Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 16.01.2015
İbrahim Halil  Duyar

İbrahim Halil Duyar

Ben aday olsaydım

Malumunuz, genel seçimlere az bir zaman kaldı ve aday adaylarımız ısınma turlarına başladı. Birkaç gün önce kıymetli hemşerimiz İbrahim Tatlıses’in de aday adayı olduğunu basından öğrenmiş olduk. Aynı gün Sayın Tatlıses’te twitter hesabından bu bilgiyi doğruladı. Fakat hemşerilerine selam göndererek, “Seçim günü görüşmek üzere” dedi ki, dememeliydi bence.

Ben aday olsaydım şimdi çıkar gelirdim. Siyaset kazanları kaynamadan önce, halkla kucaklaşmanın daha verimli geçeceğini düşünürdüm. Zira seçim arifesinde her gün onlarca aday adayıyla tokalaşıp selamlaşıyoruz çünkü. Eğer gerçekten aday olsaydım, önümüzdeki bu birkaç aylık süreci Şanlıurfa’da geçirir, başıma fazla kalabalık insan grubu toplamadan sade bir şekilde ziyaretlerime başlardım.

Sanat başka bir şeydir, fakat siyaset bambaşka.

İnsanları gezer, sorardım; şimdiye dek beklediğiniz vekili buldunuz mu diye. Beklediğini bir türlü bulamayan halkın, nasıl bir vekil istediğini sorgulardım kendimce. Öyle ilk iş olarak resmi kurumları, bürokratları değil, halkın kapısını çalardım birer. Az konuşur öz konuşurdum. Zira bu halk seçim meydanlarında çok konuşanı sevmiyor çünkü.

Hali hazırda şöhretin getirdiği bir tanınmışlık ve her şeyden ziyade bir hemşerilik söz konusuysa, bu benim halkım ile diyalogumun daha samimi olmasını sağlardı. Dedim ya, çok kalabalık gezip caka satmazdım. Yanımda gelecek olan 3 sağlam arkadaşım yeterde artardı bile.

 

Eyyübiye’sinden, Karaköprü’süne, her bir kapıyı ayrı ayrı dolaşır çaylarını içerdim. Hiç sormazdım oylarınızı bana verecek misiniz diye, boş yere de atıp atıp tutmazdım. Tek bir soruyu sorardım yüzlercesine, binlercesine. “Bir vekilde aradıklarınız ve beklentileriniz nedir?” diye

 

Bu halk Feodal kökenli adayları da gördü, diğerlerini de. Sanırım artık nereli ve kim olduğundan çok, ne yapacağı ile ilgileniyor bu halk. Çok fazla hayalperest olmaya gerek yok. “Çalmayacağım, çırpmayacağım. Benden istekleriniz nedir onları söyleyin” demek kâfi olurdu diye düşünüyorum.

 

Her şey samimiyette gizliydi bence. Yıllardır bütün adaylarını deneyen bu halk, hiç denenmemiş bir adayı deneyebilirdi. Tabi kimin hangi partiden aday olacağına da bağlı bu ama, bunu tahmin etmek de zor değil gibi.

 

 

Daha fazla uzatmayayım. Diyeceğim o ki;

Sayın Tatlıses aday olacaksa şayet, söylediği gibi “Seçim günü görüşmek” yerine, tası tarağı toplayıp şimdiden Urfa’ya gelmelidir. Sade geziler düzenlemeli ve kendini anlatmaktan ziyade halkı dinlemelidir. Eğer bu ziyaret daha sonraki tarihlere ertelenecek olursa, seçim kazanının içinde Tatlıses’te kaynar gider. Her gün onlarcasının kapımızı çaldığı o günlerde kimsenin kimseyi anlayabileceğini sanmıyorum.

Ve sanırım son olarak, Tatlıses bu kent’ten aday olacaksa şayet, önce vefa borcunu ödemelidir. Üzerinden yıllar geçen hizmetinin üzerine yeni bir hizmet eklemelidir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Şanlıurfa’da en Başarılı Belediye Başkanı kimdir?