Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 29.07.2017
Mehmet Salih Şansal

Mehmet Salih Şansal

Sulama tezatları…

Genel nüfusu Suriyelilerle birlikte 2,5 milyonu bulan Urfa’ya hükümet tarafından yeterince kaynak sağlanmadığını zaman zaman  gündeme getirir dururuz.

Haklıdır bu talepler genellikle ancak bir de madalyonun öteki yüzü vardır.

İnsan kaynağı eksikliği, plansızlık, öngörüsüzlük,  siyaset kurumunun alet olarak kullanılması, liyakat yerine partiye yakınlığa göre atama gibi..

Bunlara başka daha bir çok olumsuzluğu ekleyebilirsiniz.

Alın size Suruç Pompaj Sulaması.

Projeyi yakından takip edenler çok iyi hatırlayacaktır, 'Damla sulama ve yağmurlama sulama'yla üretim yapılacağı hükme bağlanmıştı.

Gelin görün ki şu anda sulu tarıma açılan 350 bin dönümlük alanın en az yüzde 80’lik  kısmında  ‘Vahşi Sulama’ yapılıyor.

Hem de Harran Ovası’nda bu yanlışın ortaya çıkardığı fatura gözler önünde olmasına rağmen..

Bu hem daha fazla  su israfı, hem daha fazla enerji sarfiyatı demek.

Şu tezata bakar mısınız?

Bir yanda tarlasına suyu, elektriği bulamayanlar çiftçi, diğer yanda müthiş bir israf...

Bir yanda baraj yakınında içme suyu bile bulamayan köylü, diğer yanda boşa harcanan Fırat suyu..

*

Suruç Pompaj Sulama Projesi’ndeki sıkıntıların bir kısmı çiftçilerle alakalı.  Yapımcı firmadan kaynaklanan problemler de var tabiki.. 

DSİ’nin tespitlerine bir kulak verdiğimiz zaman şunları işitiyoruz:

‘Tüm mesele sahadaki malzemelerin bir şekilde kaybolması. Kimin aldığını, niçin kaybolduğunu bilmiyoruz. Firma diyor ki; 2014’ün ikinci yarısından itibaren  ‘biz malzemelerin hepsini yerleştirdik, hatta bir daha yerleştiriyoruz, sonra birileri alıp götürüyor.

Suruç Pompaj Sulama Projesinde görev yapan 24 tane güvenlik görevlisi var. Onların çabaları da yeterli olmuyor.

Bazı sorunlar üreticinin sisteme müdahalesinden kaynaklanıyor.  ‘Sulama Birliği’ işlevi görecek firma,  eksikliklerden dolayı  işi devralmaya, sahaya inmeye yanaşmıyor: ‘sözleşmede bazı maddeler var. Firma, ‘Eksikler giderilmezse, biz çiftçinin zarar ziyanını karşılamak zorunda kalırız, bu  da bizim iflasımız olur’ diyor.

Şu anda  sayaçların takılması gerek ama takılamıyor. Çünkü hidrantların boruları yok, alınmış.

Enerji olarak bir kıstasımız var fazla su harcanmaması adına..  Kullanılan su miktarı ne kadarsa, ona yüzde yirmi olası kayıplar ilave edilecek, ‘Şu kadar suyu temin etmen gerekiyor. Eğer servis pompa istasyonuna gelen fatura bundan çok daha fazlaysa DSİ olarak firmanın istihkakından kesiyoruz.  Bu da onlar açısından çok büyük bir sıkıntı . Çünkü kontrol edilemiyor.

Bir başka sorun da servis yollarının çiftçiler tarafından tarlaya ilave edilmesi. Böyle olunca hidrantlara ulaşma, onları takip etme, patlakları onarma konusunda sıkıntılar yaşanıyor.

Eksiklerle ilgili olarak tüm tutanaklarımızı tuttuk, hem Genel Müdürlüğe, hem de projeyi takip eden şube müdürlüğümüze yolladık. Şimdi bu eksiklikleri yüklenici firma bir kez daha gidermek zorunda. Pompa istasyonunda kullandığımız bazı parçalar hariç ki onlar yurt dışından geliyor. Diğer malzemelerin  çok büyük bir kısmı  Türkiye’de üretiliyor.

Şu anda sulama faaliyetleri bazı aksamalara karşın devam ediyor. Eksiklerimizden daha çok, üreticilerin vanaları gidip kendi kafalarına göre açması, kapaması, bir noktaya gitmemek için vanaları, şanzımanları  kırmaları gibi olumsuzlarla karşılaşıyoruz. 4-5 gün su veremediğimiz de oluyor, sonra bunu telafi ediyoruz.

Şu anda 350 bin dönümlük alan sulanıyor.  Ancak 898 noktadan şebeke dışına su alındığını tespit ettik. Bu sadece ana kanaldan.. Bir de tahliyeler, hat sonu vanaları açılarak su alınıyor.  Bu nedenle sulu tarım yapılan alan miktarının bundan çok daha fazla olduğunu tahmin ediyoruz.

Şu anda çok büyük bir alanda salma sulamayla tarım yapılıyor. Böyle olunca 2 kişinin suyunu bir kişi kullanıyor.

350 bin dönümlük alana su veriyoruz ama 700 bin hektarlık su kullanılıyor. Böyle olunca su israfı taban suyu yükselmesi gibi olumsuzluklar dışında, normalin iki katı enerji sarfiyatı ortaya çıkıyor. Bu, bazı noktalara suyun ulaştırılamaması riskini beraberinde getiriyor.

Çiftçilerle zaman zaman bir araya geliyoruz. Kendilerine de izah ediyoruz.  Şu anda yaşadığımız sıkıntıların çok büyük nedenlerinden biri  ‘Salma Sulama’dır.

Üretici genellikle ekonomik nedenleri gerekçe göstererek modern sulama yöntemlerine yanaşmıyor’

*

Suruç Pompaj sulamasında mevcut tablo böyle..

Gerçek olan şu ki Suruç Pompaj Sulama Projesi tamamen damlama ve yağmurlama üzerine dizayn edilmiş. Su ihtiyaçları buna göre yapılmış ancak yasal zorunluluk konulmamış.

Nedeninin siyasi kaygılar olduğunu tahmin etmek güç değil. 

‘Yasaklarsak bunu Suruç özelinde değil, bölge geneli için almamız  gerekir. Bu da bize oy kaybettirir’ diye düşünmüşlerdir belkide..

Şu anda sulu tarıma açılan alanların çok büyük bir bölümünde  pamuk tarımı yapılıyor.  Ürün desenini geliştirmek adına yapılması gereken çalışmalar ayrıca ele alınması gereken bir konu..

Suruç Pompaj Sulama Projesi’ndeki hedefleri tekrar anımsatmakta fayda var.

Toplam 96 bin hektar tarım arazisi suyla buluşturulup damla ve yağmurlama sulamayla ekonomiye yılda 270 milyon TL gelir sağlayacağı, bölgede yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam ve iş imkânı oluşacağı hesap edilmişti.   

Bu hedeflere ulaşmak isteniyorsa şimdiden bazı radikal adımlara ihtiyaç var.

Hem de çok acil.

Yarın çok geç olmadan....


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.