Novada

 İnsanlık var olduğundan bu yana, beraberinde ihtiyaç hali de hâsıl olmuştur. Öyle ki, değişen zamanla birlikte, insanların beklentileri artarak çoğalmış, sunulandan daha ziyade beklentiler var olmaya başlamıştır. Bu mantık ile birlikte, ne yapılırsa yapılsın ihtiyaç bitmeyecektir tezi doğsa da; Aslolan her zaman tükenmeyen ihtiyaçların içerisinden “En”leri belirleyip seçmektir.

Bunu günümüz Urfa’sına uyarlayacak olursak, konu başlığı “Geciken Hizmet” veya “Geciken Düzeltme” olarak beliriverir.

Aday profili içerisinde belki de Belediyecilik anlayışına en uzak bir isimden sonra, “Dilek ağacına” dönen B.Ş.B.B. Nihat Çiftçi için beklentiler hat safhada ve ümitler her geçen gün biraz daha küfleniyor. Göreve geldiği günden bu yana ciddi mana da bir zaman harcanmamış olsa da; beklentilerin hayli yüksek olması, bahsi geçen Belediye Reisinin omuzlarındaki yükü biraz daha ağır kılıyor. Yani Ahmet, Mehmet için neyse… denilir belki; Ama, Nihat Çiftçi için kimse “Neyse” diyemiyor. Çünkü o, Şanlıurfa’ya kendini Karaköprü İlçe Başkanlığı dönemindeki hızlı, doğru, kaliteli ve yerinde çalışmaları ile kendini tanıtmıştır. Hal böyle olunca, yani makam büyüyünce, değerlerinde büyümesini istiyor halk. Bu talepkâr halkı bu bağlamda haksız bulamam. Zira önceki Belediye Başkanlığı dönemine kıyasla maddi anlamda daha rahat, eli güçlü, teknik ve insani donanım açısından daha zengin bir makamda bulunan Çiftçi için; önceden 1 ayda tamamlanan bir parkı, şimdi yine 1 ay’da tamamlama lüksü kalmadı. Halk; Daha çok para, daha çok makine, daha çok çalışan ve daha çok imkana kavuşan Belediye Reisinden, Daha hızlı, daha kaliteli, daha yerinde ve daha isabetli icraatler istiyor. Aslında herkes her şeyi görüyor, zira kimsenin hak yemeye çalıştığı falan yok. Çevik kuvvet kavşağından sonraki “Yol genişletme çalışmalarını” gören halk, “Neden dubalara dokunulmadı” diyor! Haksız değiller! Babadan kalan en kötü miras en başta satılır hesabı, Sayın Çiftçi’nin, resmen yüzkarası bir proje olan “Dubalarla Kent Trafiğini Rahatlatma” saçmalığına son vererek, “Babadan kalan en kötü mirası” yok etmesi gerekir. 21. yy’da, insanların üç katlı yollar yaptığı bir dünya’da yolları pislik yuvasına dönüşen dubalarla bölerek icraat yaptığını sanmak deli saçmasından öte bir şey değildir! Bu şey hizmet’de değildir zaten.Şunu kabul etmek gerekir ki; Yerel yönetimler Cumhuriyet tarihinden bu yana maddi enlamda en ferah ve en güçlü dönemini yaşamaktadır. İstanbul gibi büyük şehirler’de; 3. limanların, 2. tüp geçitlerin, 3. asma köprülerin yapıldığı gerçeği göz önündeyken, yaşamın aynı evresinde trafiğe dubalarla yön vermek en kötü misyonerliğin ürünü olabilir ancak! Belediyeciliğin ev idaresinden çok daha farklı olduğunu anlamak, anlatmak için daha kaç seçim gerekir, bilemeyeceğim! Ancak, Şanlıurfa halkının sırtını Nihat Çiftçi’ye dayadığı da bir gerçektir. Sayın Çiftçi’nin

 

vizyoner bakışı ve misyon adamı oluşu, halkın isteklerinin artmasına sebep olmaktadır ki; Bu durum Çiftçi için teveccüh olmalıdır. Çiftçi; Bu şehrin evladıdır. Urfalı ederse, ancak bu adama erk eder. Çiftçi kızamaz! Çiftçi küsemez! Çiftçi cayamaz! Halk Çiftçi’yi tanıyor ve seviyorken, hali hazırda da onu bulmuşken istiyor isteyeceklerini. B.Belediyesi olarak, Çiftçi’de ekibine daha hızlı direktifler vererek proje ve hizmetlere daha çok yön vermelidir. Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi, şayet reis Ahmet, Mehmet olsaydı, işler değişirdi. Ancak Çiftçi, bu kentin ağabeyi, kardeşi, yeğeni, evladıdır. Urfalı ister, Çiftçi yapar. Dedik ya Urfalı kimseye minnet etmez, ama Çiftçi’ye de nazı geçer. Dubaların sessizliğini bir an evvel bozmalı, bu saçma sapan uygulama kaldırılarak görüntü kirliliğine bir son verilmelidir. Ölenlere rahmet, kalanlara selamet dileyerek yazıya da son verilmelidir. Umutlar tükenmeden, heyecanlar küflenmeden Çiftçi yapmalıdır yapacaklarını. Zira Urfalı, bu utanç tablosundan ötürü başını kaldıramaz olmuştur, bunu da unutmamalı! Sevgiyle


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.