Novada


Gariplerin, iyi yürekli ve çoğunlukla da temiz insanların şehridir Urfa. Ekseriyetle “Sahipsiz” olarak nitelendirilip, kimsenin de sahip çıkmaya niyetinin olmadığı şehirdir Urfa. Dışarıdan gelenlerine “Daha dün geldin, bugün adam mı oldun? diyerek etkisizleştirildiği, yerli olanlara da “Urfa’lıdan bir şey çıkmaz” denilerek her iki tarafı da kabullenmeyenlerin, ama yine de “Urfa’nın sahibi yok” sözlerini ağızlarından düşürmeyerek çelişkilerin ta kendisi olan şehrin adıdır Urfa…

Eğri oturup, doğru konuşmak; Gerçek ne ise onu söylemek gerekir. Doğrusu Gazeteye ilan verip, altına da büyük ödül koysanız; Yine de çıkmayacaktır ortaya bu şehrin sahibi! İçinde yaşadığınız bu şehrin asıl sahibi siz olabilir misiniz acaba?

Sopa atmaya, caka satmaya, hava yapmaya niyetlenip her defasında “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyenler; Urfa’ya sahip aranırken neden masa altına saklanırlar acaba? Aşiretinin ismiyle beraber arkasındakileri de sayarak, karşısındakine güç gösterirken iyi güzel de, konu Urfa olunca neden herkes birden sahipsiz olup kimsesizleri oynar anlamış değilim!

 

“Bu memleketin sahibi benim!” diyerek birilerinin ortaya çıkmasını bekliyorsanız daha çok beklersiniz sevgili hemşerilerim. Bu “Mehdi” mi ki, çıkıp ortaya “Benim” desin? Bu memleketin sahibi bu memlekette yaşayan her bir bireydir. Herkes üzerine düşeni yapar ve şehrini korursa kimlikli bir sahibe gerek kalır mı sanki?

Mesele belden aşağı vurmak olunca, herkes herkesi satabiliyor nasıl olsa! Dışarıdan gelenlere kendi insanımızı kötüleyen biz değil miyiz? Urfalılar şöyledir, Urfalılar böyledir diyen bizler değil miyiz? Nereye kadar sürecek bu yalan dolan? Nereye kadar bu iki yüzlülük? Urfalıyı kabalıkla betimleyip görmemişlikle nitelendiren, yine bu şehrin insanı değil midir? Belden aşağı bakan da, belden aşağı bakanı yerden yere vuran da yine bu şehrin insanı değil midir? Urfalıları Batı illerinde çok kötü tanıyorlar deyip, sonra İstanbul’da, Ankara’da “Ben Urfalıyam Ulan!” diyende yine aynı insan değil midir?

Bütün bunlar böyle ise, bu iki yüzlülük niye? Siz bir Antepli’nin ötekini karaladığını duydunuz mu? Bir Antepli esnafın, diğer esnaf için kötü konuştuğunu duydunuz mu?

Kısacası; Bu şehrin asıl sahipleri de bizleriz, bu şehri sahipsizleştiren de yine bizleriz. Bizi bizden başka kim daha iyi anlar? Bize bizden başka kim yanar? Biz birbirimize sahip çıkmazsak bize kim sahip çıkar?

 

Diyeceğim o ki; Memleketin sahibini uzaklardan gelen biletli bir yolcuymuş gibi beklemeyin. Bu şehrin sahipleri Urfalılardır, sizlersiniz. Dilinize, Kültürünüze, Değerlerinize ve diğer tüm hassasiyetlerine sahip çıkarsanız şayet, o zaman görürsünüz bu kentin ne kadar sahiplenildiğini. Koca bir şehir ve arkasında iki milyon sahibi! Söylesenize kim dokunabilir bu şehre?


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.