DEDAŞ
sur yapı
  • 27.01.2015
Numan Babacan

Numan Babacan

Bir gösteriş aracı olarak hatıra ormanları (!)

Konya’dan yola çıkıp Şanlıurfa’ya gelirken gündüz yolculuk yaptığım için etrafı izliyordum. Yaklaşık 700 km. süren yolculukta en çok dikkatimi çeken şey yol boyu süren hatıra ormanları oldu. Birçok devlet kurumu, güvenlik güçleri, siyasi parti, sivil toplum kuruluşu hatta futbol takımı adına dikilen hatıra ormanları görülüyor. Çoğunlukla çam ağaçlarının tercih edildiği hatıra ormanları tahminen 1-2 dönüm kadar yer kaplıyor.

Genel olarak baktığımızda ağaç dikmek, orman oluşturmaya çalışmak güzel bir şey. Hem devlet kurumlarının hem de özel kurum ve kuruluşların böyle bir sosyal sorumlulukta bulunması önemli, artmasında büyük fayda var. Hem doğa, çevre ve hava için ağaçların artması, ormanların her tarafta oksijen kaynağı olarak bulunması muhakkak faydalıdır hem de Peygamberin ağaç dikme ile ilgili sünnetine nail olma şerefi var.

Ancak geçmişten beri ağaç dikimiyle ilgili dikkatimi çeken ve bu yolculukta gördüğüm hatıra ormanlarında da fark ettiğim bir şey var ki bu güzel etkinliği, duyarlılığı gölgeliyor. Ağaç dikiminde kullanılan fidanlar dikildikten sonra sadece bir can suyu veriliyor ve artık kaderine terk ediliyor. Bu fidanlar yetişecek mi, suya ne kadar ihtiyacı var veya çevresinde biriken zararlı otları temizlemek gerekir mi hiç düşünen yok. Bazen sosyal sorumluluk diye bazen de belediye hizmeti diye yapılan fidan dikimlerinde ilerleyen süreçte fidanın akıbetini soran yok. Yol kenarında gördüğüm ve çoğu belediyelere, sivil toplum kuruluşlarına ve emniyete ait olan hatıra ormanlarında bazı fidanlar yerini beğenmiş olacak ki büyümüş, ağaç olmuş. Fakat büyüyen fidanların sayısının azlığı elle sayılır, gözle görülür şekildeydi. Çoğunlukla fidanlar dikildiği boyda kalmış, çoğu sararmış ve tahrip olmuş. Hatıra ormanı diye dikilen yüzlerce ağaçtan sadece birkaçının yetişmiş olması orayı bir orman yapmıyor maalesef. Eğer bir iş yapıyorsak bunu doğru dürüst yapmamız gerekir. Ağaç dikmek çok önemli bir mevzuyken bunu sadece gösteriş amaçlı kullanmak, ‘bakın çevreye önem veriyoruz ve orman oluşturuyoruz’ demek için o kadar fidanı boşa harcamak ne kadar doğrudur? Böyle şaşalı bir şekilde, davul zurna ile fidan dikimi yapan kurumlara diktikleri fidanların bir yıl sonraki halini göstermek gerekir. Madem amacınız ormandı, yeşillikti neden bu diktiğiniz fidanların gelişimini takip etmediniz? Zaten fidanın gelişimine ilk yıl dikkat edersen daha sonra kendisi büyür sana ihtiyacı kalmaz. Ama biz gösterişi çok seven bir millet olduğumuz için çağırırız basını fidanımızı diker, çevreciliğimizi gösteririz gerisi urumuzda değil.

Yani sözün özü şu ki; çoğu şeyi gösteriş amaçlı yapıyoruz, bu şekilde yaşıyoruz. Giyim, kuşamımız, gittiğimiz mekânlar, hal ve hareketlerimiz, sanal platformlardaki etkinliğimiz hepsi gösteriş amaçlı. Tamam, bazen kendimizi tatmin etmek, bazen de insanlara daha iyi görünmek için bunları yapabiliyoruz.  Kurumların da çok sevdiği bir şeydir gösteriş yapmak. Belediyeler, dernekler vs. çok sever bir işi yaparken gösteriş yapmayı. Fidan dikimi de çoğu için vazgeçilmez bir gösteriş etkinliğidir ama bari bu işte gösterişi birazcık arka plana itip doğayı, ağacı düşünün be arkadaş. Fidan dikim merasiminde yine yapın gösterişinizi ama bari sonrasını takip edin ve yaptığınız iş amacına ulaşsın, fidanlar ağaç olsun.  Tabi sizin amacınızın ne kadarı fidanlar ekip ağaç yetiştirmek orası tartışılır. Eğer bir işi yapıyorsak, bunu yarım yamalak değil tam yapmalıyız. Hele tüm canlılara faydası olan ağaç, orman gibi meseleleri daha ciddiye alarak yapmak gerekir. Binlerce fidanı diktikten sonra kaderine terk etmek yanlıştır, günahtır.

 

Bu yazı başta hatıra ormanı diken ve yaptırdıkları kocaman tabelalarda kendi isimlerini büyükçe yazıp bu ormanı biz yaptık dercesine gösterişin alasını yapan devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları, dernekler ve şirketler için yazıldı. Bir de gösterişi çok fazla seven insanlar üstüne alırsa sevinirim. Tabi anlayana…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.