Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 24.03.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Nevruz Nevroz olmadı

Efendim, Nevruz ile Nevroz’u birbirine karıştırmamak gerekir.
Nevruz; Toprak ananın uzun bir sessizliğin ardından canlandığı, yeşilin her tonunun sayısız renkteki çiçekle buluştuğu, baharın müjdecisi olan günün kutlanışıdır. Ya da diğer bir deyişle gece ile gündüzün eşitlendiği gündür nevruz. Her yıl 21 Mart tarihinde şölen ile bayram gibi kutlanması temenni edilir.
Nevroz ise; bir tür psikotik ruh hastalığıdır. Kişilik bilincinin bozulması demektir.
Hayret edilesi durum odur ki; isim benzerliğinin yanı sıra durum benzerliği olması da bir o kadar ilginçtir. Çünkü adına Bayram dediğimiz ve bayram gibi kutlanması gereken her nevruz, kişiliksiz kimlikler tarafından provoke edilmekte ve her nevruz, bayram havasından çok nevrotik bir hal ile olaylarla dolu bir şekilde kutlanmaktadır.
Nevruz; Halkın bayramıdır. Baharı bekleyen toprağın, topraktan beslenen insanın bayramıdır. Yeşilin, çiçeğin, doğanın yaşamın bayramıdır. Nevruzlarda davul çalmak, halay çekmek gerekir. Bir baharı da görmek nasip olduğu için kucaklaşmak, sarılmak ve öpüşmek gerekir. Ancak gelin görün ki, nevruzlarımız bu anlattığım tablodan çok daha uzak bir hal ile geçiştirilmektedir. Molotof kokteyllerine karşılık biber gazlarıyla, taşlara karşılık coplar ile ağrılı, sancılı, kanlı ve bir o kadar olaylı geçmektedir.
Nevruz; Yalnızca Kürt’ün değil, bir o kadar Arap’ın da bayramıdır aslında. Türk’ün, Çerkez’in, Laz’ın da bayramıdır oysa.
Fakat ülkemizde son 20 yıllık zaman diliminde Nevruzlar Kürt milli kimliğinin parçası haline gelmiştir. Nevruzlar bu sebeple Bahar Bayramı kavramından uzaklaşarak, Kürt milliyetçiliğinin zafer günü, kaynaşma günü ve ant günü olmuştur. Kürt milliyetçiliği yapan muhtelif isimlere sahip siyasi partiler, adı Bahar Bayramı olan bu günlerde siyasi ve ırkçı söylemleriyle halkın arasına karışmış, mitingler düzenlemiş ve halkı bir diğerine karşı doldurmaya, kışkırtmaya başlamıştır. Bu sebeple her nevruz bir buhran, bir sıkıntı ve bir nevrotik tablo ile sonuçlanmaya başlamıştır.

Oysa adı Türk Halkı olan tüm milletlerin yan yana, kucaklaşarak kutlaması gerekirdi bu bayramı.
Bahar Bayramını siyasi şölene çeviren HADEP türevi partiler halkı diğer etnik kimliklere ve devlet güçlerine karşı kışkırtıcı söylemlerde bulunarak özgürlüğünü ve kimlik hürriyetini arayan bir milleti, maşa olarak kullanmaya, sokaklarda kan dökmeye başlamıştır.
Bu sebepledir ki; yıllardır Nevruzlar Nevroz gibi kutlanır, bir Türk bir Kürt ile yan yana gelmez, herkes kendi köşesinde ayrı ayrı kutlar bu bayramı.
Siyasi partiler bayram için toplanan bu kalabalık gruplar üzerinden kendi emellerini gerçekleştirmek, kendi güçsüzlüklerini halkın gücü üzerinden gizlemek için her nevruzda toplanır, halkın hassas noktalarını fişekler, harekete geçirir ve sokaklara döker. Bunun adına da nevruz derler. Oysa bu tam bir Nevroz’dur.
Tıpta adına NEVROZ denilen kişilik yoksunu hastalıklı bu insanlar bir etnik zümreyi, bir öteki ile çarpıştırarak “Benlik” kazanımı içine girerler ve kendi güçlerini sözde düşmana gösterirler. Deyim yerinde ise; “Bakın bizim gücümüz budur, dilersek sokakları böylesine yakarız” derler.
Her mart ayında üzülerek izleriz Nevruz Bayramlarını. Akşam haberlerine boy boy konu olur coplananlar, taş atanlar, panzerler, Molotoflar, söylemler, bayraklar, posterler…
Ancak uzun yıllardır özlenen nevruz şükürler olsun ki bu yıl gerçekleşmiştir.
Nevruz Nevroz olmadan kutlandı.
Gerek hükümetin açılım ve barış süreci, gerek İmralı’nın barış mesajı ve gerekse de Kürt halkının büyüklüğü ve sağduyusuyla kayda değer ciddi olaylar yaşanmadan bayram gibi bayram olarak kutlandı.
Birkaç provokatörden öteye geçmeyen olayları saymazsak, hak ettiği şekilde, özlenen şekilde kutlandı. Temennimiz o ki; 1 Mayıs İşçi Bayram’ı da herhangi bir zümreye mal edilmeden, ayrışmadan, Kürt’ün, Türk’ün, Arap’ın yan yana, omuz omuza halay çektiği bir bayram olsun.
Temennimiz o ki; İşçi Bayramı sadece İşçi Bayramı olarak kalsın. Kimsenin bir diğeri hakkında kötü bir ifade kullanmadığı, Molotof şişelerinde gazozların içildiği, copların sadece davul çalmaya yaradığı, biberin gaz olarak değil de dürümlerde acı bir tat olarak kullanıldığı bir bayram olur İşçi Bayramı.
Nevruz’u Nevrozlaştırmadan kutlayan sağduyulu büyük Kürt Halkına, Samimi ve sıcak tutum sergileyen büyük Türk Halkına ve şerefli diğer tüm haklara sonsuz şükranlarımı sunarım.
Biz bir olursak, bizden büyük kimse olmaz diye düşünüyorum.
Tüm halklara selam ve saygı ile.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Şanlıurfa’da en Başarılı Belediye Başkanı kimdir?