• 05.01.2018
Mehmet Sadık Alican

Mehmet Sadık Alican

Şanlıurfa kış geceleri

Tarihi 11 bin 500 yıl öncesine dayanan Şanlıurfa bir çok Medeniyete ev sahipliği yapmış olmakla beraber, çok geniş ve kapsamlı Halk kültürüne sahip bir şehirdir. Folklor yönünden de aynı tarihlere kadar uzanan Şanlıurfa engin ve derin bir folklor hazinesidir. Şanlıurfa’da yapılacak araştırma ve derlemeler, Şanlıurfa folkloru hakkında daha ayrıntılı bilgiler vereceği gibi, şu andaki folklorumuza daha değişik boyutlar getirebilir.

Bugün, Sıra gezmesi, (sıra gecesi) dağ yatısı, düğün, nişan, gelin hamamı gibi birçok gelenek bütün canlılığıyla yaşatılmaktadır. Sanayileşme, nüfus artışı ve teknolojinin gelişmesi, bugün mevcut olan birçok özgün halk kültürü ürününün zamanla yok olmasına, bir kısmının da değişmesine neden olmaktadır. Şanlıurfa denince akla ilk olarak Hz. İbrahim'in doğduğuna inanılan mağara, ateşe atıldığına inanılan Halil-ü Rahman gölü, (Balıklı göl) Hz. Eyyüb peygamber'in çile çektiği mağara, dünya tarihinin bilinen ilk tapınağı Göbeklitepe başta olmak üzere ; çarşıları,hanları,hamamları,hayatlı evleri, gazelleri, türküleri, türkücüleri, yanık hoyratları, sıra geceleri, çiğköftesi, mırrası, kendine özgü yemekleriyle Urfa mutfağı gelir ..

Bunların dışında Şanlıurfa gelenek ve görenekler, atasözleri, beddular, bilmeceler,heketleri,( halk hikâyeleri) masallar, halk ilaçları, çocuk oyunları, el sanatları, efsaneler gibi birçok konu Şanlıurfa folklorunun ayrılmaz parçalarıdır.

Bütün bu saydıklarımızın yanı sıra Şanlıurfa'da kış mevsimi de bir başkadır.Özellikle uzun kış geceleri teknolojinin ve iletişim araçlarının olmadığı dönemlerde, uzun kış geceleri eğlenmek ve güzel vakit geçirmek adına; aile efrâdının bir araya gelerek birlikte olmalarının tadı şimdiki a sosyal durumlara göre çok keyif vericiydi.

Odun kömürünün dışarıda yakılarak köz haline getirilmesinden sonra manğal veya tarıf(*1) içeriye getirilir.

Dört etrafı ve üstü açık olan tandır kürsüsünün(*2 ) altına yerleştirilir ve tandır örtüsü örtülür ev halkı ayaklarını tandırın içine uzatmak sûretiyle bir yandan ısınırken diğer yandan hanği heket'in (*3) anlatılacağını merak ve heyecanla beklerler.

Heket'i anlatacak kişi ki genellikle en yaşlı olandır ( büyük baba veya büyük anne) önce ahaliyi derin derin süzerek gözden geçirir ve der;

Bakın ben heket'e başladığımda ses çıhadan olursa, ee, soyra, nolmuş diye, iki de bir soran olursa heket meket aynatmam haa..

Üstü kapalı bir tembih le karışık tehdit savurarak hakimiyeti ele alır..

Sonra ekler akıllı, akıllı dinleyenlere kavurğa, ceviz, çek çek, bastığ(*4) verecağam der böylece az önceki tehditin verdiği gerginliği ortadan kaldırıp heket'e başlar..

Bi varmış bi yokmuş..

Halk hikayeleri, kahramanlık destanları, cinli,perili masallar ve çocukları eğitici hikayeler anlatılmaya başlar..

Evvel zaman içinde

Kalbur saman içinde

Cinler cirit oynarken

Eski hamam içinde

Anamın bohçası yok

Çarşıda bi tazı gezi

Boynunda haltası yok

O yanı yalan

Bu yanı yalan

Fili yuttu bi yılan

Dedim:Haltacı halta yaparmısan

Beşyüz altın kaparmısan

Burnunda altın hızma

Ayağında sarı cızma

Cebine incez hoşafı tökmiş

Çatırdadı kos kimin

Pilav yağaydı başıma

Dolma degeydi başıma

Bir kuş olaydım

Konaydım paklavanın başına..

Vakti zamanında bir padişah varmış bu padişahın üç oğlu varmış...

Padişah ın her iki oğlu akıllı,uslu,en küçük oğlu,berduş,meyhanede,dağda,kumarda;yani haftalarca eve uğramazmış..Diye devam eder gider heket..Hikayeler çok uzun sürer bu yüzden bazen bir sonraki güne kalır..

Bu hikayeler anlatılırken bir yandan da bazen kavurğa bazen şire ceviz, meyve ikram edilir..

Urfaya ve kış gecelerine dair anlatılabilecek o kadar çok meseleler vardır ki; şimdilik bu kadar anlatalım tıpkı hikayelerde olduğu gibi devamı sonraki yazılarımıza kalsın..

1-Tarıf : Çamurdan yapılan içinde ateş yakılan bir çeşit çamurdan manğal.

2- Tandır -Tandır Kürsüsü;

Kışın soba yakılamadığında! Isınmak için dört ayaklı etrafı ve üstü açık olan kürsünün içine içinde ateş yakılmış ve ateşin közünün kaldığı manğal veya tarıf üstünede yorğan veya battaniye örülerek içine ayakların uzatılmak sûretiyle ısı veren ısınma aracı.

3- Heket :Hikaye-Masal

4- Kavurğa : Burğulluk buğday'ın elenerek geriye kalan elentisi, nohut, menengic, kendir tohumu, künye ve karpuz çekirdeğinin ıslatılarak ayrı ayrı kavrulduktan sonra birbirine karıştırılarak birleştirilen Urfaya özgü bir çerez çeşidi.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.