• 23.02.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Uçurun Urfalıyı!

Neymiş efendim? Çoban meselesi! Deli’nin biri atmış bir taş kuyuya, 2 milyon Urfalı çıkaramamış. Kim demiş Havalimanının yeri yanlış diye? Çobanın düşündüğünü Mühendis düşünememiş mi?  Üstelik havacılık sektörü o kadar hassas bir iş koludur ki, emin olun çobanın söylediğinden daha fazlasını görüp değerlendirmiştir havalimanını inşa eden yüksek mühendisler. Bir takım verileri enine boyuna değerlendirmeden havalimanı kurmak bir yana, tabelasını bile asamazlardı söylenildiği gibi olsa.

 

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Havacılığın yeri ve önemi şahsım için apayrıdır. Bu nedenle teknik analizlerle bilinenin aksini ispatlamadan bu konuyu hızlıca geçemeyeceğim.


Bahanenin adı Sis! Sisten dolayı pist görünmüyormuş. Hâlbuki Karadeniz, yurdun en çok yağış alan bölgesidir ve yılda ortalama 8 ay yağış düşer o topraklara. Üstelik sis’i, yağmur’u, kar’ı da hiç eksik olmaz. Üstelik bu alanlarda böylesine bir sorundan da bahsedilmez. Hiç duydunuz mu Urfa havaalanı için söylenenlerin başka illerin havaalanları için söylenildiğini? Bir örnekle; Samsun Çarşamba Havaalanı hava faktörlerine en çok maruz kalan bir alandır. Ancak hava trafiğine bakıldığında Şanlıurfa’dan daha fazladır. Peki, nasıl oluyor bu iş? Şanlıurfa’nın yağış ve hava muhalefeti olayları Karadeniz illerinden daha mı fazla?  Yahut çok uzağa gitmeden kendi bölgemizdeki iller ile değerlendirmeler yapalım.

Adana Şakirpaşa Havalimanı 1937 yılında hizmete girmiş, belirli aralıklarla onarımları ve revizyonları yapılmış, yıllardır gerek yurtiçi gerekse yurtdışı hava trafiği ile bölgenin trafik yükünü üstlenmiş bir alandır. Teknik olarak CAT I düzeyinde olan bu alanın pist uzunlu ise 2750 metredir. Bu teknik bilgiler gerek kategorik olarak gerekse pist uzunluğu olarak Şanlıurfa’daki havaalanının altında bir alan olduğunu göstermektedir. Ancak günlük yurtiçi ve yurtdışı seferleriyle hayli aktif bir alan olarak kullanılmaya devam etmektedir.

1976 yılında hizmete giren Gaziantep Havalimanı teknik özellikler açısından Şanlıurfa Havaalanının daha üst değil daha alt sayılacak bir alandır. Ancak ne var ki;  Bu alanda da yurtiçi seferlere ek olarak yurt dışı uçuşlar gerçekleşmektedir. Teknik bilgileri ise CAT II düzeyinde ve pist uzunluğu 3000 metredir.

Bu veriler her iki alanında yoğun iç ve dış uçuşları olmasına rağmen Şanlıurfa Havaalanından üst özellikte olmadıkları gibi, teknik olarak daha alt alanlar olduğunu göstermektedir. Şanlıurfa Gap Havaalanı 2007 yılında hizmete girmiş yeni ve donanımlı bir alandır. Pist uzunluğu 4000 metredir. Türkiye’nin en uzun havaalanı pistine sahiptir. Kategorik olarak  CAT II’dir. Şanlıurfa Havaalanı asfalt yüzeye sahip iken, Gaziantep havaalanı ise beton yüzeye sahiptir. Zemin olarak daha güvenli ve iniş sertliği açısından daha esnektir.

Şimdi bu teknik verilere rağmen hala sis yalanını savunacak mısınız? Niyetiniz öyle ise bunu bir cümle ile çürütmeye çalışayım. Aynı iklimin şehirleri olan Gaziantep ve Urfa’nın havaalanları da yaklaşık aynı yükseltiye sahip. Şanlıurfa alan yükseltisi 2708 ft, Gaziantep 2315 ft.

 

Kısacası Urfa için sebep yok, bahane çok. Karadeniz alanlarının durumunu görmeden, yağış ve sisten dem vuran insanlar bu kentin hakkına girmiş olurlar. Teknik bilgiyi analiz etmeden “Bizim alanımız yetersiz” diyen Urfalılar da bu kentin hakkına girmiş olurlar.

Zaten birilerinin istediği de bu ya!

 

Oysa; ILS (Instrument Landing System) denen bir teknoloji var ki; ısrarla diretilen “Sis palavrasını” ortadan kaldırabilecek bir sistemdir. Gap Havaalanı bu sistemin kurulması için uygundur ve uygunluğu DHMİ tarafından da tespit edilmiştir. Yani nereden bakarsanız bakın, bu alan için söylenen tüm yalanlar çürüyor.

Şanlıurfa Güney’e açılan bir kapıdır. Başta Suudi Arabistan olmak üzere bütün Güney ülkelerine uçuşların buradan servis edilmesi gerekir. Yurtdışı seferlerinin tamamını belli alanlarda toplamak yerine, belirli ülkelerin uçuşları uygun alanlara pay edilmelidir. Avrupa uçuşları İstanbul, Güney uçuşları Şanlıurfa, Ortadoğu ülkeleri için Van havaalanı kullanılmalıdır. Sınır vilayeti olmanın ayrımcılığı olmalıdır. DHM işletmesini bu saçma ve faşist politikasından vazgeçirecek olanda yine bu kentin insanlarıdır. Neyin uygunluğu? Neyin yeterliliği?  Diye sorulmalıdır. Bu alanı açan ve denetleyen, “olur” veren DHM işletmesinin kendisi ise, uçuş kısırlığının altında yatan nedeni de yine Devlet Hava Meydanları İşletmesi açıklamalıdır.


İstanbul’da hava trafiği sebebiyle 3. havaalanı açılırken Şanlıurfa’da sadece Ankara ve İstanbul seferlerinin yapılması bölge insanına büyük bir saygısızlıktır. Metropoliten kentler konumu gereği dış uçuşları tek başına kucaklıyorsa, iç uçuşlar da Anadolu kentlerine pay edilmelidir o halde.

 


Şanlıurfalı, anlatılan masallara eşlik ederek birilerinin ekmeğine yağ sürmektedir.
Uçmak Urfalının da hakkıdır ve bu hakkı almalıdır.
Durmayın artık bir an evvel “Uçurun Urfalıyı”

Dip not: Bu yazı 20.02.2015 Perşembe günü ilimizde yağan yoğun kar yağışı sebebiyle iptal olan hava trafiğine rağmen yazılmıştır. Çünkü; Bahsi geçen gün, sadece Şanlıurfa’da değil, Dünyanın en aktif havaalanlarından olan İstanbul Atatürk Havalimanı, Ankara Esenboğa Havalimanı gibi alanlarımızda da hava trafikleri güvenlik sebebiyle iptal edilmişti. İstisnai durumlar sadece ilimizde yaşanmamaktaydı.



MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.