• 25.12.2017
Mehmet Emin Kuş

Mehmet Emin Kuş

ZORUNLU EĞİTİM

 

 

   Zorunlu eğitim insan haklarına ve eğitim/öğretim özgürlüğüne aykırıdır…

  Zorunlu eğitim başlı başına sorunlu bir şeydir. Ne demek zorunlu eğitim!? Bir aile isterse çocuğuna istediği kadar (kaç yıl isterse) eğitim verebilmelidir. İstediği zaman da eğitimine ara veya son verebilme hakkına sahip olmalıdır. Bu hak ailelerindir. Devletlere ait olamaz.

   Bilimsel olarak ta ispatlanmıştır ki; uzun süreli kesintisiz zorunlu eğitim sıkıntı olmuştur. Sıkıntı, çünkü sanatkârlar eleman bulmakta zorluk çekiyorlar. Geçen günlerde bir ayakkabı imalatçısı ile konuşurken şöyle demişti; “eski ustalar/kalfalar emekli oluyorlar, ölüyorlar. İşi bırakanlar var… Ama biz bunların yerine yeni eleman alamıyoruz/bulamıyoruz.

   Birçok meslekler de, elemanların işi kavrayabilmesi için küçük yaşta eğitilmesi şarttır… Şimdi zorunlu eğitim 12 yıl ve bir çocuk 20 yaşında zorunlu eğitim den kurtulacak/bitirecek. Bu yaştan sonra meslek öğrenilir mi? Hayır.

  Milyonlarca çocuğu zoraki yıllarca okuttunuz diyelim. Bunlara devlet kadroların da iş imkânı verilebiliyor musunuz?  İmkânsız.

  Bu yaştan sonra iş bulamayan bir insan ne yapacak? Bu yaşına kadar bir işte/bir meslekte (zorunludan dolayı) çalışamamış, meslek elde edememiş bir insan bu yaştan sonra ne yapacak…

  Üstelik sanayi deki sıkıntının, üretim yapan çeşitli meslek dallarının vasıflı eleman bulamamanın çektiği/çekeceği sıkıntıyı düşünelim…

  Üretime dönük bir eğitim sistemi olmazsa okullarımızdan mezun olan gençlerimiz işsizlik belasından kurtulamazlar. Bakınız hepsi değil, ama birçoğu böyle!  Ziraat fakültesi mezunu aşıyı yapmayı, toprağı ve bitkiyi tanımıyor, bilmiyor. Makine mühendisi motoru tanımıyor. İnşaat mezunu malanın ne olduğunu bilmiyor. Mimarların bir kısmı uzun süre proje çizemiyor. Ama bakarsanız hepsinin kapı gibi diploması var. Çünkü okuldan mezun olan bu gençlerimiz; dallarında uygulama yapmadan sadece ezbere dayalı bir sistemden mezun oluyorlar da bu yüzden bilmiyorlar. Yoksa yeteneksiz ve beceriksiz oldukları için değil.

  Bu yazım ve tavsiyelerim yetkililere ulaşır mı bilemem ama ben buradan TBMM’sinde ki parlamenterlere, Sayın Milli eğitim bakanına, akademisyen, edebiyatçı, insan haklarına gönül verenlere,  STK’lara, basına, yazarlar ve duyarlı olan her kese sesleniyorum; bu uygulama yanlıştır. ileri ki zamanlar da çok büyük sıkıntılar doğuracaktır.

  Çocukları kabiliyetlerine göre, okumaya veya mesleklere yönlendirmek daha doğrudur. Tüm çocukları aynı eğitime tabi tutmak yanlıştır. Zorunlu eğitim dört yıldan fazla olmamalıdır. Temel eğitim için dört yıl yeterlidir. Ondan sonra aileler çocuklarını istek ve yeteneklerine göre yönlendirmelidir.

  Ya da mutlaka kesintisiz uzun süreli olacaksa, o zaman mesleki eğitime ağırlık verilmelidir. Okullarda mesleki eğitimin alt yapısı sağlam oluşturulmalıdır. Ezbere dayalı yerine, uygulamalı eğitim verilmelidir.

  Bir öğrenci mezun olduğu liseden kendi alanında en azından işin yüzde ellisini elde etmiş olmalıdır. Geriye kalanı ya yüksek okulda yada gittiği iş yerinde kavraması kolay olmuş olur.

  Uygulamalı şekilde ki eğitim ve öğretim, hem işsizliği, hem de sanayi de ki kalifiye eleman sıkıntısını giderecektir.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.