Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 02.06.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

İnancımızı sildiniz!

İzliyoruz… Milletçe Seyrediyoruz…

Efendim, malumunuz Genel Seçimlere birkaç gün kala, Sayın Kılıçdaroğlu’da ilimizde parti mitingini gerçekleştirdi. Öyle sanıyorum ki, bu furyanın son halkası olan CHP, ilimizde yapılan miting furyası tamamlamış oldu. Yoksa daha gelecek, bu iş burada bitmiştir.

 Hadi Hayırlısı…

 * * *


Yine kuvvetle muhtemel halkın iradesi yansıyacak sandığa, çıkan sonuç ise, ilgililer ile en yüce gözlemci olan Yaradan’ın bileceği bir iştir. Mesulü halk değildir, biz sadece onu biliriz.

* * *

Şimdi gelelim konuya. Gerek seçim meydanlarında, gerekse çıktıkları televizyon programlarında hep hizmetten, hizmetkârlıktan, halkın istediğini yerine getireceklerinden dem vuran tüm siyasi parti liderlerimizin beyanlarına bakıyorum da, hiç mi hiç inandırıcı gelmiyor şahsıma. 90’lı yıllarda “Herkese 2 Anahtar” uçurtmasından hiç’te geri kalır yanı yok şimdikilerin.

Söz veren çok, tabi yersen…

* * *

 

M. Kemal Uğuzlu Hocamız, hem bu memleketin bir ferdi, bir vatandaşıdır. Hem bir çok kitap kaleme almış, aynı zamanda gazetemizin köşe yazarıdır, hem de bu kentte fikrine başvurulan, fikirleri bir çok kesim için ışık olan nadide bir bilgili insandır. Kürt sorununun anatomisi çizmiştir adeta, bölgeye de bir o kadar hâkimdir.

Vesselam; İşte bu ender şahsiyetin “Nissibi Köprüsü’nün” ismi konusunda verdiği uğraşlara, gayretlerin bir kısmına şahsen ben tanıklık ettim. O köprünün isminin “Nissibi” değil de kendi geçmişimizi, kendi kültürümüzü yansıtan başka bir isim verilmesi konusunda, gerek AK Parti İl Başkanı Sayın Zeynel Abidin Beyazgül’e, gerekse Büyükşehir Belediye Başkanı Celalettin Güvenç’e fikirlerini ifade etmesine rağmen sonuç değişmedi.

Üstadın kendi ifadesiyle: “Köprü’ye Nissibi adı ne için veriliyor? Eğer bölgenin adı verilecekse, Nissibi denilen yer orası değildir. Nissibi dediğimiz yer 3-4 köy uzaktadır.”

 Kısacası; “Nissibi olmasın, olacaksa Selahattin-i Eyyubi Köprüsü olsun” dedi, fakat dinletemedi. “Bakın, orası Nissibi değildir, yanlış yapıyorsunuz, ben bu bölgenin insanıyım, Nissibi daha ilerisidir” dedi. Fakat yine dinletemedi. 

Halk iradesini dinlemediler…

Yine Gazetemizin köşe yazarlarından Kıymetli Bilal Bebe ağabeyimiz, yıllardır bu şehrin nabzını tuttuğu halde, yazdığı, çizdiği, yönettiği bir kamyon yükü iş olduğu halde, dedi ki;

“ Rabia bizim kültürümüzü yansıtmamaktadır. Bizim Fatma Analarımız var, Ayşe Bacılarımız var, bunlar Urfa’nın kurtuluş günlerinde analıklarını, bacılıklarını gösterip, yüreklerini ortaya koymuşlardır. Şimdi bizim onlara vefamızı göstermemiz gerekmektedir.” dedi. Fakat o da dinletemedi.

Gerek bu kıymetli insanlar, gerek ben, gerekse diğer yazar arkadaşlarımız her hafta köşelerimizde bunu haykırmamıza rağmen, Sivil Toplum Kuruluşları, Halk Röportajları, sokak anketlerine rağmen siyasi otorite halkı dinlemeyerek kararında diretti.

Şimdi elimizde iktidar partisi il başkanının ve iktidar partisi büyükşehir belediye başkanının, halkın isteklerine bu denli kulak tıkadığı örneği varken, bir halk, bir bölge insanı olarak doğruları dinletemediysek;  parti genel başkanlarının, milletvekillerinin, bizi dinleyeceğine nasıl kanaat getirelim?

 

* * *

Son olarak; Ne koyarsan kazana, o gelir sofrana…

Son olarak; Halkın fikri önemliydi, anlamadınız!

Son olarak; doğru denilen şey, sadece siz yapınca tecelli ederdi.

Ve yine son olarak, biz bu şehrin evlatları, yazarları, araştırmacıları, asıl sahipleri olarak size söz geçiremedik.

Siz kültürümüzü erozyona uğrattınız, bizde durup seyrettik.

İşte bu sebeple, miting meydanlarına çıkıp söylediğiniz hiçbir şeye, biz artık;

 İ-NAN-MI-YO-RUZ!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.