DEDAŞ
sur yapı
  • 04.12.2017
Mehmet Sadık Alican

Mehmet Sadık Alican

EYYÜBİYE

 

 

Eyyübiye mahallesi, eski Urfalılar ! tarafından çıhariki mehle, (dışarıda ki mahalle ) kötüler mahallesi diye bilinir söylenir. Çıharı ki mahalle denilmesinin sebebbi sur dışında olması, kötüler diye anılmasının sebebi ise Hz.Eyyüp Peygamberin çile çektiği sıra da mahalle dışına sürülmesinden kaynaklanıyor diye rivayet edilir.

Bir Eyyübiyeli olarak mahallemin tarihini büyüklerimden çok dinledim. Büyüklerimiz mahallenin tarihinden bahsederken buraların Abğar krallıkları döneminde Abğarların yaşam alanı olduğu ve bu yüzden Eyyübiyenin batısında bulunan dağlardan birinin isminin “Ahber” dağı olarak Abğar kelimesinden bozulduğunu söylerler.

Esas yerleşim yeri olarak Eyyübiye mahallesi tarihi; sur dışında olan Urfa’nın ilk çıhari ki mahallesidir.

Mimari olarak Eyyübiye de tarihi bilinen evlerin en eskisi en az 320 senelik Mirza Ali oğullarından Mustafa ağa gilin, ( Kürdoyun evi ) ve Dallabo gilin, Mistige gilin evleridir.

Tarihi, mimari ve arkeolojik çalışmalar açısından işin ehli olan araştırmacılar elbette daha iyi bilir.

Eyyübiye mahallesi, geçmişte kaçakçılıkla bütünleşmiş, bu yüzden Kalaboynu,Kendirci mehlesi Herran kapı, Arap meydanı sakinleriyle ve Urfa’nın ticaret ehliyle sıkı ilişkileri olan Eyyübyeliler bir çok Urfalı aileyle kız alıp vermeden, ticari ilişkilerine kadar akrabalıkları ortaklıkları olmuştur.

Her fırsatta Urfalılıktan bahsediriz ya hani, işte Eyyübiye aslında halen bile Eyyübiyeliliğiyle bir bakıma Urfalılığı yaşatan bir mahalledir. Çünkü Halen Eyyübiyede mahallelilik kültürü yaşıyor ve yaşatılıyor.

Düğünleriyle,taziyeleriyle, mehle şenikliği ( aynı mahallelilik ) devam ediyor.

Kurtuluş savaşında kahramanlıkları destanlaşmış bir mahalle olmasına rağmen sonraları birilerinin, Eyyübiyeyi yok sayma ve 11 Nisan’ı sadece 12 lerle sınırlandırma ve sınıflandırma! Çabaları görülse de Çete bayramı organizasyonlarının neden ? Eyyübiyeliler tarafından yapıldığını

araştırmadıklarındandır.

Kaldı ki 12 lerin içinde olan Şıho Hac Ramazan ve Barutçu zade Hac İmam Eyyübiyelilerdir, hatta 11 Nisan Şehidlerinden Mehmet Şekerci ve Alican Şıho Hac Ramazan kolundandır.. Rahmetli Şıh Halil de bunların şahididir.

Bu bayramları kurtuluş savaşında mücadele etmiş Şehidi gazisi olan aile büyükleri tertiplerlerdi, mesela ilk başlarda, Şıho Hac Ramazan, Muhtar Sofi Felhan, Gavur Abdo, Alicanlar, Barutlar, Aktaşoğluları-Hec Ayıplar, Sabri Boyahçı, Tumbullar, Dügerler aklıma ilk gelen isimler.

Mahallenin Şehidlerinden Mehmet Şekerci kabri Gavur Abdoyun kahvesinin karşısında ki parkın içinde, Alican, kabri Harran kapı mezarlığında, Tumbul Bakır, kabri harran kapı aile mezarlığında…

Eyyübiye de aşiret değil daha çok aileler bilinir tanınır, çünkü Eyyübiyeliler nüfusunun çokluğuyla değil mehle şenikliği anlayışıyla hareket ederler !

Mahallenin en eski aileleri; Şıhlar ( Hamuddeşşeyh’in çocukları torunları ) Müceddemiler, Hec Hüro gil, Bahçacılar, Kürdo gil, Tenkeci Mahmut, Ağcanlar, Bude gil, Yeşildağlar,Abdoyu Hamme, Vaveyli gil, Hinano gil, Barutlar, Aktaşoğulları.. Şu an ismi aklıma gelmeyen bir çok aile.. ( İsimleri toparlayıp daha sonraki yazılarda belirteceğim ) Bir çok ailenin bir biriyle kavim hısımlığı akrabalığı dostluğu ortaklığı kirveliği vardır Eyyübiye de.

Şimdi o günler de yaşanmış üç ayrı kişiden dinlediğim bir olayı anlatayım.

1915 ermeni tecritinden sonra bir şekilde Urfa da kalmış ermeni bir ailenin kadın ve çocukları kurtuluş savaşı günlerinde ortalık karışıkken tedirgin olurlar, tedirginliklerinde de haklıdırlar çünkü kendini bilmez bazı kişiler bu savunmasız insanları sıkıştırırlar. Onlarda kendilerini bu sıkıntıdan kurtaracak kişiler ararlar sığınmak için.

Molla Halil diye hali vakti yerinde yardımseverliğiyle tanınan bilinen bir Urfalı onları kendi evine alır, bir süre kimsenin haberi olmadan onlara her hangi bir zarar gelmesin diye saklar.

Molla Halil hali vakti yerinde biri olduğu için işgal kuvvetlerine sezdirmeden evinde davet süsü vererek toplantılar tertip ediyormuş. Bir gün yine Molla Halil’in evinde amcası oğlu Şıho Hac Ramazan kendi çeteleriyle birlikte bir toplantı yaparken o kadınlardan biri içeri girerek Şıho ağa kimdir der..

Şıho Hac Ramazan ve odada bulunanlar şaşırırlar Şıho Hac Ramazan, ben Şıhoyum ama ağa değilem der..

Kadın der madem sen bu çetelerin başısan ben namısımı siye dahil ettim, bizi kurtar Haleb’e Şam’a kardaşlarımın yanına götür der.

Bunu duyan Şıho ve yanındakiler onları alırlar Suriye ye götürürler.. Yolda talana yağmaya eşkıyaya karşı hepsini sağ salim götürür kadının kardaşı gile teslim ederler.

Eyyübiye ile ilgili çok mesele vardır büyüklerimizden dinlediğimiz o kadar çok yaşanmış kaçakçılık hikayeleri, kahramanlık hikayeleri ve yaşanmış ilginç hikayeler var ki, anlatmaya dinlemeye doyamayız..

Bunları ve daha fazlasını Eyyübiye ile ilgili yazmaya başladığımız kitapta daha detaylı anlatacağız İnşallah..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.