Novada
  • 08.06.2017
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

YAŞAYAN DEĞERLER (Dr. Şerif KURTULUŞ)

Tıbbiyeli derlerdi eskiden, havalı bir meslekti o zamanlar, bir o kadar da kutsal. İçini boşalttılar şimdilerde. Yanlış politikalar sonucu, biraz da dayakçı hasta yakınlarının türeyişi ile pek havası kalmadı bu işin. Ancak halen kutsal bir meslek, sonsuza kadar da hep öyle kalacak. Öyle ya gayesi insan olan bir ircaa’dır bu. Hayatlara dokunmak hani…

Kutsal meslek mensubu olmasının yanı sıra, bir o kadar da hümanist oluşuyla öne çıkıyor bahse konu kişi. Adı, Şerif Kurtuluş… Mesai arkadaşlarının Doktor Şerif’i…

Dört yıl kadar kendisi ile birlikte çalışma fırsatı bulduğum ve iyi ki de bulduğum birisi. Nasıl bir doktor olduğunu hastaları zaten biliyor, ama iyi bir insan olduğunu herkes…

Hatay’ın Samandağından çıkıp geldi şehrimize dört yıllık Uzmanlık eğitimi için. Sürenin sonuna gelindiğinde, tam da gidecek derken demir attı şehrimize. Önünde Muğla gibi çok daha sakin ve farklı coğrafya imkânları varken, o; Ceylanpınar dedi. Hem de Suriye iç savaşının patlak verip oluk oluk kanların aktığı dönemlerde. Doğrusu ben bile şaşırdım. Hatırlar mısınız bilmem, o zamanlar Akçakale, Ceylanpınar gibi ilçelerimiz tam bırakıp kaçacak durumdaydı. Sınır diye bir şey kalmamış, sınırları yaralı ve ölü bedenler kaplamıştı o zamanlar. Buna rağmen Şerif Hoca “Görev zamanıdır” diyerek kolları sıvadı ve ateşin çemberine, “Ceylanpınar’a” istedi tayinini. Dünyalar güzeli iki evladını ve kıymetli eşini de alarak, hiçbir şeyden korkmadan çekip gitti Ceylanpınar’a. Ben doktorum ve Doktor böyle günlerde gerek diyerek… 

Kendisi daha iyi bilir ama, yüzlerce beden geçti elinden. Kimisi yaralı, kimisi ölü… Savaştan nasibini almış tüm Suriyeli insanına önce steteskopunu sonra da şefkatini değdirdi. Branşı olmamasına rağmen, Acil serviste müdahale etmeyi de kendine bir vazife biçti. Hiçbir zaman “Bana ne?” demedi…

Çadır kentlere, mülteci kamplarına giderek savaş mağdurlarını ziyaret etti. Kimi zaman Doktor olarak, kimi zaman İnsan olarak hizmet etti. Hastalarıyla arasına maskeleri, eldivenleri sokmadan, yürek yüreğe dokundu onlara. Tiksinmedi, tepeden bakmadı…

Ceylanpınar insanı ile samimiyetini gizlemeden hasbihal etti. Çarşı çarşı, sokak sokak gezip, selam verdi, oturup çay içti, insanları dinledi. İlçe’ye Doktor değil abi oldu, rehber oldu. İnsanların her türlü sorununu dinleyip çözüm üretti. Doğru olan, düzgün olan şeyleri söyleyip hep iyiliği zikretti. İnsanların ufkunu açıp, sosyal etkinlikler düzenledi, en başta da kendi yer aldı. Parolası “Hadi yapın” değil, “Hadi Yapalım” oldu hep.

Siyaset yapmadı, hesap kitap yapmadı. Her sorunun içinde, her pürüzün yanında olmaya gayret etti. Ceylanpınar halkı, bir doktor değil, iyi bir rehber, iyi bir kılavuz ve sağlam bir adam kazanmıştı şüphesiz. Ceylanlar da buna hemen karşılık verip bağrına baştı Kurtuluş hocayı. Belediye reisi gibi, Kaymakam gibi her ne hayırlı iş olduysa çağırdılar Doktor Şerif’i. İş yerlerinin açılış kurdelasını siyasilere, bürokratlara değil, Doktor Şerif’e kestirdiler hep. Sivil inisiyatif birlikteliği ile, Sağlığa, iyiliğe pedal çevirdiler hep birlikte.

 

Tıp camiası Doktor Şerif Kurtuluş’un bu vefalı çalışmasını “Yılın Doktoru” seçerek ödüllendirdi. Kurtuluş Hoca, ödülünü Ceylanpınarlılarla birlikte aldı temsilcilerden. İyi bir doktordan ziyade iyi bir insan olarak tanındı çevresince. Ceylanpınar’a yolu düşen herkes, ilçe girişinde Kurtuluş Hocayı sorarsa, elbette ki alacağı cevap “İyi tanıyorum” olacaktır şüphesiz. Çünkü o, herkesin iyi tanıdığı bir insan olarak hizmet etti hep. İlçe çocukları için iyi bir öğretmen, ilçe halkı için de iyi bir yol gösteren…

Geçenlerde gıyabında konuşurken bahsetmiştim bir tanışa. “Adaylığını koysa kesin Belediye Başkanı seçilir” diye. Ama o mevki makam değil, hizmet peşinde olduğu için bunu asla kabul etmeyeceğini de iyi biliyordum. Zira şahsına teklif edilen Hastane Başhekimliğini reddettiğini duyduğumda, hiç şaşırmamıştım bu yüzden.

Aslında gitmek istese gidebilirdi, hatta şimdi bile önü açık. Bodrumda, Marmaris’te de Doktora ihtiyaç var. Fakat Şerif Kurtuluş, burada, bu bölgenin insanına hizmet etmeye o kadar aşık ki, yakın zaman da gideceğine pek ihtimal vermem.

Biz kendi çocuklarımıza evde bile titizlenirken, o çocuğunu Ceylanpınar sokaklarında korkusuzca dolaştırabiliyorken, iyi bir insan ve şehrimiz için “Yaşayan Bir Değer “ olduğunu söylememek elbette ki olmazdı. Zira savaşların yaşandığı sınır bize ne kadar yakınsa ona ve ailesine daha yakındı. Hem de birkaç yüz metre…

Kıymeti bilinesi bir Doktor, bir insan. İşte bu yüzden umarım şehrimiz elinde tuttuğu bu potansiyelin hakkını ödemeyi becerir…
 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.