Novada

Saray’ın, Büyük,ihtişamlı ve Heybetli bir kapısı vardı. Padişah, Ferman Verdi. Bu Kapıyı açana Hazinenin anahtarı verilecek! Açamayan’ın ise Kellesi vurulacak! Tüm Yiğitler, Cengaverler, savaşçılar kapıyı açmak için  saray’ın Kapısının önüne geldi. Hemen yan taraft’ta Hazinenin Altından bir Anaktarı, ve siyah kıyafetli elinde kocaman bir baltalı Cellat duruyordu. Kapıyı açan Anahtarı, Açamayan’ın ise kellesi gidecekti.Tek, tek  Sırayla Kapının önüne geldi Yiğitler, Cengaverler, savaşçılar Kimi Kapıya baktı Korktu geri çekildi, kimi umudunu yitirip celadın yanına gitti, Kimi Kellesi’nin vurulmaması için Padişah’a yalvardı. İçlerinde bir Fakir vardı. Yaşarken zaten ölmüştü… Emin adımlarla Kapıya Doğru yürüdü. Başını öne eğdi kapıyı altan yukarıya doğru süzdü… Gerçekten Kapı Büyük,ihtişamlı ve Heybetliydi… Gözlerini Kapattı Parmağını kapıya doğru uzattı ve “Bismillah” dedi. Hala gözleri kapalıydı… Oysa kapı gıcırdayarak sonuna kadar açılmıştı… Aslında o kapıyı kendi açmamıştı. Zaten kapı açıktı… Fakat O kapının Büyük,ihtişamlı ve Heybetinden korkanlar bunu hayatıyla ödemişlerdi…  Büyük,ihtişamlı ve Heybetli kapılardan korkmayın! İçinizde ki umut, Cesaret, inanç bu kapıları siz dokunduğunuzda sonuna kadar açacaktır… 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.