Novada
  • 27.01.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Geçen zamanla artan kayıplar
Ülke gündemi ve yerel sorunlar her gün o kadar değişiyor ki, ciddi manada hangi problemi araştırıp köşemize taşıyacağımıza emin olun ki bizde karar vermekte güçlük çekiyoruz. Ancak böylesine ciddi bir sorunu şu an’a kadar köşemize taşıyamamış olmamızın biz köşe yazarlarına yüklediği büyük bir ayıpla, bugünkü yazımızda bu vebalin sorumluluğunu bir nebze de olsa yerine getirme temennisindeyiz.
Daha öncesinde de var olan, ancak son bir yıllık zaman diliminde gittikçe artan bir buhrandır kayıp olayları. Gerek ulusal medyada gerekse bölgesel medyada hemen her hafta bir kayıp veya kaçırılma olaylarına tanık olduğumuz bu günlerde, vatandaşın haklı endişelerine ve korkularına kolayca tanıklık edebiliyoruz. Şehrin her köşesinin kameralarla donatılmasına ve adeta BBG evine dönüştürülmesine rağmen, kayıp olaylarının istenilen şekilde sonuçlanmaması ise oldukça düşündürücü elim bir sorudur.
İlk olarak; geçen yıl Şanlıurfa’da bir taksici kardeşimizin kayıp olayına tanık olmuştuk hepimiz. Neyse ki kısa süre sonra kayıp taksici kardeşimize ulaşıldı, ancak gasp edilen aracı için bir sonuç elde edilemedi. Sonrasında kaçırılarak öldürülen, cesedine haftalar sonra su kanalında rastlanılan evli bir hanımefendi ile yeniden sarsıldık. Buna benzer, haberimizin olduğu yahut olmadığı irili ufaklı o kadar çok olay cereyan etti ki, emniyet güçlerinin kayıtlarına bakacak olursanız bunun gibi onlarcasını görebilirsiniz.
Aldığım ve doğruladığım bilgilerin sonuncusu ise, yine Şanlıurfa ili Eyyübiye ilçesinde geçtiğimiz ay yaşanan iki ayrı çocuk kaçırma girişimiydi.. Eyyübiye ilçesine bağlı muhtelif okulların velilerinden elde edilen bilgiler neticesinde, kaçırılma olayı söylentilerinin ciddi manada arttığı yönünde idi. Bu olayı doğrulayan diğer nokta ise, “Ben senin babanın arkadaşıyım, gel seni babana götüreyim” diyen  adamın söylemlerine inanmayarak, can havliyle kendini mahalleli kadınlarının kucağına atarak kurtulan bir ilk okul çocuğu oldu. Nitekim bu olayı, tanık olan mahalleli kadınları da, öğrencinin velisi de doğrulamış durumda. Yine diğer velilerin beyanlarında, korktuğu için çocuğunu bir aydır okula göndermeyenler de ne yazık ki mevcut.
Sokakların nabzı ölçüldüğünde vatandaşların düşüncelerindeki farklılıkları görünce, aslında kafaların da ne kadar karışık olduğu anlayabiliyoruz. Kimine göre IŞID kaçırıyor bu insanları, kimine göre saflarında güç kaybı yaşayan ÖSO (Özgür Suriye Ordusu). Muhtemel düşünceler arasında Organ Mafyası, Fidyeciler gibi çeşitli yasadışı çetelerde zikrediliyor. Ancak gerçek şu ki, ilimiz bu kaçırılma olaylarına hiç mi hiç alışık değil. Son bir yıl içerisinde yaşanan bu kayıp olaylarının toplam sayısı, geçtiğimiz yılların 10 yılına bedel gibi. Bu meyanda Emniyetin asayiş ve İstihbarat servislerinin üstüne oldukça ağır görevler düşüyor. Kimin kaçırdığından ziyade ne için kaçırdığı sorusu da bir o kadar anlam taşıyor. Böylesi olaylara hiç alışık olmayan bu şehir için, yaşanan bu süreç oldukça zorlu geçiyor. 
Basının bu olaylara daha çok ağırlık vermesi ve gerekirse kayıp kimselerin resimlerini gazete sayfalarına haber olarak geçmesi, nihai sonuç açısından emniyet güçlerine oldukça faydalı olacağını düşünüyorum. Son olarak imkan dahilinde Andorid işlemcili cep telefonlarına yüklenecek basit bir program sayesinde, çocuklarımızın, eşlerimizin nerede olduklarını yakın koordinatlar ile bilgisayar sistemi üzerinden takip etmek mümkün olabilmektedir.
Gerek Medya’nın, gerek vatandaşın gerekse Emniyet güçlerinin bu konuya hassasiyet göstermesi, şehir insanının sağlıklı sosyal yaşam sürdürebilmesi için oldukça önemlidir ve şarttır.
Sağlık ve Esenlikler dilerim.



MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.