Metrolife
  • 29.07.2016
İbrahim Toru

İbrahim Toru

Darbe Girişiminin Hedefi Erdoğan ve Türkiye’nin Geleceğiydi

15 Temmuz 2016 Türk tarihinde unutulmaz bir gece… Darbecilerin elindeki modern silahların, milletin iman ve vatan sevgisi karşısında yenilgiye uğradığı, milletimizin tüm dünyaya kahramanlık dersi verdiği bir gece. Bizim gençlerden bir şey çıkmaz, bu adamdan bir şey olmaz diyenlere en büyük cevap verildi o gecede. Halkın korkusuzca davranması ve Çanakkale ruhunun milletimizin yüreğindeki yansıması birçok kendini bilmiş sananları ve kendini beğenmişleri yanıltmıştır. Türk halkının genlerindeki korkusuzluk, cesaret ve asalet en parlak zaferlerimizin üzerinden yüzlerce yıl geçse de yok olmamış ve halkımız 15 Temmuz gecesi tek vücut olup bütün dünyaya yenilmezliğini ispatlamıştır.

Şimdi gelin 15 Temmuz öncesinde neler yaşandı, neden darbe girişimi yapmaya çalıştılar bununla ilgili hafızamızı bir yoklayalım:

27 Mayıs 2013: Gezi olaylarının başlangıcı. Sözde birkaç ağaç için halkı isyana davet etmek. Dış ve iç odaklı şer güçlerin birleşmesi ve bu isyanlara davet edenlerin özellikle sosyal medyayı iyi kullanması neticesinde gezi olayları tam anlamıyla vatana ihanete dönüştü. O dönemde AK Parti teşkilatları sosyal medyada aktif değildi. Memlekette taş üstünde taş bırakmamaya sanki yemin etmiş bir güruh İstanbul’un altını üstüne getirdi. Aslında gezicilerin derdi, amacı 27 Mayıs 1960 tarihinde Adnan Menderes’e yapılan darbeyi hatırlatarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a gözdağı vermekti. Ama Erdoğan’ın Afrika (Cezayir) dönüşü sonrası iki gün içerisinde AK Parti’nin tüm teşkilatları sosyal medyada aktif bir halde gezicilere karşı müdafaa yaptılar. Polisimizin de fedakâr çalışmaları neticesinde gezi olayları püskürtüldü.

17- 25 Aralık 2013: Paralel yapının gerçekleştirdiği 17- 25 Aralık operasyonları açık ve net bir şekilde Cumhurbaşkanımızı hedef alıp halkın gözünde Sayın Erdoğan’ı yolsuzlukla ya da yolsuzluğa göz yummakla suçlamaktı. Bunu başarabilselerdi yeni bir algı operasyonu ile halkın kafasını karıştırarak dış güçlerinde etkisiyle içimizde bir huzursuzluk başlatmak gayesindeydiler. Ülkemizin gelişmesini istemeyen, kendilerini ülkenin ağası zanneden şer odaklarının bu eylemi de kendi başlarına döndü. Halkımızın Sayın Erdoğan’a olan güveni sarsılmadı. Aksine paralel yapının gerçek yüzü ortaya çıktı. Sayın Erdoğan “İnlerine gireceğiz” diyerek, halkı da gerçek anlamda bu örgüt ile ilgili bilgilendirerek paralel yapıya bilmeden, saf duygularla destek veren inançlı insanları uyardı. Bu vesile ile kamuoyunun nazarında bu yapının çevresinde öyle ya da böyle bir şekilde bulunmuş insanlardan alt tabakadakiler ibadet, orta tabakadakiler ticaret ve üst tabakadakiler ihanet vasıflarıyla adlandırıldı.

19 Ocak 2014 (Mit tırları olayı): Amaç yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyetiydi. Tırlardaki silahlar IŞİD’e gidiyor algısı oluşturularak, kamuoyu yanıltılacak ve dış basınla iş birliği yapılarak Türk siyaseti ve hükümeti zayıf düşürülecekti. Ancak plancıların bu planı da tutmadı.

17- 25 Aralık ve Mit tırları ihanet girişimlerine rağmen AK Parti 2014 yerel seçimlerinden büyük bir zaferle çıkmış ve 10 Ağustos 2014 günü Sayın Erdoğan, ilk defa halkın seçtiği Cumhurbaşkanı olmuştur.

