• 10.12.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Okusaydınız bilirdiniz!

Oldum olası karanlığa küfreden bir toplumuz. Yer yer değişiklikler gözlense de, genel itibariyle durum böyle. Problemleri dile getirmekte pekâlâ iyi olmakla birlikte, çözüm noktasında dilimiz oynamıyor.

Bugün kentin sokaklarında kime mikrofon uzatsanız uzun uzadıya bir liste sunar size. Şikâyetler listesi! Fakat çözüm adına bir vatandaş olarak siz ne yaptınız diye soracak olsanız size koca bir hiç sunarlar. Sanırım sorun da burada başlıyor.

Gerek şahsım gerekse diğer kalemdaşlarım bu kentin iğneden geçirip ipe sapladık. Hep tarafsız bir şekilde, bu kent için ne yapabiliriz, nasıl katkı sunabiliriz diye mücadele ettik. Hak ettiğimiz tüm hizmeti söke söke alabileceğimiz makaleler yazdık, gerekçeler sunduk. Fakat gelin görün ki; toplum olarak okumaya o kadar uzağız ki, birkaç kişiden öteye geçemedi feryatlarımız. Dahası bizlerin onlarca kez dile getirdiği şeyleri, halk ilk defa kendisi dile getiriyormuş gibi konuşunca hepten yerle yeksan olduk hepimiz. Oysa biz bunları yazarken siz neredeydiniz? Keşke okusaydınız, keşke bilseydiniz de, bizlere de destek verseydiniz. Şayet öyle olsaydı, emin olun ki, bugün Urfa’da her şey çok farklı olurdu. Farklı tarihlerde, yaptığımız özel oturumlarda gerek eski B.B.B. Güvenç’e, gerekse Rektör Hocamız Sayın Ramazan Taşaltın’a, “Raylı sistemin durumunu” sorduk. Gerekliliklerini ve gerekçelerini anlattık. Dahası, bu konuyu da en az 3 defa kendi köşemizde kaleme aldık. Ama, az önce de belirttiğimiz üzere toplum olarak okuma alışkanlığımız olmadığı için, bizlerin gayesinden bihaber yaşadı hemşerilerimiz. Şimdi gidip soracak olsanız; Onlara göre “Bu memleket sahipsiz”

Yine aynı oturumlarda “Urfa’da olmayan, olamayan Çene Cerrahı” mevzusunu da dile getirmişti arkadaşlarımız. Her lüzum halinde başka illere gitmeye razı olan kenttaşlarımız, şayet biraz okusa, biraz araştırsaydı; Bizlerin ne yapmaya çalıştığını anlayacak ve destek olacaklardı belki de. Okumanın ne denli önemli olduğuna burada değinecek değilim. Zira biliyorum ki; Yine okuyanlar okuyacak, okumayanlar varlığımızdan bile bihaber yaşayacak. Ama sistem böyle devam ettiği sürece de “Mahrumiyetler şehri” olarak kalacak Urfa! Gazetelerin arka kapak güzellerinden, bahis sayfalarından, spor manşetlerine ayırdığımız zamanın yarısını kitap okumaya, makale okumaya, üçüncü sayfa haberlerini okumaya ayırmış olursak bir şeyleri değiştirebiliriz ancak. Yazının özeti olarak şunu söyleyebilirim: Gerek gazetemizde yazdığım süreçte gerekse önceki S.T.K’larında yönetici olarak görev yaptığım süreçte; Madde bağımlılığı, Çok eşlilik, Temizlik ve Hijyen, Trafik, Sosyal Yaşam Alanları, Hizmet, Gelişim ve hatırlayamadığım bir çok konuda fizibilite çalışmış, alt yapısını oluşturmuş ve sadece “Start” verilecek bir noktaya getirdiğim onlarca çalışmam olmuştu. Bunları bulunduğum her sosyal çevrede ve yazdığım köşelerde dile getirmeme rağmen hiç birimizin haberi olmamıştı. Çünkü OKUMAMIŞTIK!

Şimdi bakıyorum da çok zaman önce üzerinde çalıştığımız konularda, halkımız şimdi talepkâr olmuş. Şayet okuyup, kentinizi, şehrinizi tanısaydınız, kimlerin ne yapmaya çalıştığını bilip

destek çıksaydınız, bugün muzdarip olduğunuz bir çok sorun yaşanmadan bertaraf olmuş olacaktı. Son olarak; Şartlar ne olursa olsun, saatteki yolcu sayısına bakılmaksızın, maddi kayıpları göze alarak Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemi Urfa’ya derhal getirmelidir. Olmayan malın talebi olmayacağı için, önce hizmet sonra rağbet felsefesi düşünülmelidir. Urfa, bu hizmeti fazlasıyla hak ediyor çünkü.

 

Sevgiyle…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.