Metrolife
  • 08.10.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Keseye Para mı Girdi?

Efendim, malumunuz 1 Kasım Genel Seçimleri yaklaştıkça parti liderlerinin vaatleri de birbiriyle yarışır nitelikte ivme kazanıyor. Sanırım bunlardan en çok ilgi çekeni ise, Asgari ücrete yapılacak zamlar oldu. 7 Haziran seçimlerinde asgari ücreti şu kadar yapacağız diyen parti liderleri için “Bu paranın kaynağı nerede? Bol keseden sallıyorlar” diyen hükümet kanadı, bu tuzağa bizatihi kendisi düşmüş oldu.
Sayın Başbakanın ifadesi ile, iktidara geldikleri takdirde asgari ücretin yeni miktarı 1.300 Türk Lirası olacağı yönünde. Beyanat bu şekilde olunca, insan sormadan edemiyor “Bunun kaynağı nerede?” diye.
1.500 TL’lik beyanatlar karşısında kaynak sorup, olmayacak vaatlerdir diyerek eleştiri getiren hükümetin, 1.300 liralık yeni vaadi ise, buna kaynak gerekmiyor mu? Sorusunu da beraberinde getiriyor akıllara.
Vaatleri aynı kefede değerlendirmemek gerekir. Muhalefet partileri vaatlerde bulunabilirler. “Beni başa getirirseniz, size şu hizmetleri yapacağım” ifadesi ancak başa gelmeyip, başa geçmeyi isteyen tarafların diyebileceği bir sözdür. Ancak hali hazırda 13 yıldır bu ülkenin başında olan bir siyasi partinin “Beni başa getirirseniz, şunları yapacağım” ifadesi abesle iştigal buyurmaktadır.
Sorarlar adama; Madem başa gelince bunları yapacaksın, o halde bu söylenenleri 13 yıldır neden yapmadın mesela?
Hayır yani çok değil, daha 6 ay önce asgari ücretin belirlenmesi için bir araya gelmişti yetkililer. İşçi sendikaları ücrete 200 lira seyyanen zam yapılmalı dediğinde, hükümetin kendi bakanı Faruk Çelik, bunun mümkün olmadığını, ülkenin bir ekonomik dengesinin olduğunu, kişi başı 200 lira zam yapmanın bütçede ciddi açığa neden olacağını ifade etmişti. Uzun direnişe rağmen hükümet % 4 gibi komik bir rakam ile asgari ücretle geçinen milyonlara bir kez daha ölmeden yaşamaya çalışın demişti. Ancak aradan geçen şu birkaç aylık zaman diliminde ülke ekonomisine nasıl bir getiri sağlandı da, hâlihazırda 950 TL olan asgari kazanç tutarı 1.300 TL’ye çıkarılmaya karar verildi doğrusu anlayabilmiş değilim.
Birkaç ay önce 200 TL için diretenlerin, 350 TL’lik artış vaadi iki sorunsalı beraberinde doğuruyor. Ya, Bu hükümetin yeteri kadar parası vardı ancak asgari ücretliye vermek istemedi, ya da bu seçim vaadi hiçbir zaman gerçekleşmeyecek olan bir yalandan ibaretti.
Durum tam olarak bu. Daha da kötüsü bu durumun kıvıracak bir yanı da yok. Normal şartlarda 60 lira zam yapıp “Fazlası yok, olsa dükkan senin!” diyen Türkiye Cumhuriyeti Devleti, nasıl olursa 5 yılda vereceği 300 liralık zammı bir seçim öncesinde vaat eder?
Vaat mi yalan? Paramız yok sözcüğünüz mü?
Kaldı ki, bir çırpıda ülkemize akın eden 2.000.000 Suriyeli yedirecek, içirecek, giydirecek ve bilumum tüm ihtiyaçlarını karşılayacak para vardı kasada, ancak bu ülkenin evlatlarına zam vermeye gelince yoktu öyle mi? Bu da başka bir sorunsaldır aslında!
Muhalefet vaat etse, neyse denilirde, 13 yıl bu ülkeye iktidarlık yapmış bir parti nasıl olurda bu hataya düşer anlaşılması zor.
Ekonomik hesaplarınızdaki bu tutarsızlığın sebebi ne? Bizlerin bilmediği yerlerden keseye paramı girdi de, şimdi dağıtıyorsunuz manileri? Öyleyse şayet, bunu halka açıklamak zorundadır hükümet. Diğer tüm tutumlarda akıllara gelen ilk algı, vardı fakat vermediler olacaktır.

 

Sözün özü: Mesele iktidar, koltuk olunca, bu memleketin asgarisine bir defadan 300 lira zam yapılır, taşeronlar kadroya alınır, iş kurana 50 bin lira verilir, emekliye jest yapılır. Ancak koltuk için kaygı yoksa % 4 yapılır, “Olsa dükkân senin” denilir ve birde utanmadan “Kim demiş 950 liraya geçinilmiyor, pekâlâ geçinilir” denilir.
Allahın sopası yok ki…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.