Novada

Malumunuz üzere, bu aralar kahve falına takmış durumdayım. Ne çok şey çıkar oldu şu fincanın içinde. Hazır dilin kemiği yokken, bu işi de irdeleyelim istedim. Kahve bahane, mesaj yerine ulaştı bile.

Sözüm ona, onlarca düzine milletvekiline; Soma’dan ne haber?

Ajandalarınıza veya google hazretlerine danışmadan, tam olarak tarihini verebilir misiniz Soma faciasının ne zaman gerçekleştiğini?  Karıştırmayın boşuna sayfalarınızı, o ajandanızın en az 100 sayfa gerisinde kaldı, bulamazsınız. Ben söyleyeyim; 13 Mayıs 2014

Hatırlar mısınız bilmem; 301 can, canından olmuş. Türkiye Cumhuriyetinde 3 gün, K.K.T.C.’de 2 gün, Pakistan’da da 1 gün ulusal yas ilan edilmişti. O denli elim bir kazaydı ki, Türkiye tarihinin en büyük maden işletmeciliği kazası olarak tarihe geçmişti ve 35 Dünya ülkesi başsağlığı mesajı yayınlamıştı.

İşte bu denli elim bir kazayı biz unuttuk. Kimiz biz?

Evvela vatandaşız; Bu olaydan sonra şehit ailelerinin sosyal ve ekonomik durumunu sormadık, öğrenmedik. Suriyeli misafirlere kucak açarken, onları da kendi kaderlerine terk ettik. Suçluyuz!

Sonra Medyayız; Arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra bütün muhabirlerimizi ve canlı yayın araçlarımızı o bölgeden çektik. Faciadan sonraki sosyoekonomik durumu takip etmedik. Vatandaşa haber vermedik, halkın gözü kulağı olamadık. Suçluyuz!

Sonra STK’yız; Reklam ve çıkar uğruna nerede siyasetçi varsa oraya çöreklendik. Nerede vekil, başkan, bakan varsa bizde oraya gidip göz boyadık, oyuncak dağıttık Suriyeli çocuklara. Çünkü her şey yaranmak pahasınaydı! Suçluyuz!

Ve en sonunda Siyasetçiyiz; Siyasetin dini, imanı olmaz biliriz. Ancak vicdanı var sanırdık ki onda da yanılmışız. Ne oldu Şehit ailelerinin emeklilik işlemleri ve tazminatları bilen yok. Çünkü Ç.S.G.B. Faruk Çelik, Suriyeli Mültecilere istihdam yaratmak için kafa yorarken, bir türlü açıklamaya fırsat bulamadı Soma hakkındaki son durumu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın o hüzünlü yüzünü de göremez olduk Soma seyahati sonrasında. Birileri çıkıp şehitlerimizin ailelerine birer hatta ikişer ev vereceğiz dedi ki, onu da bir daha görmez olduk bir yerlerde. Suçluyuz!

Şimdi diyeceksiniz ki ne bu acele? Sabret diye…

Sabredemem adamım! Çocuk olsa doğmuştu! 9 ay geçmiş üzerinden, hala bir şeyler yapılmadıysa eğer, bu saatten sonra yapılacağını da sanmamak gerek. Yarın seçim sandığı derdine herkes dağılacak “çil yavrusu” gibi bir yere.

Unutmamak, unutturmamak gerek!

Bunları ben değil, kahvemdeki falım söylüyor.

 

Esenlikler dilerim.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.