Novada
  • 14.01.2016
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Herkes Bildiğini Okuyor!

Şöyle bir etraflıca bakıp, sessizce içerliyorum kendime. Sebebi ise; Herkes bildiğini okuyor diye…
Ne denli sabit fikirli yahut kulağı tıkalı bir toplum oluşumuzun emareleri çarpıyor gözlerime. Neden? Diye soruyorum her defasında. Neden bir şeyleri değiştirmek bu kadar güç?
Efendim bu sabah beni ziyarete gelen misafirimle işyerimin balkonunda çaylarımızı yudumlarken, bir kez daha gerçekler çarptı yüzüme. Fakat bu gerçeklerle beni yüzleştiren bu defa şehrimizde misafir olan biriydi. “Çok kötü” dedi. “Baksana Ortadoğu manzarası, Pakistan’da gibiyim” diyerek de ekledi. Oysa o daha sadece bir manzaraya bakarak bu yargıya varmıştı! Ne Eyyübiye’yi, nede bir başka yeri gezmemişti bile. Ve sonradan ekledi; “Devlet buraya hiç para göndermiyor mu?” diye.

Sustum, diyemedim ki; Mesele para değil, kafadır diye!
En basitinden defalarca, adı kültürümüzü yansıtsın diyerek direten, her defasında Selahaddin Eyyubi Köprüsü adında istekli davranan Kemalettin Uğuzlu Hoca’yı dinlemediler! Nissibi oldu!
Topçu ismi olmalı, Topçular, Onikiler bizim ata mirasımızdır, kurtuluşumuzun özetidir diye diretmeme rağmen, Rabia dediler, Rabia koydular meydanın adını!
Hasılı kelam; Buna benzer onlarca makul isteklerimize bile kulak tıkadılar dinlemediler! “Siz kimsiniz?” diye soracak olanlara hemen cevabını vereyim. Biz halkız efendim! Biz egolarını değil, halkın isteklerini yansıtan, halkın taleplerine elçilik yapan, sesi halkın talepleri olan köşe yazarlarıyız. Hiçbir konu yoktur ki; Kimsenin fikri olmadan kendi bildiğimizi yazmış olalım. Sokaklarda, yollarda, bahçelerde kim ne diyor, kim ne istiyorsa bizde onu seslendiriyoruz uygun makamdan. Bizi dinlemediler derken, halkı dinlemediler diyoruz yani. Olay bu!
İsimler değişse ne olur, başka derdimiz mi yok diye düşünmemek gerek. Biz bunu en küçük bir isteğe misal olarak verdik. Zira bunlara ek olarak Parkomat uygulamasını, raylı sistemi, Halil-ür Rahman’ın çehresini, Alternatif yolları, Otobüs yolu’nu… Hemen hepsini dillendirmiştik.
Sözüm o ki;  Gerek Belediye Reisleri gerekse Kurmayları sahadaki halkın ne istediğinden çok canlarının ne istediği ile uğraşmaktalar. Hal böyle olunca hizmet dediğin şey, sadece toprağın altında kalan su borularından, elektrik kablolarından ibaret oluyor.

 

Ben susmayı yeğledim misafirimin yanında, sizin söyleyecek lafınız varsa buyurun siz deyiverin…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.