmeyelim, neden en güzel yerlerde okumayalım, nitelikli çalışmalarımızla bilime yön vermeyelim? Avrupa’dan neyimiz eksik? Japonya kadar olamıyor muyuz? Kendi arabamızı üretmekte bir Çek Cumhuriyeti, Güney Kore bizden ne kadar ileride olabilir ki?

Bu soruları kendimize sorduğumuz gün, boş vakitlerimizde televizyon izleyip kitap okuma, araştırma saatlerimizi artırdığımız gün biz de bir fitili ateşleriz. Biz de batı nasıl olsa yapmış biz kullanıyoruz, biz yapmaya çalışsak da engellerler, etimiz ne budumuz ne demediğimiz gün şampiyonluğa ilk adımı atmış oluruz. Leicester City takımı eğer sene başında ligde Chelsea, Man Utd., M. City, Arsenal, Tottenham, Liverpool gibi takımlar var değerleri bizim on katımızı buluyor, biz ligde kalalım yeter deseydi emin olun küme düşerdi. Biz de şu an bunu dediğimiz için küme düşmesek de o potanın çemberinde dönüp duruyoruz. Belki düşmüyoruz ama bir yerlere tutunmadan dimdik yürüyemiyoruz maalesef.

Bu dediğim atılımı kim yapacak peki? Tabi ki biz gençler yapacağız. İnanarak, isteyerek, daha ileriyi hedefleyerek, hayaller kurarak çalışacağız, daha çok çalışacağız. Normal devlet memuru olmayı değil, sosyal, siyasal, fen bilimlerinde; mühendislikte, tıpta bilimsel çalışmalar yaparak ülkemize puan kazandırmaya, üst lige çıkarmaya çalışacağız. Dünya liginde söz sahibi olmak için dünyanın bazı konularda bize muhtaç olması gerekir işte biz çalışmalarımızla, üretimimizle dünyayı kendimize muhtaç edeceğiz. Bu söylenenler hep söylenir büyükler, öğretmenler tarafından ama sadece bize biraz gaz verir iş çalışmaya gelince tüm havamız söner. Üşeniriz, korkarız, umudu yitiririz…

 

Yine de ben umutluyum. Ben kendi adıma çalışacağım gidebileceğim en iyi yere gideceğim. Leicester’in takım olduğu gibi biz de ülke olursak, birbirimizin açıklarını kapatırsak, üretirsek eminim sonunda zafer inananların olacak, şampiyon olacağız. Allah yardımcımız olsun, çalışma azmi, isteği ve kuvveti versin…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.