Hain güçler yerinde durmamış ve Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve Türkiye’yi zayıf düşürecek eylemlerine devam etmiştir. 6- 8 Ekim 2014’te Kobani olayları bahane edilerek, “Kürtler katliama uğruyor” propagandasıyla ülkemizde bir isyan hareketi başlatılmak istenmiştir.  Bu olaylarda elli insanımız öldü. Bu olaylardaki asıl amaç Sayın Erdoğan’ı IŞİD’e destek vermekle suçlamaktı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında ülkemizi uluslararası siyasette zayıf düşürmek, hükümete zarar vermek amaçlanmıştı. Ancak hükümetimiz aklıselim davranarak 6- 8 Ekim olaylarını da püskürttü.

Hain şebekeler ve Erdoğan karşıtı tüm güçlerin birleşmesi ile AK Parti 7 Haziran 2015 seçimlerinde tek başına iktidar olamamıştır. PKK, PYD ve başka dış güçlerin birliğiyle Şanlıurfa Suruç’taki patlama ve ardından Ceylanpınar’da iki polis memurunun şehit edilmesinden sonra çözüm süreci bitmiş, IŞİD ve PKK birçok yerde eylemler yapmıştır.

Ülkemiz geliştikçe birileri hep rahatsız olmuştur. Bu yıl içinde yaşadığımız Ankara Kızılay’daki canlı bomba patlaması ve İstanbul Havalimanına düzenlenen saldırıda çok sayıda vatandaşımız öldürülmüştür.  Bu olaylardaki asıl amaç ülkemizi zayıf, güvensiz göstermek bu vesile ile ekonomiyi çökertmek ve hükümeti düşürmektir.

Tüm bunların neticesinde ortaya şu çıkmaktadır: İç ve dış şer güçleri yaptıkları tüm olaylara, eylemlere rağmen istediklerine ulaşamamıştır. Demokrasi ve halk her zaman galip geldikçe hainler son kozlarını oynamışlar ve 15 Temmuz gecesi başta Cumhurbaşkanımızı yok etmek ve hükümeti silah zoruyla devirip cuntacı bir yönetim kurmayı amaçlamışlardır.

Hainler hain emelleri için öncelerde halkı her zaman sokağa çağırırdı. Ancak millet hiçbir zaman onların oyunlarına kanıp vatanın zararına olan hiçbir olayda sokağa inmedi. Vatan sevdalısı bu millet, Sayın Erdoğan’ın bir çağrısıyla meydanlara indi, meydanları inletti. Recep Tayyip Erdoğan’ı darbecilere yedirtmeyiz diyen bu büyük millet vatan sevgisinin ne olduğunu bir gecede tüm dünyaya gösterdi.  Hain darbe girişimini gerçekleştiren 40 yıllık zalim, hain şebeke başta insanlığı, İslami ve dini değerleri kullanarak herkesi kandırmış, herkesi yanıltmıştır.

FETÖ terör örgütü, tüm insanlığa, İslam’a ve ülkemize hainlik etmiş, dış güçlerin kuklası olmuştur. Maskesi düşen paralel yapının ne kadar tehlikeli olduğunu tüm dünya görmüştür. 40 yıllık hain paralel yapı halkımızın cesur ve imanlı duruşu, Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin ve diğer siyasi partilerin onurlu duruşu ve medya gücü karşısında bir balon gibi sönmüştür. Yani 40 yıllık örgüt 4 saatte bitmiştir.

Hz. Ali’nin bir sözü var: “Haklıysan korkma, Hak seni korur.” Bu ilkeyi düstur edinen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan 15 Temmuz gecesi görüntülü telefon aracılığıyla “Ben siyasi hayatımda halktan, milletten üstün kimseyi görmedim. Tüm halkımıza buradan sesleniyorum. Herkes meydanlara insin” dedikten sonra başta Türkiye ve dünya sabahlara kadar uyumadı.  Halkımız, silahlara karşı tarihte görülmemiş bir direniş göstererek bu kanlı darbe girişimine dur dedi. Düşünün ki ölümü hiçe sayarak, tanklara ve kurşunlara karşı göğsünün gere gere yürüyen bir halkımız var. Bu Çanakkale ruhunun ta kendisidir.

 

Bütün darbeler ne hikmetse Cuma günleri yapılmış ama 15 Temmuz gecesi ezanlar ve salalar susmamış, halkımız kötü Cumaları tarihe gömerek cuntacılara Türk tarihinin altın sayfalarından yeni bir sayfa ile iyi bir tokat indirmiştir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.