Metrolife
  • 22.01.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Bu şehirde herkes şikayetçi

Bir şehir düşünün ki; Yolcusu şoförden, şoförü yolcusundan şikâyetçi. İşte bu şehir Urfa. Nasrettin Hoca misali, kimi dinlesen o haklı çıkıyor, garipsenecek bir durum.

Soruyoruz vatandaşa; nedir sorun?
Başlıyor anlatmaya: “Bizi insan yerine koymuyorlar, insan değil, patates çuvalı taşıyorlar adeta. Otobüslere binişimizde, inişimizde çile dolu, içimiz dışımıza çıkıyor” diye

 Soruyoruz kaptanlara; neden böyle?


Diyor ki; “Sayın abim, Saha amirleri vermişler bize bir uçtan öteki uca 30 dakika. Şehir büyük, araç çok, yol yok!  Trafik çile, yollar arapsaçı. Nasıl yetişeyim son durağa bu sürede“ diye.

 Biraz araştırıyoruz, her iki tarafın da söylediği doğru. Ulaşım Daire Başkanlığının mevcut uygulaması, Belediye otobüsü şoförlerinin ilk duraktan son durağa 30 dakika da gitmesini istiyor. Söylenildiği gibi trafik sorunu mevcut olan bu şehirde, üzerine sinyalizasyon ışıklarının da eklenmesi ile bu durum mümkün olmaktan çıkıyor. Birkaç gün halkın içine karışıyor ve belediye otobüslerini kullanıyoruz. Görüyoruz ki durum gerçekten vahim. Otobüsün basamağında durup, aşağıdakine “Allaha ısmarladık” diyen teyzelerimi söyleyeyim, önceden biletini hazırlamayıp, otobüse bindikten sonra çantasının karıştırarak akıllı kartını bulmaya çalışan hanım ablalarımı söyleyeyim, şoföre beklemesini söylemesi için önden çocuğunu gönderen bacılarımı söyleyeyim? Kimi söyleyeyim? Oysa, birileri durakta beklerken biletini çıkarıp hazırlasa, birileri veda konuşmalarını otobüs basamaklarında değil de duraklarda yapsa, birileri otobüsü bekletmek yerine kendileri gelip durakta otobüs beklese, ne kuyruk oluşacak otobüs kapılarında ne de otobüs bekleyecek dakikalarca duraklarda. Yanaşacak durağa, binen binecek, inen inecek, ondan sonra herkes kendi yoluna. Ama nerdeee…

 

Haliyle emredildiği şekilde 30 dakika da son durağa varmak için çabalayan şoför yeri geliyor otobüsü hızlı kullanıyor, yeri geliyor sarsıyor. E sonra da başlıyor vatandaştan şikâyetler. Soruyoruz adamlara; “İki tur üst üste insani ihtiyaçlarımızı gideremediğimiz” oluyor diyor. Adamlar süre darlığından ötürü tuvalete bile gidemiyorlar. Haliyle akşama kadar bu atmosferde çalışan bir şoförden de sağlıklı bir sürüş beklenemiyor.

Biraz eleştirecek oluyoruz şoförleri, hemen savunuyorlar kendilerini haklı olarak. “Son zamanlarda yayalara çarpan belediye otobüslerinin arttığını biliyoruz” diyorlar, “vatandaşı yeri geliyor duraktan alamadığımızda oluyor” diyorlar. Ben yazmayayım siz tahmin edin gerisini. Daha neler neler…  Aslında yaşanan sorunların hepsini şoför arkadaşlar biliyorlar ve kendi çözümlerini de kendileri sunuyorlar.

Kaliteli bir taşımacılık hizmeti için, ya tur süreleri uzatılmalı ve güzergaha göre uygun süreler belirlenmeli, ya da yolcular duyarlı davranıp duraklardaki gereksiz zaman kaybını bizlere yaşatmamalı diyorlar.

Bu konuyu çözmek adına, bende diyorum ki; Önce Ulaşım Daire Başkanlığı bu konuya bir el atsın, sonra da vatandaşımız birazcık üstüne düşeni yapsın. Zira bu saydığımız problemler kaçınılmaz oluyor işte.

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.